İçinde uy olan 6 harfli 46 kelime var. İçerisinde UY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uy olan kelimeler listesine ya da sonu uy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYUTUM

  1. [isim] Bakınız hipnoz
    • "Üstelik bunlarda sanki toplu uyutum gibi bir şartlandırma yöntemi uygulanıyordu." (Metin And)
HUYSUZ

  1. [sıfat] Huyu iyi olmayan, geçimsiz; aksi, damarlı
    • "Yeni edindiği bu huysuz ve kavgacı tabiatı, küçükken masum hâllerinin ona sağlamış olduğu hoşgörüyü çabucak yok etti." (Yaşar Nabi Nayır)
OKUYUŞ

  1. [isim] Okumak işi
KUYRUK

  1. [isim] Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ
  2. Bu organa benzeyen uzantı
    • "Uçağın kuyruğu. Gelinliğin kuyruğu."
  3. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti
  4. Bazı koyun türlerinde eritilerek yağı alınan uzantı
  5. Başın arkasına toplanmış saç demeti
  6. Bir harfin bitiş kısmındaki kavisli kısa çizgi
  7. [mecaz] İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi
  8. [alay yollu] Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse
    • "Falanca kuyruğu ile birlikte geliyor."
UYUNMA

  1. [isim] Uyunmak işi
UYUYUŞ

  1. [isim] Uyumak işi
BUYRUK

  1. [isim] Bakınız emir
    • "Buyruk, bu oğlanın götürülmesi gereken yere götürmem içindir." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. Bakınız egemenlik
    • "Birinin buyruğunda yaşamak."
DUYURU

  1. [isim] Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber; car (I), ilan, anons
UYARIM

  1. [isim, biyoloji] Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki; tembih
  2. Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme; tembih
UYARLI

  1. [sıfat] Bakınız uyumlu
    • "Kötü beslenen toplumlarda ise insanlar aldıkları besinin miktar ve kalitesiyle uyarlı kalıplar içinde davranır, bundan dolayı güçsüz olurlar." (Osman Nuri Koçtürk)
UYUŞMA

  1. [isim] Bakınız uzlaşma
    • "Hayvanlar, bitkiler, böcekler, çocuklar doğa ile uyuşma içindedirler." (Necati Cumalı)
UYUZLU

  1. [sıfat] Uyuz hastalığı olan (kimse)
    • "Uyuzlunun bilekleri cılk yara içindeydi." (Sait Faik Abasıyanık)
UYUŞUM

  1. [isim] Uyuşma durumu; uyuşurluk
    • "Bir uyuşuma varmanın tadını çıkara çıkara güneşli kaldırımda yürüyordu." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. [sinema, televizyon] İki çekim arasında hareket, anlam, ışık, dekor, donatım, oyun bakımlarından aykırılık olmama durumu
UYULMA

  1. [isim] Uyulmak işi
UYUŞUK

  1. [sıfat] Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş
    • "Terli, sıcak, uyuşuk vücudu, yatağın çukuruna yapışmış, kımıldayamıyor bile." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Gevşek, tembel, sünepe olan; uyuntu
    • "Pencerenin önündeki güneşte uyuşuk uyuşuk yatan pamuk kadar beyaz kedi pencereden atlayarak ihtiyar kadının seccadesinin yanına uzandı." (Hasan Mahir)
UYKULU

  1. [sıfat] Uyku gereksinimi olan
    • "Gözleri her zaman uykuludur." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Uyku sersemi olan
    • "Uykulu gözlerini kırpıştırarak çöp tepelerine doğru yürüdüler." (Lâtife Tekin)
  3. [zarf] Uyku sersemi olarak
    • "Kayalar, ağaçlar, sular, börtü böcek, geyikler, tilkiler, çakallar, koyunlar, kuzular bir sabah buğusu içinde uykulu geriniyorlardı." (Yaşar Kemal)
UYARIŞ

  1. [isim] Uyarmak işi
    • "O susuyor, ben bunu Kâmuran'ın yüzüne bakmak için bir uyarış sayıyordum." (Halide Edip Adıvar)
UYUMLU

  1. [sıfat] Uyumu olan; uyarlı, ahenkli, imtizaçlı
    • "Kadından anladığı uyumlu arkadaşlık, çıtkırıldım olmamak, güzel, alımlı olmaktı." (Necati Cumalı)
  2. Bulunduğu şartlara kolayca uyma yeteneğinde olan, kolay intibak eden
  3. Diğer bir nesneye veya sisteme kolayca uyabilen, uyum sağlayabilen (bilgisayar vb.)
  4. [ruh bilimi] Çevresine karşı kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki verebilme yeterliği olan (kimse)
UYKUCU

  1. [isim] Uykuyu seven, çok uyuyan kimse
UYARMA

  1. [isim] Uyarmak işi; ihtar
  2. [biyoloji] Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü