İçinde uv olan 7 harfli 25 kelime var. İçerisinde UV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uv olan kelimeler listesine ya da Sonu uv ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARGUVAN
- ...
- DUVAKÇI
-
-
[isim]
Duvak yapan veya satan kimse
-
[isim]
Duvak yapan veya satan kimse
- UHUVVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kardeşlik
- "Bu hırsızlık yüzünden konakta sanki bir nevi hürriyet, müsavat, uhuvvet ilan edilmişti." (Mithat Cemal Kuntay)
-
[isim]
Kardeşlik
- DUVARLI
- ...
- GREJUVA
- ...
- AKYUVAR
-
-
[isim]
Kan ve lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit
-
[isim]
Kan ve lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit
- SUVARIM
-
-
[isim]
Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı
-
[isim]
Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı
- DUVARCI
-
-
[isim]
Duvar ören nitelikli işçi
-
[isim]
Duvar ören nitelikli işçi
- ÇUVALLI
-
-
[sıfat]
Çuvallanmış veya çuvalı olan
-
[sıfat]
Çuvallanmış veya çuvalı olan
- SUVARMA
-
-
[isim]
Suvarmak işi
-
[isim]
Suvarmak işi
- ÇUVAŞÇA
- ...
- PENUVAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir tür sabahlık
-
[isim]
Bir tür sabahlık
- PİSUVAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genel tuvaletlerde erkeklerin kullandığı, duvar kenarına yerleştirilmiş sidiklik
-
[isim]
Genel tuvaletlerde erkeklerin kullandığı, duvar kenarına yerleştirilmiş sidiklik
- KRUVAZE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılmış olan (ceket, yelek)
- "Bir kruvaze yelek giymiş: Ön cepleri büyük." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılmış olan (ceket, yelek)
- TUVALET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi
- "Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim." (Peyami Safa)
-
Abiye
- "Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet." (Tarık Buğra)
-
Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne
-
Sidik veya dışkı
-
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, ayakyolu, yüznumara, hela, kenef, memişhane, kademhane
- "Nerede ise herkesi belediyenin tuvalet çukurlarına kadar takip edeceksiniz." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi
- ÇUVALCI
-
-
[isim]
Çuval yapan veya satan kimse
-
Tarım işlerinde ürünü çuvallara dolduran kimse
-
[isim]
Çuval yapan veya satan kimse
- ARDUVAZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kayağan taş
-
[isim]
Kayağan taş
- DUVAKLI
-
-
[sıfat]
Başı ve yüzü duvakla örtülü
-
Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli
-
[sıfat]
Başı ve yüzü duvakla örtülü
- TURNUVA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Oyuncu veya takımlar arasında sırayla yapılan yarışma dizisi
- "Tenis turnuvası. Satranç turnuvası."
-
[isim]
Oyuncu veya takımlar arasında sırayla yapılan yarışma dizisi
- ALYUVAR
-
-
[isim]
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
- "Kanın her milimetreküpünde beş milyon kadar alyuvar bulunur."
-
[isim]
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit