İçinde uv olan 5 harfli 14 kelime var. İçerisinde UV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uv olan kelimeler listesine ya da Sonu uv ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SUVAT

  1. [isim] Hayvan suvaracak yer

PRUVA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin veya sandalın ön tarafı, baş bölümü
    • "Gök çakınca pruvadaki gemici: Oradalar! diye gösterdi." (Halikarnas Balıkçısı)

KUVER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Lokantalarda yemeklerin servisinden önce masaya serilen örtü
    • "Çay bahçesinde kuver ücreti olarak bir milyon lira istediler."
  2. Bu örtüyle birlikte çatal, bıçak, kaşık, şamdan, tuzluk vb. şeylerin servise sunulmasından dolayı alınan ücret

TUVAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş
  2. Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo

KUVÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yaşanak

DUVAK

  1. [isim] Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü
  2. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı
  3. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar

YUVAR

  1. [isim] Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim
  2. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim

KUVVE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşünce, niyet
  2. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü
  3. Yeti

PUVAR
...
ÇUVAŞ
...
YUVGU

  1. [isim] Toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvak

ÇUVAL

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba
  2. [sıfat] Bu torbanın alabileceği miktarda olan
    • "Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı." (Halide Edip Adıvar)

DUVAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
  2. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
    • "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Sonuç alınamayan yer
  4. Engel
    • "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."
  5. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma

YUVAK

  1. [isim] Yuvgu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü