İçinde ust olan 9 harfli 11 kelime var. İçerisinde UST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ust olan kelimeler listesine ya da sonu ust ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ust Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S T U

3 Harfli Kelimeler

SUT

2 Harfli Kelimeler

SU, TU, US, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

USTURMAÇA

Kelime Kökeni: İtalyanca stramazzo

  1. [isim, denizcilik] Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık
    • "Ankara yolcu gemisinin efsanevi süvarisi Şefik Kaptan ... mürettebata emirler yağdırıyor, gemisinde ne kadar usturmaça varsa iskele ile gemi arasına koydurtmaya çalışıyor..." (Atilla Kıyat)
USTURUPLU

  1. [zarf] Yerli yerinde, işlevine uygun bir biçimde
    • "İşlerini, kimseyi taciz etmeden usturuplu, icap edene yardım ederek, hediyeler takdim ederek görmüşlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat] Derli toplu, ustalıklı, işlevine uygun bir biçimde olan
    • "Yeşilçam zamanında da eğer istenilseydi, birçok şeyler çok usturuplu senaryolarla yazılıp çekilebilirdi ve sansür bir şey diyemezdi." (Nur Akalın)
KUSTURUCU

  1. [isim] Kısa süre içinde kusmaya sebep olan ilaç
AVUSTURYA

  1. [isim] Orta Avrupa'da bir ülke; başkenti Viyana
KUSTURMAK

  1. [-e, -i] Kusmasına yol açmak
USTALAŞMA

  1. [isim] Ustalaşmak durumu
MAHSUSTAN

  1. [zarf] İsteyerek, özellikle
    • "Eve gelmeden her zamanki yolumdan saptım ve ıhlamurların altından geçtim, mahsustan." (Tarık Dursun K)
SUSTURUCU

  1. [sıfat] Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan
    • "Bu susturucu cevap üzerine İngiliz devlet adamı mutat olgunluğunu göstermiş…" (Hasan Âli Yücel)
  2. [isim] Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç
  3. [isim] Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem
    • "Masanın üzerine bıraktığı silahı ve susturucuyu alıp kutusuna yerleştirdi." (Osman Aysu)
USTALIKLA

  1. [zarf] Bakınız ustaca
    • "Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız kurnazca
    • "Onlar huylarını ya bilmez ya açığa vurmaz ya ustalıkla gizler ya sarahatle duyurmaz ve bizi aldatabilirler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
SUSTURMAK

  1. [-i] Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak
    • "Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek; ilzam etmek
    • "Kendisini de arkadaşlarını da çok rahat susturup saf dışı bırakabilirlerdi." (Osman Aysu)
  3. [mecaz] Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak
    • "İşimizi gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu." (Memduh Şevket Esendal)
USTALIKLI

  1. [sıfat] Ustalıkla yapılmış
    • "Frenkler yemek pişirme sanatına, güzel, leziz ve ustalıklı yemeklerle uğraşmaya gastronomi diyorlar." (İsmet Özel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü