İçinde urm olan 7 harfli 24 kelime var. İçerisinde URM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında urm olan kelimeler listesine ya da sonu urm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Urm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
M R U
3 Harfli Kelimeler
RUM
2 Harfli Kelimeler
UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ONDURMA
-
-
[isim]
Ondurmak işi
-
[isim]
Ondurmak işi
- OTURMAK
-
-
[-e]
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
- "Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu."
-
[nesnesiz]
Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
- "Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız."
-
[-i]
Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
- "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti."
-
[-de]
Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
- "Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar."
-
[nesnesiz]
Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
- "Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?"
-
[nesnesiz]
Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek
- "Temelin bu tarafı on santim oturmuş."
-
[-le]
Biriyle beraber yaşamak
- "O günden beri enişte beyle oturuyorum."
-
Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
-
Yer almak, geçmek
- "Valilik makamına oturdu."
-
[nesnesiz]
Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
- "Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu."
-
Belli bir yörüngede dönmeye başlamak
- "Uydu yörüngeye oturdu."
-
Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak
-
[nesnesiz]
Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
- "Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı."
-
[-e]
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
- SOMURMA
-
-
[isim]
Somurmak işi; soruma
-
[isim]
Somurmak işi; soruma
- BUYURMA
-
-
[isim]
Bakınız emretme
-
[isim]
Bakınız emretme
- OYDURMA
-
-
[isim]
Oydurmak işi
-
[isim]
Oydurmak işi
- UMDURMA
-
-
[isim]
Umdurmak işi
-
[isim]
Umdurmak işi
- SAVURMA
-
-
[isim]
Savurmak işi
- "Adam ise eldivenli eliyle zırhın öbür ucuna yapışmış, delikanlıyı sağa sola savurmaya başlamıştı."
-
[spor]
Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme
-
[isim]
Savurmak işi
- UYDURMA
-
-
[isim]
Uydurmak işi; tasni
-
Bakınız şişirme haber
-
[sıfat]
Gerçek dışı, uydurulmuş olan; uyduruk, yalan, sahte, asılsız, düzme, musanna
- "Atatürk'ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü 'uydurma dilcilik' gayretine alet etmişiz."
-
[sıfat]
Yeni bir biçim verilmiş
- "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."
-
Bir değeri olmayan
-
[isim]
Uydurmak işi; tasni
- OTURMUŞ
-
-
[sıfat]
Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş; stabil
- "Oturmuş bir kurum."
-
[sıfat]
Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş; stabil
- OVDURMA
-
-
[isim]
Ovdurmak işi
-
[isim]
Ovdurmak işi
- OLDURMA
-
-
[isim]
Oldurmak işi veya durumu
-
[isim]
Oldurmak işi veya durumu
- KURMACA
-
-
[sıfat]
Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış
- "Yalnızca bir romandır ve bütün romanlar gibi kurmacadır."
-
[isim]
Tasarlanmış olay
- "Şimdi şunu merak ediyorum, kurmacanın serpildiği gerçek, bir aşama sonra yine kurmacayı besliyor mu?"
-
[sıfat]
Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış
- DOYURMA
-
-
[isim]
Doyurmak işi
- "Onlar beleşe karın doyurmaya gelmişler."
-
[isim]
Doyurmak işi
- KUDURMA
-
-
[isim]
Kudurmak işi
-
[isim]
Kudurmak işi
- KURMACI
-
-
[sıfat]
Kurmacılık yanlısı olan; konstrüktivist
-
[sıfat]
Kurmacılık yanlısı olan; konstrüktivist
- UÇURMAK
-
-
[-i]
Uçma işini yaptırmak; uçurtmak
-
Hızlı götürmek, hızlı sürmek
- "Arabayı kuvvetli atlar tenha yolda uçuruyordu."
-
[argo]
Gizlice alıp gitmek
-
[-i]
Uçma işini yaptırmak; uçurtmak
- OSURMAK
-
-
[nesnesiz, kaba konuşmada]
Bakınız yellenmek
-
[nesnesiz, kaba konuşmada]
Bakınız yellenmek
- TOMURMA
-
-
[isim]
Tomurmak işi
-
[isim]
Tomurmak işi
- KAVURMA
-
-
[isim]
Kavurmak işi
-
Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et; sızgıt
- "Sinide haşlanmış ve ikiye kesilmiş yumurtalar, yeşil soğanlar, tulum peynirleri, kavurmalar vardı."
-
[sıfat]
Kavrulmuş olan
-
[isim]
Kavurmak işi
- VURMALI
-
-
[sıfat]
Vurularak çalınan (çalgı)
-
[sıfat]
Vurularak çalınan (çalgı)