İçinde urm olan 7 harfli 24 kelime var. İçerisinde URM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında urm olan kelimeler listesine ya da sonu urm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Urm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M R U

3 Harfli Kelimeler

RUM

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ONDURMA

  1. [isim] Ondurmak işi
OTURMAK

  1. [-e] Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
    • "Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [nesnesiz] Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
    • "Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız." (Tarık Dursun K)
  3. [-i] Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
    • "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti." (Tarık Buğra)
  4. [-de] Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
    • "Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar." (Burhan Felek)
  5. [nesnesiz] Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
    • "Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?"
  6. [nesnesiz] Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek
    • "Temelin bu tarafı on santim oturmuş."
  7. [-le] Biriyle beraber yaşamak
    • "O günden beri enişte beyle oturuyorum." (Sermet Muhtar Alus)
  8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
  9. Yer almak, geçmek
    • "Valilik makamına oturdu."
  10. [nesnesiz] Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
    • "Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu."
  11. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak
    • "Uydu yörüngeye oturdu."
  12. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak
  13. [nesnesiz] Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
    • "Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı." (Memduh Şevket Esendal)
SOMURMA

  1. [isim] Somurmak işi; soruma
BUYURMA

  1. [isim] Bakınız emretme
OYDURMA

  1. [isim] Oydurmak işi
UMDURMA

  1. [isim] Umdurmak işi
SAVURMA

  1. [isim] Savurmak işi
    • "Adam ise eldivenli eliyle zırhın öbür ucuna yapışmış, delikanlıyı sağa sola savurmaya başlamıştı." (İhsan Oktay Anar)
  2. [spor] Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme
UYDURMA

  1. [isim] Uydurmak işi; tasni
  2. Bakınız şişirme haber
  3. [sıfat] Gerçek dışı, uydurulmuş olan; uyduruk, yalan, sahte, asılsız, düzme, musanna
    • "Atatürk'ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü 'uydurma dilcilik' gayretine alet etmişiz." (Burhan Felek)
  4. [sıfat] Yeni bir biçim verilmiş
    • "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  5. Bir değeri olmayan
OTURMUŞ

  1. [sıfat] Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş; stabil
    • "Oturmuş bir kurum."
OVDURMA

  1. [isim] Ovdurmak işi
OLDURMA

  1. [isim] Oldurmak işi veya durumu
KURMACA

  1. [sıfat] Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış
    • "Yalnızca bir romandır ve bütün romanlar gibi kurmacadır." (Selim İleri)
  2. [isim] Tasarlanmış olay
    • "Şimdi şunu merak ediyorum, kurmacanın serpildiği gerçek, bir aşama sonra yine kurmacayı besliyor mu?" (Tomris Uyar)
DOYURMA

  1. [isim] Doyurmak işi
    • "Onlar beleşe karın doyurmaya gelmişler." (Elif Şafak)
KUDURMA

  1. [isim] Kudurmak işi
KURMACI

  1. [sıfat] Kurmacılık yanlısı olan; konstrüktivist
UÇURMAK

  1. [-i] Uçma işini yaptırmak; uçurtmak
  2. Hızlı götürmek, hızlı sürmek
    • "Arabayı kuvvetli atlar tenha yolda uçuruyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. [argo] Gizlice alıp gitmek
OSURMAK

  1. [nesnesiz, kaba konuşmada] Bakınız yellenmek
TOMURMA

  1. [isim] Tomurmak işi
KAVURMA

  1. [isim] Kavurmak işi
  2. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et; sızgıt
    • "Sinide haşlanmış ve ikiye kesilmiş yumurtalar, yeşil soğanlar, tulum peynirleri, kavurmalar vardı." (Tarık Buğra)
  3. [sıfat] Kavrulmuş olan
VURMALI

  1. [sıfat] Vurularak çalınan (çalgı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü