İçinde urm olan 11 harfli 28 kelime var. İçerisinde URM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında urm olan kelimeler listesine ya da sonu urm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Urm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M R U

3 Harfli Kelimeler

RUM

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOZUŞTURMAK

  1. [-i] Bozuşma işini yaptırmak
SORUŞTURMAK

  1. [-i] Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak
    • "Paramıza mı göz dikiyorlar hele bir inceden inceye soruşturalım." (Aka Gündüz)
SAVUNDURMAK

  1. [-i] Savunma işini yaptırmak
KOVUŞTURMAK

  1. [-i, hukuk] Suçlu olduğu ileri sürülen biri için gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmak; takip etmek
SAVUŞTURMAK

  1. [-i] Geçiştirmek, atlatmak; defetmek
    • "Sevinin şehirdaşlar, bir lüks tehlikesini kolayca savuşturduk." (Nâzım Hikmet)
SARIĞIBURMA

  1. [isim] Oklavaya sarılan baklava yufkasının hafifçe büzdürülerek çıkarılmasıyla sarığın üzerindeki çizgilere benzetilen bir tür hamur tatlısı; burma
KOŞUŞTURMAK

  1. [nesnesiz] Bir işi izlemek veya birçok işi yapmak amacıyla sürekli olarak gidip gelmek; koşuşmak
    • "Çok koşuşturuyorum, az yazıyorum diye kızardı, bir şeylere kızar beni de cinlendirirdi." (Nezihe Meriç)
BULUNDURMAK

  1. [-i] Bir şeyin hazır durmasını, elde var olmasını sağlamak
    • "Her milletten alıcı için her şey bulundururlar orada." (Tarık Dursun K)
BULUŞTURMAK

  1. [-i, -le] Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
    • "... ama kader bu gece her ikisini de aynı masanın başında tekrar buluşturmuştu işte." (Ayşe Kulin)
KONUŞTURMAK

  1. [-i] Konuşmasını sağlamak, konuşmasına yol açmak
    • "Karagözcü hem görüntüleri hareket ettirir hem de her kişinin özelliğine göre sesini değiştirerek her birini ayrı ayrı konuşturur." (Metin And)
  2. [mecaz] Bir müzik aletini çok güzel çalmak
    • "Piyanoyu konuşturuyor."
DURMAKSIZIN

  1. [zarf] Hiç durmadan, ara vermeden
    • "Bir hafta süreyle durmaksızın işkence ettiği tutuklusunun yüzüne bile bakmamıştı." (Osman Aysu)
  2. [mecaz] Gayret göstererek, çabalayarak
OTURTTURMAK

  1. [-i] Oturtma işini yaptırmak
TUTTURMALIK

  1. [isim] Kopça, düğme gibi iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan nesne
BAŞVURDURMA

  1. [isim] Başvurdurmak işi
ÖVÜNEDURMAK

  1. [nesnesiz] Sürekli övünmek
    • "Onlar bu faaliyetleriyle övünedursunlar konuşup yazmada açıklık erdemi yeter de artar bile gerçek aydınlara." (Nermi Uygur)
VURUŞTURMAK

  1. [-i] Vuruşma işini yaptırmak
KOKUŞTURMAK

  1. [-i] Kokuşmasına sebep olmak
TOKUŞTURMAK

  1. [-i, -le] Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
    • "Limonata bardaklarını içki kadehi gibi tokuşturarak fevkalade neşeleniyor görünür." (Reşat Nuri Güntekin)
UYDURMASYON

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Bakınız uydurma
YOĞUŞTURMAK

  1. [-i] Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü