İçinde ur olan 7 harfli 225 kelime var. İçerisinde UR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ur olan kelimeler listesine ya da Sonu ur ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DURUŞMA
-
-
[isim]
Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, mahkeme, murafaa
- "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, mahkeme, murafaa
- KÜSURAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Artan, geriye kalan parçalar, kesirler, küsur
-
[isim]
Artan, geriye kalan parçalar, kesirler, küsur
- TOKURTU
-
-
[isim]
Tokurdama sesi
-
[isim]
Tokurdama sesi
- KURUTAÇ
-
-
[isim]
Kurutma kabı
-
[isim]
Kurutma kabı
- ÇAMURLU
-
-
[sıfat]
Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan
- "Uzun sarı tüyleri biraz daha çamurlu, bacakları biraz daha berelenmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan
- KURŞUNİ
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Koyu kül rengi, kurşun rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Herkesin gözünde koyu, kurşuni, nihayetsiz bir yas dumanı vardı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Koyu kül rengi, kurşun rengi
- ZARURET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zorunluluk
- "Kültür hâkim olduktan sonra, sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
Gereklilik
-
Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik
- "Kıyafetinden dışarılıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın ... kahvelerden birine girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Zorunluluk
- ZURNACI
-
-
[isim]
Zurna çalan kimse, zurnazen
- "Kızları kendi başına bırakırsan ya davulcuya ya da zurnacıya giderler." (Samim Kocagöz)
-
[isim]
Zurna çalan kimse, zurnazen
- DUYURUŞ
- ...
- OSURTMA
- ...
- KUSURLU
-
-
[sıfat]
Kusuru olan
-
[sıfat]
Kusuru olan
- KUDURUŞ
-
-
[isim]
Kudurma işi veya biçimi
- "Bu sebepsiz kuduruş beni şaşalattı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Kudurma işi veya biçimi
- MEMURİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Memurlar
-
[isim]
Memurlar
- GURURLU
-
-
[sıfat]
Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur
-
Kurumlu, çalımlı
-
Kibirli
-
[sıfat]
Kendi kişiliğine önem veren, onurlu, mağrur
- KAZURAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dışkı
-
[isim]
Dışkı
- KUDURUK
-
-
[sıfat]
Kudurmuş (insan veya hayvan)
-
Azgın, saldırgan
-
Çok yaramaz
-
[sıfat]
Kudurmuş (insan veya hayvan)
- UĞURLUK
-
-
[isim]
Uğur sayılan kimse, hayvan veya nesne, maskot
-
[isim]
Uğur sayılan kimse, hayvan veya nesne, maskot
- YURTTAŞ
-
-
[isim]
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
- "Hiç tembellik değil yurttaşım, dedim hele tembellik hiç değil!" (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
- SURATLI
-
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
- ONURSUZ
-
-
[sıfat]
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
-
[sıfat]
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz