İçinde ur olan 7 harfli 225 kelime var. İçerisinde UR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ur olan kelimeler listesine ya da Sonu ur ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MURASSA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Değerli taşlarla bezenmiş, cevahirle süslenmiş
    • "Cemal Paşa'nın göğsünde murassa bir nişan takılıyordu." (Falih Rıfkı Atay)

ZUHURAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular
    • "Benim oraya gitmem zuhurata bağlıdır."

FOKURTU

  1. [isim] Sıvılar fokurdarken çıkan ses

BURTLAK

  1. [isim] Taşlık, çalılık yer

KURUMLU

  1. [sıfat] Kurum (II) tutmuş olan

MAKSURE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer
  2. Bir evin yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü

SANTURİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Santurcu

MASTURİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Geminin en geniş yeri

TURNACI

  1. [isim] Yeniçeri Ocağında padişahla ava giden, av köpekleri ve tazılara bakan, birkaç turna taşıyan bir sınıf asker

ZURNALI
...
OTURMUŞ

  1. [sıfat] Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş
    • "Oturmuş bir kurum."

TURNİKE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnsanların teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uçlarından birinin çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç

NASTURİ
...
OTURTMA

  1. [isim] Oturtmak işi
  2. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılan bir çeşit kıymalı yemek

BİSTURİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Neşter

BUYURMA

  1. [isim] Buyurmak işi

ZARURET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zorunluluk
    • "Kültür hâkim olduktan sonra, sanat ve hayat, mazi ve yeni zaruretler ne güzel uyuşuyor." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Gereklilik
  3. Sıkıntı, yoksulluk, fakirlik
    • "Kıyafetinden dışarılıklı ve zarurette olduğu anlaşılan bir kadın ... kahvelerden birine girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BURUNLU

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde burnu olan
    • "Dördü de birbirine benzeyen zayıf, kanca burunlu çocuklardı." (Haldun Taner)
  2. Çıkıntısı olan
  3. Kendini beğenmiş, kibirli

IHLAMUR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)
    • "Büyük köşk çam ve ıhlamurlarla çevrili olduğundan loşlukta kalmıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Bu ağacın güzel kokulu çiçeği
  3. Bu çiçeğin kurutulup kaynatılmasıyla elde edilen içecek
    • "Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem." (Sait Faik Abasıyanık)

POTURLU

  1. [sıfat] Potur giymiş olan
    • "Kıran Bey, şimdi bacaklarına dolak sarmış, siyah poturlu, keçe külahlı, göğsünde fişeklikler ve elinde mavzer, tığ gibi bir delikanlıydı." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü