İçinde unc olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde UNC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında unc olan kelimeler listesine ya da Sonu unc ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
C N U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HATUNCUK
- ...
- KURŞUNCU
-
-
[isim]
Kurşun satan veya işleyen kimse
-
Kurşun döken kimse
-
[isim]
Kurşun satan veya işleyen kimse
- BOZGUNCU
-
-
Bozgunluk yaratan kimse, güç vb
-
Bozgunluk yaratan kimse, güç vb
- MECNUNCA
-
-
[zarf]
Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi
- "Şehriban'a hayran, meftun, mecnunca bağlı idim." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi
- SOYGUNCU
-
-
Soygun yapan kimse
-
Soygun yapan kimse
- VURGUNCU
-
-
Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, muhtekir, spekülatör
- "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, muhtekir, spekülatör
- MEMNUNCA
-
-
[zarf]
Memnun gibi, az çok memnun
-
[zarf]
Memnun gibi, az çok memnun
- KORUNCAK
-
-
[isim]
Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme, mahfaza
-
[isim]
Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme, mahfaza
- SÜTUNCUK
-
-
[isim]
Gövdesi klasik sütunlardan ince ve uzun olan küçük sütun
-
[isim]
Gövdesi klasik sütunlardan ince ve uzun olan küçük sütun
- KULUNCAK
- ...
- OTUZUNCU
-
-
[sıfat]
Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen
-
[sıfat]
Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen
- YOSUNCUL
-
-
[sıfat]
Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan
-
[sıfat]
Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan
- BUNCACIK
- ...
- BUNCAĞIZ
-
-
[sıfat]
Bu kadar, bu kadarcık
-
Bu zavallı, bu küçücük
- "Buncağızlar henüz ilk aşk aşamasında." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Bu kadar, bu kadarcık
- ŞUNCACIK
-
-
Şu kadarcık, birazcık
- "Şuncacık kanı olan bir erkek, çeker bıçağını da deh eder, bitti gitti." (Orhan Kemal)
-
Şu kadarcık, birazcık
- TOSUNCUK
-
-
[isim]
Olağandan daha iri doğmuş çocuk
-
[isim]
Olağandan daha iri doğmuş çocuk
- BUNCADIR
- ...
- DOLGUNCA
-
-
[sıfat]
Biraz şişman
-
Fazlaca, çokça, bol
- "Sonra daha dolgunca bir maaşla bir tütün şirketine kasadar oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Biraz şişman
- COŞKUNCA
-
-
[sıfat]
Coşkun
-
[zarf]
Coşkun bir biçimde
-
[sıfat]
Coşkun
- MAHZUNCA
-
-
[zarf]
Mahzun bir biçimde, üzüntüyle, mahzunane
-
[zarf]
Mahzun bir biçimde, üzüntüyle, mahzunane