İçinde ulu olan 8 harfli 78 kelime var. İçerisinde ULU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulu olan kelimeler listesine ya da Sonu ulu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUŞTULUK
-
-
[isim]
Muştucuya verilen armağan, müjdelik
-
[isim]
Muştucuya verilen armağan, müjdelik
- BULUŞMAK
-
-
[nsz]
Bir araya gelmek
-
Karşılaşmak
-
[-de]
Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek
- "Ertesi gün yine pastacıda buluştular." (Peyami Safa)
-
Kavuşmak
- "Yâr ile buluşsak bir tenha yerde / Duyarlar rakipler söz olur gider." (Âşık Veysel)
-
[nsz]
Bir araya gelmek
- RUHLULUK
-
-
[isim]
Ruha sahip olma durumu
-
[isim]
Ruha sahip olma durumu
- MUŞLULUK
- ...
- SAVRULUŞ
-
-
[isim]
Savrulma işi veya biçimi
-
[isim]
Savrulma işi veya biçimi
- TUZCULUK
-
-
[isim]
Tuzcu olma durumu
-
[isim]
Tuzcu olma durumu
- UĞULTULU
-
-
[sıfat]
Uğultusu olan, uğultu çıkaran
-
[sıfat]
Uğultusu olan, uğultu çıkaran
- DOĞRULUK
-
-
[isim]
Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet
- "Yazıyı yazana, bu dediklerinin doğruluğuna nasıl inansın okuyucu?" (Necati Cumalı)
-
Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması
-
[isim]
Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet
- TOPLULUK
-
-
[isim]
Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet
- "Bu müşterek duygu ve anlayış birçok zevkleri birleştirir ve bir topluluk meydana getirirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Aynı yerde bulunan insan kalabalığı
-
Vücudun dolgun olma durumu
-
Sanatçı grubu
-
Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl
- "Çok sayıda amatör topluluk sahneledi Nalınlar'ı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet
- TURŞULUK
-
-
[sıfat]
Turşu yapmaya elverişli
- "Turşuluk biber. Turşuluk hıyar."
-
[sıfat]
Turşu yapmaya elverişli
- ÇOKÇULUK
-
-
[isim]
Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti, tekçilik karşıtı, plüralizm
-
[isim]
Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti, tekçilik karşıtı, plüralizm
- KOMŞULUK
-
-
[isim]
Komşu olma durumu
- "Akrabalıktan öte komşuluk ilişkileri, hiç de seyrek yakınlıklar değildi." (Aydın Boysan)
-
Komşularla olan ilişki
- "Bu mahallede o kadar komşuluk yok."
-
[isim]
Komşu olma durumu
- KURTULUŞ
-
-
[isim]
Bir şeyden, bir yerden kurtulma, felah, halas, necat, selamet
- "Doktor o kaosun içinde yalnızlığı seçmiş, kurtuluşu onda bulmuştu." (Tarık Buğra)
-
Bir yerin düşman işgalinden kurtulma günü
- "İzmir'in kurtuluşu her yıl 9 Eylülde kutlanır."
-
[isim]
Bir şeyden, bir yerden kurtulma, felah, halas, necat, selamet
- DOĞULUCA
- ...
- UÇUCULUK
-
-
[isim]
Uçucu olma durumu
-
Pilotluk
-
[isim]
Uçucu olma durumu
- KAVRULUŞ
-
-
[isim]
Kavrulma işi veya biçimi
-
[isim]
Kavrulma işi veya biçimi
- SOLCULUK
-
-
[isim]
Solcu olma durumu
-
[isim]
Solcu olma durumu
- TEVAZULU
-
-
[sıfat]
Tevazu içinde, alçak gönüllü, uysal
- "Onu herkes işinin ehli, uysal ve tevazulu bir adam telakki ediyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Tevazu içinde, alçak gönüllü, uysal
- SUÇLULUK
-
-
[isim]
Suçlu olma durumu
- "Aramızda ortaklaşa bir suçluluk bağı kurulmuş gibi çevreme bakamıyordum." (Erhan Bener)
-
[isim]
Suçlu olma durumu
- NURLULUK
- ...