İçinde ulu olan 7 harfli 70 kelime var. İçerisinde ULU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulu olan kelimeler listesine ya da Sonu ulu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TURŞULU
- ...
- KURULUK
-
-
[isim]
Kuru olma durumu
-
[isim]
Kuru olma durumu
- COŞKULU
-
-
[sıfat]
Coşkusu olan
-
[sıfat]
Coşkusu olan
- TULUMBA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç
- "Bir yandan kollu tulumbadan ağır ağır su çekip sağda solda çelimsiz gök kuşakları yaratarak bahçeyi suluyor." (Atilla İlhan)
-
Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye veya herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç
- "Lastik tulumbası. Flit tulumbası."
-
[isim]
Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç
- TORTULU
-
-
[sıfat]
Tortusu olan
-
[sıfat]
Tortusu olan
- ULUTMAK
-
-
[-i]
Ulumasını sağlamak
- "Şimdi ezanın sustuğu bu öksüz yurtlara çanlarını ulutmak için Selanik'e vapur vapur gelen Kafkasya Rumları yerleşiyorlardı." (Ömer Seyfettin)
-
[-i]
Ulumasını sağlamak
- PUSULUK
-
-
[isim]
Pusu kurulan yer
-
[isim]
Pusu kurulan yer
- SULULUK
-
-
[isim]
Sulu olma durumu
- "Bazen çok komiklik ve sululuk ettiği olur." (Haldun Taner)
-
Yersiz şakalar yapma veya kadınlara tatsız iltifatlarda bulunma durumu
- "Seyircilerin alışılmış sululuklarından, laf atmalarından kaçındıklarını gördü." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Sulu olma durumu
- KUŞKULU
-
-
[sıfat]
Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli
- "Demir parmaklıklı penceresinden içeriye kuşkulu bir göz atıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kuşku içinde olan, şüpheli
- "Beynimizde biriken bayağı ve kuşkulu fikirleri çam kokularına sürünmüş nazlı hava alıp götürdü." (Refik Halit Karay)
-
Kuşkucu
-
[sıfat]
Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli
- TULUMCU
-
-
[isim]
Tulum çalan kimse
-
[isim]
Tulum çalan kimse
- TUTULUM
-
-
[isim]
Bir yıl boyunca güneşin gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik
-
[isim]
Bir yıl boyunca güneşin gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik
- USÇULUK
-
-
[isim]
Akılcılık
-
[isim]
Akılcılık
- UNCULUK
-
-
[isim]
Un alıp satma işi
-
[isim]
Un alıp satma işi
- BULUNUŞ
-
-
[isim]
Bulunma işi veya biçimi
-
[isim]
Bulunma işi veya biçimi
- YUTULUŞ
- ...
- UTÇULUK
- ...
- BULUNAK
-
-
[isim]
Adres
-
[isim]
Adres
- KORKULU
-
-
[sıfat]
Korku veren, korkutan
- "Gördüğü korkulu rüyalara ve bunların tabirlerine inanırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
- "O, çok kere, korkulu rüya görmektense uyanık yatmak evladır, diye sabaha kadar uyumamaya çalışır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli
- "Hâlinden şerir, korkulu bir adam olduğu görünüyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Korku veren, korkutan
- DUYGULU
-
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, hassas
- "Bizi kapıda yumuşak, içli, duygulu bir kadın karşıladı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, hassas
- SOYULUŞ
- ...