İçinde ulu olan 6 harfli 34 kelime var. İçerisinde ULU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulu olan kelimeler listesine ya da sonu ulu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ULUYUŞ
-
-
[isim]
Ulumak işi
- "Topaçlar gibi döne döne yetişen sağanaklar, denizden sorudukları suları paçavralar gibi savuruyorlar, körleyerek geliyorlar, hazin uluyuşlarla birbiri ardında gidiyorlardı."
-
[isim]
Ulumak işi
- ULULUK
-
-
[isim]
Büyüklük, büyük olma durumu; azamet, celal, izzet
- "Ayın dolun hâli, kutluluk ile ululuğun en yüksek çağı gibi görülmüştü."
-
[isim]
Büyüklük, büyük olma durumu; azamet, celal, izzet
- UYKULU
-
-
[sıfat]
Uyku gereksinimi olan
- "Gözleri her zaman uykuludur."
-
Uyku sersemi olan
- "Uykulu gözlerini kırpıştırarak çöp tepelerine doğru yürüdüler."
-
[zarf]
Uyku sersemi olarak
- "Kayalar, ağaçlar, sular, börtü böcek, geyikler, tilkiler, çakallar, koyunlar, kuzular bir sabah buğusu içinde uykulu geriniyorlardı."
-
[sıfat]
Uyku gereksinimi olan
- ULUTMA
-
-
[isim]
Ulutmak işi
-
[isim]
Ulutmak işi
- DOĞULU
-
-
[sıfat]
Doğu ülkelerinden olan (kimse); Şarklı
-
Türkiye'nin doğusunda bulunan illerden olan (kimse); Şarklı
-
Doğu uygarlığını benimsemiş (kimse); Şarklı
-
[sıfat]
Doğu ülkelerinden olan (kimse); Şarklı
- ARZULU
-
-
[sıfat]
Bakınız istekli
- "Bu harap ülkenin üstünde çakan şimşekler / Çılgın arzulu günahkârlığımın gözleridir"
-
[sıfat]
Bakınız istekli
- BULUCU
-
- BOLULU
-
-
[isim]
Bolu ilinden olan kimse
-
[isim]
Bolu ilinden olan kimse
- TULUAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭulūʿāt
-
[isim, tiyatro]
Bakınız doğaçlama
- "Böyle olmakla beraber, gerek orta oyununun gerek tuluatın köylü temsilleri ile bir münasebeti olsa gerek."
-
[isim, tiyatro]
Bakınız doğaçlama
- UTKULU
-
-
[sıfat]
Bakınız muzaffer
- "Ben eskiden beri bilmiyor muydum sanki, diyen utkulu ama azıcık utangaç bir gülüştü onunki."
-
[sıfat]
Bakınız muzaffer
- TAPULU
-
-
[sıfat]
Tapusu olan
- "Tapulu tarla."
-
[mecaz]
Emri altında, maiyetinde olan
- "Babasının tapulu şoförüymüşüm, peşin para vermiş gibi çıkıştı."
-
[sıfat]
Tapusu olan
- KURULU
-
-
[sıfat]
Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş
- "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."
-
[sıfat]
Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş
- SOKULU
-
-
[sıfat]
Sokulmuş olan
- "Tokmağın altındaki kilitte bir sarı pirinç anahtar sokulu idi."
-
[zarf]
Sokulmuş olarak
-
[sıfat]
Sokulmuş olan
- ULUSAL
-
-
[sıfat]
Bakınız millî
- "Evrensel değerlendirmede ise en sağlam ölçü, özgünlük, ulusal renkleri taşıma, kişiliği bulunmaktır."
-
[sıfat]
Bakınız millî
- PERULU
-
-
[isim]
Peru’da yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Peru’da yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
- BORULU
-
-
[sıfat]
Borusu olan
- "Kapıya daha yakın bir yerde belki o yüzden girerken farkına varamadığım bir de borulu fonograf."
-
[sıfat]
Borusu olan
- ULUSÇU
-
-
[sıfat]
Bakınız milliyetçi
- "Türk yazarı derken ulusçu bir yaklaşımım yok, Türkçe yazanları kastediyorum."
-
[sıfat]
Bakınız milliyetçi
- ORDULU
-
-
[isim]
Ordu ilinden olan kimse
-
[isim]
Ordu ilinden olan kimse
- OYULUŞ
-
-
[isim]
Oyulmak işi
-
[isim]
Oyulmak işi
- KOKULU
-
-
[sıfat]
Kokusu olan
- "Perilerin kızgınlığını yatıştırmak için ceplerimde birçok kokulu otlar, tohumlar, üzerlikler taşıyordum."
-
[sıfat]
Kokusu olan