İçinde ulu olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde ULU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulu olan kelimeler listesine ya da sonu ulu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SULUK

  1. [isim] Öğrencilerin okula su götürdükleri kap; matara
  2. Kuş kafeslerinde su konan kap
  3. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen
  4. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz
    • "Ahırlarda her iki hayvandan birine suluk yapılması gerektiği de vurgulanmış." (Tarık Dursun K)
  5. [spor] Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap
  6. [tıp] Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı
BULUT

  1. [isim] Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın
    • "Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı" (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. [mecaz] …nın bulunduğu yeri kaplayacak derecedeki yoğun durumu
    • "Gazi'nin şen çehresi üstünden ciddi bir düşüncenin bulutu geçer gibi oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BULUŞ

  1. [isim] Bulmak işi
    • "Dün o evi güzel buluşum bir gerçekti." (Adalet Ağaoğlu)
  2. İlk defa yeni bir şey yaratma; icat
  3. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme; icat
    • "Bu orijinal buluşu Vali Bey'e borçluyuz." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [edebiyat] Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma
    • "Yazarın güzel buluşları var."
TULUM

  1. [isim] Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi; tuluk
  2. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı
    • "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Bakınız tüp
  4. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi
    • "Kardeşimin sırtında kadife tulumu yerine askılı, eski, soluk, paçaları dizlerine kadar inen şortu var." (Adalet Ağaoğlu)
  5. [sıfat, mecaz] Şişman, tombul olan
    • "Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya!" (Halide Edip Adıvar)
TULUK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız tulum
    • "Kar tuluğundan çıkarılıp sıcak yapağıya sarıldığı zaman Adil Gazi biraz konuşabiliyordu." (Nezihe Araz)
TULUP

  1. [isim, ağızlardan] Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde yün veya pamuk
ULUFE

Kelime Kökeni: Arapça ʿulūfe

  1. [isim, tarih] Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, sipahilere, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret
KULUN

  1. [isim, hayvan bilimi] Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
ULUMA

  1. [isim] Ulumak işi
    • "Çılgın gözlerini haddinden fazla açarak uzun uzun bir havlama, bir ulumadır tutturmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DULUK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız yüz (II)
  2. Bakınız şakak
  3. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı
  4. Bakınız favori
HULUL

Kelime Kökeni: Arapça ḥulūl

  1. [isim, eskimiş] Gelme, gelip çatma
  2. Bir şeyin içine işleme, içine sinme, nüfuz etme
  3. [din bilimi] Tanrı’nın herhangi bir bedene ve eşyaya girip görünür duruma geldiğini, onların suretine girdiğini kabul etme
  4. [fizik] Bakınız geçişme
  5. [biyoloji] Bakınız geçişim
HULUS

Kelime Kökeni: Arapça ḫulūṣ

  1. [isim, eskimiş] Gönül temizliği, saf olma
    • "Ona hulus ile dolu cevaplar verdim ve istikbalimize ait tasavvurlarımı anlattım." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. [mecaz] Dalkavukluk etme
PULUÇ

  1. [sıfat] Cinsel gücü olmayan (erkek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü