İçinde ulu olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde ULU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulu olan kelimeler listesine ya da sonu ulu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SULUK
-
-
[isim]
Öğrencilerin okula su götürdükleri kap; matara
-
Kuş kafeslerinde su konan kap
-
Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen
-
Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz
- "Ahırlarda her iki hayvandan birine suluk yapılması gerektiği de vurgulanmış."
-
[spor]
Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap
-
[tıp]
Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı
-
[isim]
Öğrencilerin okula su götürdükleri kap; matara
- BULUT
-
-
[isim]
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın
- "Mavi maviydi gökyüzü / Bulutlar beyaz beyazdı / Boşluğu ve üzüntüsü / İçinde ne garip bir yazdı"
-
[mecaz]
…nın bulunduğu yeri kaplayacak derecedeki yoğun durumu
- "Gazi'nin şen çehresi üstünden ciddi bir düşüncenin bulutu geçer gibi oldu."
-
[isim]
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın
- BULUŞ
-
-
[isim]
Bulmak işi
- "Dün o evi güzel buluşum bir gerçekti."
-
İlk defa yeni bir şey yaratma; icat
-
Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme; icat
- "Bu orijinal buluşu Vali Bey'e borçluyuz."
-
[edebiyat]
Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma
- "Yazarın güzel buluşları var."
-
[isim]
Bulmak işi
- TULUM
-
-
[isim]
Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi; tuluk
-
Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı
- "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin."
-
Bakınız tüp
-
Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi
- "Kardeşimin sırtında kadife tulumu yerine askılı, eski, soluk, paçaları dizlerine kadar inen şortu var."
-
[sıfat, mecaz]
Şişman, tombul olan
- "Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya!"
-
[isim]
Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi; tuluk
- TULUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tulum
- "Kar tuluğundan çıkarılıp sıcak yapağıya sarıldığı zaman Adil Gazi biraz konuşabiliyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tulum
- TULUP
-
-
[isim, ağızlardan]
Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde yün veya pamuk
-
[isim, ağızlardan]
Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde yün veya pamuk
- ULUFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿulūfe
-
[isim, tarih]
Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, sipahilere, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret
-
[isim, tarih]
Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, sipahilere, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret
- KULUN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
-
[isim, hayvan bilimi]
Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
- ULUMA
-
-
[isim]
Ulumak işi
- "Çılgın gözlerini haddinden fazla açarak uzun uzun bir havlama, bir ulumadır tutturmuş."
-
[isim]
Ulumak işi
- DULUK
-
- HULUL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥulūl
- HULUS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫulūṣ
-
[isim, eskimiş]
Gönül temizliği, saf olma
- "Ona hulus ile dolu cevaplar verdim ve istikbalimize ait tasavvurlarımı anlattım."
-
[mecaz]
Dalkavukluk etme
-
[isim, eskimiş]
Gönül temizliği, saf olma
- PULUÇ
-
-
[sıfat]
Cinsel gücü olmayan (erkek)
-
[sıfat]
Cinsel gücü olmayan (erkek)