İçinde ulm olan 9 harfli 39 kelime var. İçerisinde ULM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulm olan kelimeler listesine ya da Sonu ulm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UNUTULMAK
-
-
[nsz]
Unutma işine konu olmak
- "Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır." (Atatürk)
-
[nsz]
Unutma işine konu olmak
- OTURTULMA
-
-
[isim]
Oturtulmak işi
-
[isim]
Oturtulmak işi
- BURKULMAK
-
-
[nsz]
Burkma işine konu olmak
-
Üzüntü duymak
- "Hayatımızda bozukluğunu, yokluğunu içlerimiz burkularak duyduğumuz ne vardır ki millî şuur eksikliğinden gelmesin?" (Orhan Seyfi Orhon)
-
Kol, parmak vb. birdenbire kendi eklemi üzerinde dönmek, bir zorlanma sonucunda incinmek
- "Kadınlar korktular, ayaklarında mutfak takunyaları burkularak bahçeye koştular." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Burkma işine konu olmak
- UÇURULMAK
-
-
[nsz]
Uçurma işi yapılmak
-
[nsz]
Uçurma işi yapılmak
- YONTULMAK
-
-
[nsz]
Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak
- "Önünde duran çok sivri yontulmuş kurşun kalemi aldı." (Haldun Taner)
-
İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek
- "Efendim, yontulmamış adamlar, hani dört yaşındaki çocuktan berbat..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[nsz]
Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak
- KURTULMAK
-
-
[nsz]
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
- "Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler." (Aka Gündüz)
-
[-den]
İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
- "Kayıtsızlıktan, tembellikten, gerilikten kurtulmak için inanmak lazım." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak
- "Yüksek dallardaki fazla olgun, ballı şeftaliler, saplarından kurtularak dolgun, yumuşak bir sesle yerlere, çimenler içine durmamacasına yavaş yavaş dökülürdü." (Refik Halit Karay)
-
Bağını koparıp kaçmak
- "At kurtulmuş."
-
Doğurmak
- "Kadın sabaha karşı kurtulmuş."
-
[nsz]
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
- BULUŞULMA
-
-
[isim]
Buluşulmak işi
-
[isim]
Buluşulmak işi
- BUYRULMAK
-
-
[nsz]
Buyurma işi yapılmak
-
[nsz]
Buyurma işi yapılmak
- DOYURULMA
-
-
[isim]
Doyurulmak işi
-
[isim]
Doyurulmak işi
- YOĞRULMAK
-
-
[nsz]
Yoğurma işi yapılmak veya yoğurma işine konu olmak
-
Özellikleri, nitelikleri birbirine karıştırılmak
- "Antakya'nın taşı, toprağı, efsane ve tarih ile yoğrulmuş, havası ve suyu sır ve sihir ile karışmıştır." (Refik Halit Karay)
-
Metal kap bir yere çarparak bir yanı eğrilmek, yamulmak
-
Bazı konularla sürekli uğraşma sonucu deneyim sahibi olmak
- "Bu problemler içinde yoğruldu."
-
[nsz]
Yoğurma işi yapılmak veya yoğurma işine konu olmak
- DOĞRULMAK
-
-
[nsz]
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
-
Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek
- "Uzandığım yerden hafifçe doğrularak onları çizmeye başlıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-e]
Yönelmek
- "Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yeniden güçlenmek, kalkınmak
-
Para sağlanmak, kazanılmak
- "Nasıl, gündelik doğruldu mu?"
-
[nsz]
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
- KAVRULMAK
-
-
[nsz]
Kavurma işi yapılmak
-
Hayatın acılarına uğramak
- "Hayatın cehenneminde kavrulmuş bir insana bu kolay ve sakin ölümler yakışmıyor." (Peyami Safa)
-
Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek
- "Soğuktan kavrulmuş çiçeksiz nilüferlerin her yaprağı su üstünde sönmeyen bir parça büyülü alev..." (Refik Halit Karay)
-
Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak
-
[nsz]
Kavurma işi yapılmak
- DUYURULMA
-
-
[isim]
Duyurulmak işi
-
[isim]
Duyurulmak işi
- SAVRULMAK
-
-
[-e]
Savurma işi yapılmak
- "Ona savrulan küfürlerin, tükürülen tükürüklerin bini bir para oldu." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Dağılmak, saçılmak
-
[-e]
Savurma işi yapılmak
- SAVUNULMA
-
-
[isim]
Savunulmak işi
-
[isim]
Savunulmak işi
- AVUNULMAK
-
-
[nsz]
Avunma işi yapılmak
- "Bunun için de âdemoğlunun çektiği üzüntüye karşılık, avunulacak hiçbir şey yok." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Avunma işi yapılmak
- KORKULMAK
-
-
[-den]
Korkmak
- "Öyle şeylerden korkulur mu?"
-
Kaygı duyulmak
- "Fırtına çıkacağından korkuluyor."
-
[-den]
Korkmak
- RULMANSIZ
- ...
- OTURULMAK
-
-
Oturma işi yapılmak
- "Bu evde oturulmaz."
-
Oturma işi yapılmak
- UYDURULMA
-
-
[isim]
Uydurulmak işi
-
[isim]
Uydurulmak işi