İçinde ulm olan 8 harfli 47 kelime var. İçerisinde ULM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ulm olan kelimeler listesine ya da Sonu ulm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BURKULMA

  1. [isim] Burkulmak işi

BOĞULMAK

  1. [nsz] Boğma işine konu olmak
  2. Havasızlıktan ölmek
    • "Denize düşmeden boğulacağız diye haykırıyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Bunalmak
    • "Bu misalleri görüp de Boğaziçi tepelerinin apartman yığınları ile boğulduklarına yanmaz mısınız?" (Falih Rıfkı Atay)

KOVULMAK

  1. [nsz] Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak
    • "Evdekilerle boyuna çatışmaya başlamam yüzünden evden kovuldum." (Çetin Altan)

RULMANLI
...
TUTULMAZ

  1. [sıfat] Yakalanmaz, ele avuca gelmez

DOYULMAK

  1. [-e] Doymak
    • "Bu kadar yemekle doyulur mu? Güzel şeylere doyulmaz."

KURTULMA

  1. [isim] Kurtulmak işi
    • "Öyle ya, hasta olduklarını bilseler bu hastalıktan kurtulmaya çalışmazlar mı?" (Orhan Veli Kanık)

YONTULMA

  1. [isim] Yontulmak işi

TUTULMAK

  1. [nsz] Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
    • "Bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Ay ve güneş tutulma olayına uğramak
  3. Ünlü olmak, meşhur olmak
  4. Tutuk duruma gelmek
  5. Bir organı işleyemez olmak
    • "Konuşmak için dilim, yazmak için kalemim tutuldu." (Falih Rıfkı Atay)
  6. [-e] Birine tutkun olmak, sevmek
  7. [-e] Bir işe veya birine canı sıkılmak
    • "Sen filozof geçinen ukala bir adama benzersin. Bak, ben böyle şeylere fena tutulurum." (Haldun Taner)
  8. [-e] Yakalanmak
    • "Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu." (Necati Cumalı)

KOYULMAK

  1. [nsz] Koyma işine konu olmak
  2. Koyulaşmak
    • "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu." (Tarık Dursun K)
  3. [-e] Girişmek, başlamak, teşebbüs etmek
    • "Söyleyecek şey kalmayınca Rabia fırladı, dükkânı teftişe koyuldu." (Halide Edip Adıvar)

TUTULMUŞ

  1. [sıfat] Engellenmiş
  2. Ele geçirilmiş

YUTULMAK

  1. [nsz] Yutma işi yapılmak

BURULMAK

  1. [nsz] Ekseni çevresinde döndürülmek
  2. Sancımak, ağrımak
    • "Bağırsaklarım buruluyor."
  3. [-e] Alınarak küskünlük göstermek, gücenmek
    • "Yavere burulduğumu sezdirmeden başka bir laf açtım." (Refik Halit Karay)

SOĞULMAK

  1. [nsz] Suyu veya sütü çekilerek pörsümek
  2. Irmak, kuyu, pınar vb. yerlerde su çekilip yok olmak

SOKULMAK

  1. [nsz] Sokma işine konu olmak
  2. Girmek
    • "Yorganın altına sokulmak."
  3. Yanaşmak, yaklaşmak
    • "Bazen de dayanamaz, yanına sokulur, saçlarını okşardı." (Tarık Buğra)

SAVULMAK

  1. [nsz] Bir şeyden çekinerek bulunduğu yerden uzaklaşmak

BOZULMAK

  1. [nsz] Bozma işine konu olmak
    • "Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur." (Burhan Felek)
  2. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek
    • "Et bozulmuş."
  3. Dağılmak, bozguna uğramak
    • "Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez'den geçiyordu." (Ömer Seyfettin)
  4. Taşıt arızalanmak
  5. İyi ve değerli niteliğini yitirmek
  6. Bir şeye kızmak, içerlemek
    • "Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı." (Osman Cemal Kaygılı)
  7. Sağlığını yitirip zayıflamak

AVUTULMA

  1. [isim] Avutulmak işi

DURULMAK

  1. [nsz] Duru duruma gelmek
    • "Bulanık su duruldu."
  2. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak
    • "Kar ve fırtına durulmuş, hava birden açıvermişti." (Haldun Taner)
  3. Uslanmak, sakinleşmek
    • "Canı yanan kısrak acı bir kişneme salıverdikten sonra birdenbire duruldu." (Haldun Taner)

KURULMAK

  1. [nsz] Kurma işine konu olmak veya kurma işi yapılmak
    • "Kurulmuştu benim adıma bir saray / Çevresini dolanmış gümüşten bir çay." (Ahmet Muhip Dranas)
  2. [-e] Rahatça oturmak, yerleşmek
    • "Yırtık pırtık giysili serserilerin peykelere kurulduğunu görünce çok şaşırmıştır." (Salâh Birsel)
  3. Övünür biçimde davranışlarda bulunmak, kasılmak
    • "Adam amma da kuruluyor."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü