İçinde ul olan 4 harfli 29 kelime var. İçerisinde UL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ul olan kelimeler listesine ya da Sonu ul ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SULU
-
-
[sıfat]
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
- "Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
Suyu çok olan
- "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu." (Ömer Seyfettin)
-
İçine su katılmış, sulandırılmış olan
- "Sulu süt."
-
Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse)
- "Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
- OKUL
-
-
[isim]
Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep
- "Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi." (Memduh Şevket Esendal)
- "Ortaokulun üçüncü yılına geçince okuldan ayrıldı." (Necati Cumalı)
-
Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü
- "Okul dağıldı."
-
Ekol
-
[isim]
Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep
- SEUL
- ...
- KULE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
- "Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Cihannüma
-
[isim]
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
- FAUL
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Karşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılan kural dışı hareket
-
[isim]
Karşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılan kural dışı hareket
- TULU
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güneşin doğması, doğuşu
-
[isim]
Güneşin doğması, doğuşu
- ULAK
-
-
[isim]
Haberci, haber veren kimse
- "Az sonra ulaklar oba beylerine haber ulaştırmak için atlanmışlardı." (Nezihe Araz)
-
[isim]
Haberci, haber veren kimse
- ULAÇ
-
-
[isim]
Zarf-fiil
-
[isim]
Zarf-fiil
- OĞUL
-
-
[isim]
Erkek evlat
- "Ertesi günü kardeşimin büyük oğlu geldi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz
- "Hinoğluhin."
-
Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu
- "Oğul arısı."
-
[ünlem]
Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü
- "Bu su onu da devirir oğul!" (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Erkek evlat
- SULH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Barış
- "Yurtta sulh, cihanda sulh." (Atatürk)
- "Yüz milyon lira alacaklıyken kırk milyon liraya sulh oldu."
-
[isim]
Barış
- ULAM
-
-
[isim]
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, zümre, grup, kategori
- "İnsan üstüne düşünenlerin hepsi, her iki ulamda da yetkinliğe az rastlandığı görüşünde birleşirler." (Azra Erhat)
-
Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori
-
[isim]
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, zümre, grup, kategori
- KULU
- ...
- ULAH
- ...
- KULA
-
-
[isim]
Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
-
[sıfat]
Bu renkte olan (at)
- "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
- FULE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Adım aralığı
- "Şimdi geniş fulelerle bayır aşağı koşarken, aferin be, hamlamamışız, diyordu." (Haldun Taner)
-
[isim]
Adım aralığı
- ULUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilimler, ilimler
-
[isim]
Bilimler, ilimler
- SULP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bel kemiği, omurga
- "Yarım asır evvel göç etmiş Çekoslovak Yahudisi bir babanın sulbünden geliyordu." (Haldun Taner)
-
Döl, nesil, zürriyet
-
[sıfat]
Katı
-
[isim]
Bel kemiği, omurga
- USUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kökler, asıllar
-
Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri
-
[isim]
Kökler, asıllar
- ACUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Aceleci
- "Acul bir adam."
-
Hızlı, çabuk
- "Geç vakit dönen zengin ve ecnebi kumarcıların acul arabalarını duymuyor." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Aceleci
- RULO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dürülerek boru biçimi verilmiş deri veya kâğıt tomar
-
Boya işlerinde kullanılan emici özelliğe sahip sünger veya sentetik silindir
-
[sıfat]
Silindir biçiminde, içine değişik malzeme konularak hazırlanmış (köfte, pasta, dondurma)
-
[isim]
Dürülerek boru biçimi verilmiş deri veya kâğıt tomar