İçinde ukl olan 8 harfli 35 kelime var. İçerisinde UKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ukl olan kelimeler listesine ya da sonu ukl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ukl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L U

3 Harfli Kelimeler

KUL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAMUKLUK

  1. [isim] Yamuk olma durumu
KUKLALIK

  1. [isim] Başkasının isteğine göre davranma
SOLUKLUK

  1. [isim] Soluk olma durumu
  2. [denizcilik] Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu; şnorkel
BOĞUKLUK

  1. [isim] Boğuk olma durumu
    • "Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum." (Refik Halit Karay)
TOZLUKLU

  1. [sıfat] Üzerinde tozluk bulunan
    • "Ahır tarafına giden gocuklu ve aba tozluklu kâhyama seslendim." (Refik Halit Karay)
MUSLUKLU

  1. [sıfat] Musluğu olan
BOZUKLUK

  1. [isim] Bozuk olma durumu; ayıp, halel, kusur, özür, defo, fesat, illet, sakamet, sekte
  2. Bakınız bozuk para
ÇUBUKLUK

  1. [isim, eskimiş] Tütün çubuklarının saklandığı yer; çubuk odası
    • "Sivas’tan demiryolu geçmesiyle diğer illerimize ulaşan Sivas’ın ünlü el sanatlarından biri olan çubuklar eskiden evlerde kapı yanlarında bulunan çubukluk denilen bölümlerde bulunur." (Fatih Tığlı)
  2. [sıfat] ... miktarda çubuktan oluşan
    • "Onar çubukluk desteler."
  3. [sıfat] Çubukla içilmek için üretilmiş olan (tütün)
    • "Tütün paketini çavuşun önüne attı. Çavuş çember sakalının çevrelediği çehresinde keyifli bir tebessümle, ‘Çubukluk mu?’ diye sordu." (Aka Gündüz)
  4. [sıfat] Bir çubuğu dolduracak miktarda olan
    • "Bir çubukluk tütün."
  5. [sıfat] Çubuğa sarılmış olan
    • "Bir mecidiyeye olan sevgileri yüzünden bir çubukluk macun için beni aralarına almışlar." (Aziz Nesin)
  6. Kulak çubuklarını koymak için yapılmış özel kap
  7. Bakınız bağ (II)
    • "Konya’da her bağın ufak da olsa bir çubukluğu yani üzüm bağı vardır." (Ahmet Sefa Odabaşı)
UYUKLAMA

  1. [isim] Uyuklamak işi
    • "Konuşmanın orta yerinde başı önüne düşüp uyuklamaya, horlamaya başlar." (Metin And)
KAVUKLUK

  1. [isim] Kavuk koymaya yarayan küçük raf
KONUKLUK

  1. [isim] Konuk olma durumu; misafirlik
    • "Gittikleri kasabalarda konuk olduklarını bilirler, konukluğun gereklerine göre davranırlardı." (Necati Cumalı)
ÇOCUKLUK

  1. [isim] Çocuk olma durumu
    • "Çocukluktan çıkmadığınız için dikkatiniz çapari gibidir." (Ayla Kutlu)
  2. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi
    • "Manasız çocukluk, tatsız gençlik, olgunluk çağına hazırlanmaktan başka nedir?" (Ahmet Haşim)
  3. [mecaz] Çocukça davranış
    • "Onun nazını çekerek bütün çocukluklarına katlanıyorum." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
YOKLUKLU

  1. [sıfat] Bakınız yoksul
    • "Ama kimseye kimseye eşit durmaz; birinin boyu kısadır, diğerinin uzun, biri varlıklıdır, diğeri yokluklu." (Sevinç Çokum)
  2. Eksik olan
BONCUKLU

  1. [sıfat] Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
    • "Boncuklu kapıyı şıkırdatarak eczaneye girdi." (Attilâ İlhan)
BUKLESİZ

  1. [sıfat] Kıvrımları olmayan (saç)
  2. [zarf] Kıvrımları olmadan
    • "Artık o tarihten sonra değil kocası hatta hizmetçileri bile onu boyasız, manikürsüz, buklesiz, süssüz püssüz görmemişti." (Vâlâ Nureddin)
DURUKLUK

  1. [isim] Duruk olma durumu
OBRUKLUK

  1. [isim] Çok çukurlu, obruklu yer
LAVUKLUK

  1. [isim] Lavuk olma durumu
ÇOCUKLAR

  1. [teklifsiz konuşmada] "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
    • "Şahmerdan’da ... işçilere, “Haydi çocuklar, bu son galiba!” der." (Fethi Naci)
UYRUKLUK

  1. [isim] Uyruk olma durumu; tabiiyet (II)
    • "Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin uyrukluğu sorunu Lozan’da gündeme gelmiş ve sorun Lozan Barış Antlaşması’nın 21. maddesinde çözümlenmiştir." (Mustafa Tarakçı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü