İçinde ukl olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde UKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ukl olan kelimeler listesine ya da sonu ukl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ukl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
K L U
3 Harfli Kelimeler
KUL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARTUKLU
-
-
[isim]
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
- GUGUKLU
-
-
[isim]
Bakınız guguklu saat
- "Bu saatlerin bazıları guguklu olur."
-
[isim]
Bakınız guguklu saat
- KABUKLU
-
-
[sıfat]
Kabuğu olan
-
[sıfat]
Kabuğu olan
- ABUKLUK
-
-
[isim]
Bakınız saçmalık
-
[isim]
Bakınız saçmalık
- TAVUKLU
-
-
[sıfat]
İçinde tavuk eti bulunan
-
[sıfat]
İçinde tavuk eti bulunan
- TUTUKLU
-
-
[sıfat, hukuk]
Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse); tutuk, mevkuf
- "Bir hafta süreyle durmaksızın işkence ettiği tutuklusunun yüzüne bile bakmamıştı."
-
[sıfat, hukuk]
Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse); tutuk, mevkuf
- KUKLACI
-
-
[isim]
Kukla oynatan veya yapıp satan kimse
- "O aksi kuklacı ile az kalsın kavga edecekmiş."
-
[isim]
Kukla oynatan veya yapıp satan kimse
- YAVUKLU
-
- SUCUKLU
-
-
[sıfat]
İçinde sucuk bulunan
-
[isim]
İçinde sucuk bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri
-
[sıfat]
İçinde sucuk bulunan
- BUKLELİ
-
-
[sıfat]
Kıvrım kıvrım olan (saç)
- "Giderek unuttu ve yalnızca sarı bukleli bir genç kızı hatırlar oldu."
-
[sıfat]
Kıvrım kıvrım olan (saç)
- KAVUKLU
-
-
[sıfat]
Kavuk giymiş
-
[sıfat]
Kavuk giymiş
- PAMUKLU
-
-
[sıfat]
Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş)
- "Üstünde pamuklu Şam hırkası, daha üstünde yorganlar ve battaniyeler vardı."
-
[isim]
Yüzüyle astarı arasına pamuk yayılarak dikilen hırka
- "Aynı teşkilat yünlüden, pamukludan giyecek eşyasını da vesikaya bağlamıştı."
-
[sıfat]
Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş)
- DORUKLU
-
-
[sıfat]
Doruğu belli bir biçimde olan
- "Karşımızda yüksek doruklu dağlar sıralanıyordu."
-
[sıfat]
Doruğu belli bir biçimde olan
- UYRUKLU
-
-
[sıfat]
Bir devletin yönetimi altında olan; tabiiyetli
- "Yanımda oturan yabancı uyruklu olduğu belli bir kumral, yaşlıca bey beni bağladı."
-
[sıfat]
Bir devletin yönetimi altında olan; tabiiyetli
- ÇUBUKLU
-
-
[sıfat]
Çubuğu olan
-
Uzunlamasına çizgili (kumaş)
- "Kırmızı çubuklu, soluk entarisinin bir eteğini beline sokmuş."
-
[sıfat]
Çubuğu olan
- BUÇUKLU
-
-
[sıfat]
Tam olmayıp kesri bulunan
- "Buçuklu para."
-
[sıfat]
Tam olmayıp kesri bulunan
- UÇUKLUK
-
-
[isim]
Uçuk olma durumu
- "Gözlerinin rengi fark edilemeyen uçukluğu beni titretti."
-
[isim]
Uçuk olma durumu
- GOCUKLU
-
-
[sıfat]
Üzerinde gocuğu bulunan
- "Ahır tarafına giden gocuklu ve aba tozluklu kâhyama seslendim."
-
[sıfat]
Üzerinde gocuğu bulunan
- TOPUKLA
-
-
[argo]
"hızla git" anlamında kullanılan bir söz
-
[argo]
"hızla git" anlamında kullanılan bir söz
- TOPUKLU
-
-
[sıfat]
Topuğu bulunan (ayakkabı, terlik vb.)
-
Topuğu herhangi bir özellikte olan
- "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır."
-
Bakınız ökçeli
-
[sıfat]
Topuğu bulunan (ayakkabı, terlik vb.)