İçinde ukl olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde UKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ukl olan kelimeler listesine ya da sonu ukl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ukl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L U

3 Harfli Kelimeler

KUL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARTUKLU

  1. [isim] Mardin iline bağlı ilçelerden biri
GUGUKLU

  1. [isim] Bakınız guguklu saat
    • "Bu saatlerin bazıları guguklu olur." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KABUKLU

  1. [sıfat] Kabuğu olan
ABUKLUK

  1. [isim] Bakınız saçmalık
TAVUKLU

  1. [sıfat] İçinde tavuk eti bulunan
TUTUKLU

  1. [sıfat, hukuk] Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse); tutuk, mevkuf
    • "Bir hafta süreyle durmaksızın işkence ettiği tutuklusunun yüzüne bile bakmamıştı." (Osman Aysu)
KUKLACI

  1. [isim] Kukla oynatan veya yapıp satan kimse
    • "O aksi kuklacı ile az kalsın kavga edecekmiş." (Sermet Muhtar Alus)
YAVUKLU

  1. [ağızlardan] Bakınız nişanlı
  2. Bakınız sözlü
    • "Köylerine dönmekte olan iki er, yavukluları için birer maşa aldılar." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Bakınız sevgili
    • "Ancak seven yürek bu, yavukludan uzak kalmaya dayanır mı?" (Nâzım Hikmet)
SUCUKLU

  1. [sıfat] İçinde sucuk bulunan
  2. [isim] İçinde sucuk bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri
BUKLELİ

  1. [sıfat] Kıvrım kıvrım olan (saç)
    • "Giderek unuttu ve yalnızca sarı bukleli bir genç kızı hatırlar oldu." (Reha Mağden)
KAVUKLU

  1. [sıfat] Kavuk giymiş
PAMUKLU

  1. [sıfat] Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş)
    • "Üstünde pamuklu Şam hırkası, daha üstünde yorganlar ve battaniyeler vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [isim] Yüzüyle astarı arasına pamuk yayılarak dikilen hırka
    • "Aynı teşkilat yünlüden, pamukludan giyecek eşyasını da vesikaya bağlamıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
DORUKLU

  1. [sıfat] Doruğu belli bir biçimde olan
    • "Karşımızda yüksek doruklu dağlar sıralanıyordu."
UYRUKLU

  1. [sıfat] Bir devletin yönetimi altında olan; tabiiyetli
    • "Yanımda oturan yabancı uyruklu olduğu belli bir kumral, yaşlıca bey beni bağladı." (Vüs'at Orhan Bener)
ÇUBUKLU

  1. [sıfat] Çubuğu olan
  2. Uzunlamasına çizgili (kumaş)
    • "Kırmızı çubuklu, soluk entarisinin bir eteğini beline sokmuş." (Peyami Safa)
BUÇUKLU

  1. [sıfat] Tam olmayıp kesri bulunan
    • "Buçuklu para."
UÇUKLUK

  1. [isim] Uçuk olma durumu
    • "Gözlerinin rengi fark edilemeyen uçukluğu beni titretti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
GOCUKLU

  1. [sıfat] Üzerinde gocuğu bulunan
    • "Ahır tarafına giden gocuklu ve aba tozluklu kâhyama seslendim." (Refik Halit Karay)
TOPUKLA

  1. [argo] "hızla git" anlamında kullanılan bir söz
TOPUKLU

  1. [sıfat] Topuğu bulunan (ayakkabı, terlik vb.)
  2. Topuğu herhangi bir özellikte olan
    • "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Bakınız ökçeli
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü