İçinde uk olan 6 harfli 105 kelime var. İçerisinde UK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uk olan kelimeler listesine ya da Sonu uk ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BONCUK

  1. [isim] Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi
    • "Havadaki heyecana kapılmak şöyle dursun hatta uykusu gelmiş, gözleri boncuk gibi küçülmüş." (Reşat Nuri Güntekin)

BUYRUK

  1. [isim] Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, emir, ferman
  2. Egemenlik
    • "Birinin buyruğunda yaşamak."

ÇULLUK

  1. [isim] Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, 32 cm uzunluğunda, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola)

DUTLUK

  1. [isim] Dut ağaçlarının çok olduğu yer, dut bahçesi

BUZUKİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı

KARTUK

  1. [isim] Büyük tarla tarağı

PULCUK
...
KOLTUK

  1. [isim] Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
    • "Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Nihayet sonbaharın yağmurlu, serin bir günü koltuğa giriyorum." (Ömer Seyfettin)
    • "Ercüment, memurluk hayatında her oturduğu koltuğu doldurmuş..." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Ben de aç duracak değilim ya! Bizim orada senin gibi bir ağa yok ki koltuğunun altına sığınalım." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
    • "Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
    • "Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, 'koltuk' yapılmıştı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  4. Yapıcılıkta yan destek
  5. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip
  6. Koltuklama veya koltuklanma
    • "O koltuktan hoşlanmaz."
  7. Kayırma, destek
    • "Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez."
  8. Yüksek mevki, makam
    • "Koltuk kavgası."
  9. Genelev
    • "Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  10. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler
  11. Kenar, tenha yer

MEŞKUK
...
OYUKLU

  1. [sıfat] Oyuğu olan, oyukları bulunan

OSURUK

  1. [isim] Yellenme

BAZUKA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah, roketatar

VUKUAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Polisi ilgilendiren olay veya olaylar
    • "Vukuat aramaya giden, hadise çıkmıyor diye üzülen ... bir adamım." (Refik Halit Karay)
  2. Olanlar, olan bitenler

PORSUK

  1. [isim] Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles)

TOMRUK

  1. [isim] Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi
  2. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi
    • "Mermer tomruğu."
  3. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti
  4. Tutukevi

BOŞLUK

  1. [isim] Oyuk, çukur, kapanmamış yer
  2. Kesinti, kopukluk
  3. Boş geçen süre
    • "Bu boşluktan sıkılıyorum."
  4. Eksiklik, yoksunluk duygusu
    • "Nevin, içinde ucu bucağı kayıp bir boşluk duydu." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Yetersizlik
    • "O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor." (Refik Halit Karay)
  6. İçinde hiçbir cisim bulunmayan, vakum

KOÇLUK
...
BUZLUK

  1. [isim] Yiyecek ve içecekleri soğutarak saklamak için kullanılan, buzla soğutulan kap veya dolap
  2. Buzdolabının içinde buz yapan bölme

KOYCUK

  1. [isim] Küçük koy
    • "Deniz ve engin başkadır; bitip tükenmez koycuklarla dolu gibi görünen kıyılar başkadır." (Reşat Nuri Güntekin)

SORMUK

  1. [isim] Çocuk emziği
  2. Tülbent içine lokum, şeker konularak küçük çocuklara verilen emzik biçiminde nesne

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü