İçinde ud olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde UD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ud olan kelimeler listesine ya da Sonu ud ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BUDAYIŞ
-
-
[isim]
Budama işi veya biçimi
-
[isim]
Budama işi veya biçimi
- FERSUDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
-
[sıfat]
Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
- BUDAKLI
-
-
[sıfat]
Budağı olan
- "Başmubassır, budaklı kızılcık dalına meraklı idi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Budağı olan
- KUDURMA
-
-
[isim]
Kudurmak işi
-
[isim]
Kudurmak işi
- MAHMUDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çit sarmaşığıgillerden, yaprakları ok ucu biçiminde, çiçekleri soluk sarı renkte, 50-100 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitki (Convolvulus scammonia)
- "İzmir mahmudesi. Halep mahmudesi."
-
Bu bitkinin köklerinden çıkarılan, hekimlikte kullanılan, reçineye benzer bir madde
-
[isim]
Çit sarmaşığıgillerden, yaprakları ok ucu biçiminde, çiçekleri soluk sarı renkte, 50-100 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitki (Convolvulus scammonia)
- KUDURUK
-
-
[sıfat]
Kudurmuş (insan veya hayvan)
-
Azgın, saldırgan
-
Çok yaramaz
-
[sıfat]
Kudurmuş (insan veya hayvan)
- BUDANMA
-
-
[isim]
Budanmak işi
-
[isim]
Budanmak işi
- MUDHİKE
- ...
- ANUDANE
- ...
- PUDRALI
-
-
[sıfat]
Pudra sürülmüş olan (yüz, cilt)
- "... yüzü biraz çokça pudralı, saçları biraz kabartılmış, tepesinde topuz yapılmış, esmer, kara kuru bir hanım." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Pudra sürülmüş olan (yüz, cilt)
- BEYHUDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yararsız, anlamsız
- "Beyhude münakaşalar olacağını anladı." (Peyami Safa)
-
[zarf]
Boşuna
- "Beyhude kendini öldürteceksin." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Yararsız, anlamsız
- HUDUTLU
-
-
[sıfat]
Sınırlı, sınırlanmış
-
[sıfat]
Sınırlı, sınırlanmış
- AHUDUDU
-
-
[isim]
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus)
-
Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz
-
[isim]
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus)
- GUDUBET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yüzüne bakılmayacak kadar sevimsiz ve çirkin
-
[sıfat]
Yüzüne bakılmayacak kadar sevimsiz ve çirkin
- ÜÇBUDAK
-
-
[isim]
İzmir'de üretilen bir tütün türü
-
[isim]
İzmir'de üretilen bir tütün türü
- BÜRUDET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Soğukluk
-
[isim]
Soğukluk
- MUDANYA
- ...
- SUDANLI
- ...
- KUDURUŞ
-
-
[isim]
Kudurma işi veya biçimi
- "Bu sebepsiz kuduruş beni şaşalattı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Kudurma işi veya biçimi
- BERMUDA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dizlere kadar inen dar ve kısa pantolon
-
[isim]
Dizlere kadar inen dar ve kısa pantolon