İçinde uc olan 9 harfli 43 kelime var. İçerisinde UC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uc olan kelimeler listesine ya da Sonu uc ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUTUCULUK
-
-
[isim]
Kutu yapma veya satma işi
-
[isim]
Kutu yapma veya satma işi
- KORKUTUCU
-
-
[sıfat]
Korku veren
- "Bu siyah rüzgârlı gecenin ademi andıran, ölümü ihtar eden korkutucu karanlığı gözlerinden vücuduna, damarlarına giriyor, kanına karışıyor, ruhuna nüfuz ediyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Korku veren
- KUTUCUKLU
- ...
- EBRUCULUK
-
-
[isim]
Ebru yapma sanatı veya ebru satma işi ile uğraşma
-
[isim]
Ebru yapma sanatı veya ebru satma işi ile uğraşma
- SUNUCULUK
-
-
[isim]
Sunucunun işi ve görevi
-
[isim]
Sunucunun işi ve görevi
- TUTUCULUK
-
-
[isim]
Tutucu olma durumu
-
Özellikle siyasal ve toplumsal düzeni olduğu gibi sürdürme görüşü, tutumu, anlayışı, muhafazakârlık
-
[isim]
Tutucu olma durumu
- MUCİBİNCE
-
-
[zarf]
Gereğince
-
[zarf]
Gereğince
- SUSTURUCU
-
-
[sıfat]
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan
- "Susturucu cevap."
-
[isim]
Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz
-
[isim]
Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem
- "Tabancaya susturucu takmışlar."
-
[sıfat]
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan
- KOŞUCULUK
-
-
[isim]
Koşucu olma durumu
-
[isim]
Koşucu olma durumu
- BAŞVURUCU
-
-
[isim]
Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı
-
[isim]
Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı
- UYDUCULUK
- ...
- PUSUCULUK
- ...
- KURUNTUCU
-
-
[sıfat]
Sürekli kuruntuya kapılan (kimse), işkilli, müvesvis
-
[sıfat]
Sürekli kuruntuya kapılan (kimse), işkilli, müvesvis
- KOKUCULUK
- ...
- RANDEVUCU
-
-
[isim]
Randevuevi işleten kimse
-
[isim]
Randevuevi işleten kimse
- ÇABUCACIK
-
-
[zarf]
Çabucak
- "İşini çabucacık bitirdi."
-
[zarf]
Çabucak
- KARAKUCAK
-
-
[isim]
Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi
-
[isim]
Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi
- SAGUCULUK
-
-
[isim]
Sagucu olma durumu
-
[isim]
Sagucu olma durumu
- TAPUCULUK
- ...
- OLGUCULUK
-
-
[isim]
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm
-
Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi
-
[isim]
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm