İçinde uc olan 8 harfli 24 kelime var. İçerisinde UC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uc olan kelimeler listesine ya da sonu uc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUCİTLİK

  1. [isim] Mucit olma durumu
UÇUCULUK

  1. [isim] Uçucu olma durumu
    • "Her adımda, cüppesinin geniş etekleri, savrularak harmanlıyor, bu da yürümesine, ayakları yere değmiyormuş gibi, garip bir uçuculuk veriyordu." (Kemal Tahir)
  2. Bakınız pilotluk
    • "Böylesine bir durumla uçuculuk yaşamımda ilk kez karşılaşıyordum." (Sabiha Gökçen)
  3. Düşük sıcaklıkta hızla buhar ve gaz durumuna geçebilen bir maddenin özelliği
MUCİZELİ

  1. [sıfat] Mucize niteliği bulunan, olağanüstü niteliklere sahip olan; mucizevi
    • "Bu rüzgâr, bu mucizeli gemi ile insanı nerelere götürmez." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
MUCİZEVİ

Kelime Kökeni: Arapça muʿcizevī

  1. [sıfat] Bakınız mucizeli
    • "Ruhumun yaralarına mucizevi bir merhem gibi derman olsun uyku." (Ayşe Kulin)
YUMRUCUK

  1. [isim] Küçük yumru, ufak şişkinlik
DOKUYUCU

  1. [isim] Bakınız dokumacı
DUYURUCU

  1. [sıfat] Duyuran, haber veren
BUYURUCU

  1. [sıfat] Buyuran, emreden; buyurgan
UCUZLAMA

  1. [isim] Ucuzlamak durumu
DOĞULUCA

  1. [sıfat] Bakınız alaturka
MENSUCAT

Kelime Kökeni: Arapça mensūcāt

  1. [isim] Dokumalar
SOĞURUCU

  1. [isim, fizik] Soğurma özelliği gösteren madde
SOĞUTUCU

  1. [sıfat] Soğutma özelliği olan; frigorifik
  2. [isim] Bakınız buzdolabı
  3. [isim] Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen; soğutmaç
DOĞURUCU

  1. [sıfat] Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse); üretken
    • "Dilden kaynaklanan bir uygarlık ürünü doğurucu, yaratıcı olduğu oranda yarına uzanır, kökler salar." (İsmet Zeki Eyüboğlu)
KONUŞUCU

  1. [isim] Bakınız konuşmacı
    • "Geleceği günler ev halkınca bir sevinç arifesi yaşanırdı. Çünkü Celâl Bey çok iyi bir konuşucuydu." (Haldun Taner)
  2. Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse
KORUYUCU

  1. [isim] Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse; muhafız
  2. Himaye eden; kollayıcı, kalkan (I), hami
  3. [sıfat] Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem)
KURUTUCU

  1. [isim] Nemi, ısı veya hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan maddeleri kurutan alet
    • "Çamaşır kurutucusu. Saç kurutucusu."
  2. Boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan madde
SAVUNUCU

  1. [isim] Bir şeyi savunan kimse; müdafi
    • "Bu türlü hak savunucularının türlüsüyle karşılaştım hayatımda." (Necati Cumalı)
  2. [spor] Bakınız savunma oyuncusu
  3. [hukuk] Bakınız avukat
    • "Yargı görevinde de savunucular birbirlerinin, yargıç savunucunun, savunucu yargıcın yanlışını ortaya çıkartır."
DOYURUCU

  1. [sıfat] Doyurma özelliği bulunan
  2. [mecaz] Bakınız inandırıcı
    • "Soruma doyurucu bir cevap veremediniz."
YAVRUCUK

  1. [isim] Bakınız yavrucak
    • "Yavrucuğum o kışı geçiremedi." (Sermet Muhtar Alus)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü