İçinde uc olan 7 harfli 37 kelime var. İçerisinde UC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uc olan kelimeler listesine ya da sonu uc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇABUCAK
-
-
[zarf]
Çok çabuk olarak, kısa sürede; aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, çabucacık, çabukça, çarçabuk, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, hoppadak, müstacelen, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, vakit kaybetmeden, yellim yelalim
- "Yatakta çabucak doğruldu."
-
[zarf]
Çok çabuk olarak, kısa sürede; aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, çabucacık, çabukça, çarçabuk, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, hoppadak, müstacelen, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, vakit kaybetmeden, yellim yelalim
- MUTLUCA
-
-
[sıfat]
Mutlu olmaya yakın
- "Fırtınalı yaşamının ender mutluca dönemlerinden birinde, aydınlık kafa ile aydınlık bir karar aldı."
-
[zarf]
Mutlu bir biçimde
- "İlk evlilik dönemi mutluca geçer"
-
[sıfat]
Mutlu olmaya yakın
- KORUCUK
-
-
[isim]
Küçük koru
- "Şimdi orada bir sürü meşe fidanlarından bir korucuk peydah olmaya başlıyor."
-
[isim]
Küçük koru
- DOĞRUCA
-
-
[sıfat]
Doğruya yakın
-
[zarf]
Hiçbir yöne sapmadan, dolaylı olmayarak, dolaşmayarak
- "Belki doğruca Ankara'ya dönersin, değil mi?"
-
[sıfat]
Doğruya yakın
- PEŞTUCA
-
-
[isim]
Afganlar tarafından kullanılan dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Afganlar tarafından kullanılan dil
- KOVUCUK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik; adese
-
[isim, bitki bilimi]
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik; adese
- MANÇUCA
-
-
[isim]
Mançu dili
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Mançu dili
- KUZUCAK
-
-
[isim]
Bakınız kuzucuk
-
[isim]
Bakınız kuzucuk
- BUCAKLI
-
-
[sıfat]
Bucağı olan
- "Pazar yeri kaç köşeli, kaç bucaklı, hiç dolandın mı sen?"
-
[sıfat]
Bucağı olan
- TOPLUCA
-
-
[sıfat]
Vücutça biraz dolgun
- "Topluca bir genç."
-
[zarf]
Toplu olarak, beraber
- "Kamyonlar çekildikten sonra çatılarla eğleşmeye gelen kuşlar bulutların altından topluca aşağı süzüldü."
-
[sıfat]
Vücutça biraz dolgun
- KUTUCUK
-
-
[isim]
Küçük kutu
- "Siyah radyomuz büyülü bir kutucuk. Hele gece olunca ışıkları yanıyor açıkken."
-
Test biçiminde yapılan sınavda şıkları gösteren, içi doldurularak cevabın işaretlendiği yuvarlak küçük alan
- "Öğrencilerden her soru için doğru kutucuğu bulmaları ve kutucuk numaralarını mantıksal ve işlevsel olarak sıralamaları beklenir."
-
Bakınız kaset
- "Anlam ve işlev özellikleri göz önünde bulundurularak kaset için kutucuk karşılığı önerilmektedir."
-
[isim]
Küçük kutu
- KUYUCAK
-
-
[isim]
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aydın iline bağlı ilçelerden biri
- MUŞTUCU
-
-
[isim]
Muştu getiren kimse; savacı, müjdeci
- "Ona göre çocuklar sadece savaşa sürülecek erlerin bir muştucusudur."
-
[isim]
Muştu getiren kimse; savacı, müjdeci
- LÜZUCET
-
Kelime Kökeni: Arapça luzūcet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yapışkanlık
-
Yapışıp uzayan şeyin durumu
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yapışkanlık
- KUMLUCA
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- UCUZLUK
-
-
[isim]
Ucuz olma durumu; ferahi
- "Dünya kadar parası olan bir adamın bu bolluktan ve ucuzluktan istifade etmemesi enayilik olmaz mıydı?"
-
Belli bir zaman için uygulanan indirimli satış
- "Geçen yılın modası olsa da ucuzluktan aldığı dizinin beş karış yukarısına uzanan siyah deri çizmeleriyle, beyaz tiftik atkısı ve beresiyle sevimli mi sevimli."
-
[isim]
Ucuz olma durumu; ferahi
- UYUTUCU
-
-
[sıfat]
Uyku getiren, uyku veren
- "Kadının bileğinden damarlarına akıtılan uyutucu ve besleyici ilacı artık kullanmayınız."
-
[sıfat]
Uyku getiren, uyku veren
- SUCUKÇU
-
-
[isim]
Sucuk yapan veya satan kimse
-
[isim]
Sucuk yapan veya satan kimse
- BOYLUCA
-
-
[sıfat]
Uzun boylu
- "Boyluca bir adam görünür."
-
[sıfat]
Uzun boylu
- SUCUKLU
-
-
[sıfat]
İçinde sucuk bulunan
-
[isim]
İçinde sucuk bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri
-
[sıfat]
İçinde sucuk bulunan