İçinde uc olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde UC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uc olan kelimeler listesine ya da sonu uc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BUCAK

  1. [isim] Kenarda köşede kalmış yer
    • "Bunlardan sonra köşede, bucakta, kendi âleminde yaşayan Türkler vardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [eskimiş] İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri; nahiye
İPUCU

  1. [isim] İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek belirti
    • "Elimizde tek ipucu elbisesini diken terzi." (Attilâ İlhan)
  2. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti; iz
SUCUL

  1. [sıfat] Suyu seven, suya düşkün
  2. Suyu emen; hidrofil, hidrofilik
SUCUK

  1. [isim] Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharatlı kıyma doldurularak yapılan bir yiyecek türü
    • "Hasta yürüyor ve şurada sucuk ekmek yediklerini hatırlıyordu." (Selim İleri)
  2. Ceviz, badem içi vb. şeyler, bir ipliğe dizildikten sonra nişasta ile koyulaştırılmış kaynar üzüm şırasına batırılarak yapılan tatlı yiyecek
UCUBE

Kelime Kökeni: Arapça uʿcūbe

  1. [sıfat] Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan
    • "Bakımsızlıktan, pislikten yaralı bereli, karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube hâlinde süründükten sonra ölmüşler." (Halide Edip Adıvar)
MUCUK

  1. [isim, ağızlardan] Bir tür küçük sinek
UÇUCU

  1. [sıfat] Uçma yeteneği veya özelliği olan; tayyar
  2. Düşük sıcaklıkta hızla buharlaşma özelliği olan
  3. Uçak kullanma yeteneği olan
    • "Mezun olan subaylardan uçuculuk muayenesini kazananlar uçucu pilot subay olurlar." (İsmail Sivri)
  4. [isim] Bakınız pilot
MUCİT

Kelime Kökeni: Arapça mūcid

  1. [isim] Yeni bir buluş ortaya koyan, icat eden kimse
    • "İçinde mukaddes ateşten bir şule bulunan her mucit gibi para için değil, sanatı, sanatının zevki için çalışıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Bakınız yaratıcı
MUCİR

Kelime Kökeni: Arapça mūcir

  1. [isim, eskimiş] Kiraya veren kimse
MUCİP

Kelime Kökeni: Arapça mūcib

  1. [sıfat, eskimiş] Gerektiren, gerektirici
MUCUR

Kelime Kökeni: Ermenice

  1. [isim] Bakınız mıcır
KUCAK

  1. [isim] Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm; koyun (II), aguş
    • "Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [sıfat] Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan
  3. [mecaz] Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
    • "Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  4. [mecaz] Ortam, ocak
    • "On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan / Baba ocağından, yâr kucağından" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü