İçinde uc olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde UC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uc olan kelimeler listesine ya da sonu uc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BUCAK
-
-
[isim]
Kenarda köşede kalmış yer
- "Bunlardan sonra köşede, bucakta, kendi âleminde yaşayan Türkler vardı."
-
[eskimiş]
İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri; nahiye
-
[isim]
Kenarda köşede kalmış yer
- İPUCU
-
-
[isim]
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek belirti
- "Elimizde tek ipucu elbisesini diken terzi."
-
Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti; iz
-
[isim]
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek belirti
- SUCUL
-
-
[sıfat]
Suyu seven, suya düşkün
-
Suyu emen; hidrofil, hidrofilik
-
[sıfat]
Suyu seven, suya düşkün
- SUCUK
-
-
[isim]
Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharatlı kıyma doldurularak yapılan bir yiyecek türü
- "Hasta yürüyor ve şurada sucuk ekmek yediklerini hatırlıyordu."
-
Ceviz, badem içi vb. şeyler, bir ipliğe dizildikten sonra nişasta ile koyulaştırılmış kaynar üzüm şırasına batırılarak yapılan tatlı yiyecek
-
[isim]
Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharatlı kıyma doldurularak yapılan bir yiyecek türü
- UCUBE
-
Kelime Kökeni: Arapça uʿcūbe
-
[sıfat]
Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan
- "Bakımsızlıktan, pislikten yaralı bereli, karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube hâlinde süründükten sonra ölmüşler."
-
[sıfat]
Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan
- MUCUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür küçük sinek
-
[isim, ağızlardan]
Bir tür küçük sinek
- UÇUCU
-
-
[sıfat]
Uçma yeteneği veya özelliği olan; tayyar
-
Düşük sıcaklıkta hızla buharlaşma özelliği olan
-
Uçak kullanma yeteneği olan
- "Mezun olan subaylardan uçuculuk muayenesini kazananlar uçucu pilot subay olurlar."
-
[isim]
Bakınız pilot
-
[sıfat]
Uçma yeteneği veya özelliği olan; tayyar
- MUCİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mūcid
-
[isim]
Yeni bir buluş ortaya koyan, icat eden kimse
- "İçinde mukaddes ateşten bir şule bulunan her mucit gibi para için değil, sanatı, sanatının zevki için çalışıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız yaratıcı
-
[isim]
Yeni bir buluş ortaya koyan, icat eden kimse
- MUCİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mūcir
-
[isim, eskimiş]
Kiraya veren kimse
-
[isim, eskimiş]
Kiraya veren kimse
- MUCİP
-
Kelime Kökeni: Arapça mūcib
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerektirici
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerektirici
- MUCUR
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim]
Bakınız mıcır
-
[isim]
Bakınız mıcır
- KUCAK
-
-
[isim]
Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm; koyun (II), aguş
- "Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık."
-
[sıfat]
Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan
-
[mecaz]
Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
- "Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi."
-
[mecaz]
Ortam, ocak
- "On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan / Baba ocağından, yâr kucağından"
-
[isim]
Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm; koyun (II), aguş