İçinde ua olan 7 harfli 48 kelime var. İçerisinde UA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ua olan kelimeler listesine ya da sonu ua ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SUALSİZ

  1. [sıfat] Suali olmayan
ŞAMPUAN

Kelime Kökeni: Fransızca shampooing

  1. [isim] Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun
PUANTER

Kelime Kökeni: İngilizce pointer

  1. [isim, hayvan bilimi] Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği
    • "Yanımda Çanakkale’de İngilizlerden esir aldığımız ve Grey adını koyduğumuz puanter köpeğim de vardı." (Fahrettin Altay)
MUAŞAKA

Kelime Kökeni: Arapça muʿāşaḳa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız âşıktaşlık
    • "Bir muaşakadan sonra evlendiği hanımla aralarında bir hayli kıskançlık vakaları geçmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
MUATTAR

Kelime Kökeni: Arapça muʿaṭṭar

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ıtırlı
PUANTAJ

Kelime Kökeni: Fransızca pointage

  1. [isim] Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma
    • "Bordro tanzimi, puantaj doldurulması, sigorta sicil kartı alınması, şu, bu başlı başına bir külfet." (Şevket Bulut)
  2. [spor] Bir etkinliğin puanla değerlendirilmesi
MUADDEL

Kelime Kökeni: Arapça muʿaddel

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız değişik
MUATTAL

Kelime Kökeni: Arapça muʿaṭṭal

  1. [sıfat, eskimiş] İşlemez, kullanılmaz duruma gelmiş
  2. Boş, işsiz
MUAKKİP

Kelime Kökeni: Arapça muʿaḳḳib

  1. [sıfat, eskimiş] İzleyen, arkasından koşan, takip eden
  2. İşi yürüten
MEVDUAT

Kelime Kökeni: Arapça mevdūʿāt

  1. [isim, ekonomi] Belli bir süre sonunda veya istenildiğinde çekilmek üzere bankalara faizle yatırılan para; tevdiat
    • "Vadeli mevduat. Vadesiz mevduat."
  2. [eskimiş] Bakınız yatırım
PUANTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca pointeur

  1. [isim] Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
  2. [spor] Spor karşılaşmalarında değerlendirme yapma amacıyla puan veren kimse
MEVZUAT

Kelime Kökeni: Arapça mevżūʿāt

  1. [isim] Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü
    • "Mahkemenin hangi süre içinde başlaması gerektiğine dair bir kayıt da yoktu mevzuatta." (Çetin Altan)
  2. [eskimiş, ticaret] İçine ticaret malı konulan sandık, çuval, teneke vb
PUANSIZ

  1. [sıfat] Üzerinde puan bulunmayan
    • "Bayan, ‘Kravatınız puanlı mı olsun, puansız mı?’ der." (Hakan Uysal)
  2. Puanı olmayan
MATBUAT

Kelime Kökeni: Arapça maṭbūʿāt

  1. [isim] Bakınız basın
    • "Yoksa bu şikâyetimizin hiçbir zaman şümullü manasıyla matbuatımızla alakası yoktur." (Asaf Halet Çelebi)
TRUAKAR

Kelime Kökeni: Fransızca trocart

  1. [isim, tıp] Vücut boşluklarına girmek veya sıvı boşaltmak için kullanılan, kanül içine yerleştirilmiş sivri uçlu cerrahi alet; trokar
NUAKŞOT

  1. [isim] Moritanya'nın başkenti
FERMUAR

Kelime Kökeni: Fransızca fermoir

  1. [isim] Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek; cırcır, carcur (II)
MUAHEDE

Kelime Kökeni: Arapça muʿāhede

  1. [isim, eskimiş] Bakınız antlaşma
    • "Moskova hükümdarının çarlık ünvanını ve Kudüs Ortodoks Kilisesi üzerindeki himaye hakkını tanımışlardı" (Falih Rıfkı Atay)
KUANTUM

Kelime Kökeni: Fransızca quantum

  1. [isim, fizik] Belirli değer alabilen küçük miktar, nicelik
MUALLİM

Kelime Kökeni: Arapça muʿallim

  1. [isim, eskimiş] Bakınız öğretmen
    • "Sanatkârın, asıl cemiyete nüfuz eden büyük bir muallim olduğunu bilmemiz lazımdır." (Asaf Halet Çelebi)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü