İçinde u olan 9 harfli 1203 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında u harfi olan kelimeler listesine ya da sonu u harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MARULUMSU
-
-
[sıfat]
Marulu andıran, marula benzeyen, marul gibi
-
[sıfat]
Marulu andıran, marula benzeyen, marul gibi
- MAHPUSLUK
-
-
[isim]
Mahpus olma durumu
- "Mahpusluk yaşamın akmadığı, zamanın geçmediği bir mekânda oturup kalmak olmalı."
-
Mahpus olma süresi
-
[isim]
Mahpus olma durumu
- KUZEYDOĞU
-
-
[isim]
Kuzeyle doğu arasındaki yön
- "Kuzeydoğudan esen poyraz, ay ışığında beyazımsı görünen asfalttan geçerek vadiye indi."
-
[sıfat]
Bu yönde olan
-
[isim]
Kuzeyle doğu arasındaki yön
- ÇOĞULLAMA
-
-
[isim]
Çoğullamak işi
-
[isim]
Çoğullamak işi
- KUMARHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳimār + Farsça ḫāne
-
[isim]
Kumar oynanan yer; bitirim yeri, bitirimhane, dükkân
-
[isim]
Kumar oynanan yer; bitirim yeri, bitirimhane, dükkân
- FERMUARCI
-
-
[isim]
Giyim sanayisinde giysilere fermuar diken kimse
-
[isim]
Giyim sanayisinde giysilere fermuar diken kimse
- DOLGUNLUK
-
-
[isim]
Dolgun olma durumu
-
[isim]
Dolgun olma durumu
- SUSTURMAK
-
-
[-i]
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak
- "Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum."
-
Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek; ilzam etmek
- "Kendisini de arkadaşlarını da çok rahat susturup saf dışı bırakabilirlerdi."
-
[mecaz]
Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak
- "İşimizi gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu."
-
[-i]
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak
- ÇURLATMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız hızlandırmak
- "Karada güneş ve bal sızan çiçeklerin öz suyu, insanın nabzını âdeta çurlatarak çarptırıyorlardı."
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız hızlandırmak
- RUTUBETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız nemli
- "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."
-
[sıfat]
Bakınız nemli
- HORULTULU
-
-
[sıfat]
Horultu sesi çıkaran, horultusu olan; harharalı
- "Mendilimle ağzındaki köpükleri silerken horultulu bir hâlde ‘su’ diye inledi."
-
[sıfat]
Horultu sesi çıkaran, horultusu olan; harharalı
- AYIKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, çok yıllık, boyu 20 cm, eni 25 cm’ye kadar büyüyebilen, değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan, çok yıllık bir süs bitkisi (Primula auricula)
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, çok yıllık, boyu 20 cm, eni 25 cm’ye kadar büyüyebilen, değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan, çok yıllık bir süs bitkisi (Primula auricula)
- MARUFİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿrūfiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bilinme, tanınma, belli olma
- "Memuriyetlerinin marufiyeti icabıyla birbirini ismen tanımamaları mümkün değildi."
-
[isim, eskimiş]
Bilinme, tanınma, belli olma
- KAVURMACI
-
-
[isim]
Kavurma yapan veya satan kimse
-
[isim]
Kavurma yapan veya satan kimse
- DUASIZLIK
-
-
[isim]
Duasız olma durumu
-
[isim]
Duasız olma durumu
- TURALAMAK
-
-
[-i]
İplik çilelerini turalarına ayırmak
-
Bazı oyunlarda, tura ile vurmak
-
Bakınız turlamak
-
[-i]
İplik çilelerini turalarına ayırmak
- YAPADURMA
-
-
[isim]
Yapadurmak işi
-
[isim]
Yapadurmak işi
- MENSUPLUK
-
-
[isim]
Bir yerle, bir kimseyle ilgili, ilişkili olma durumu; mensubiyet
-
[isim]
Bir yerle, bir kimseyle ilgili, ilişkili olma durumu; mensubiyet
- ABUKLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız saçmalamak
-
[nesnesiz]
Bakınız saçmalamak
- RİZİKOSUZ
-
-
[sıfat]
Rizikosu olmayan
-
[sıfat]
Rizikosu olmayan