İçinde u olan 8 harfli 1400 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında u harfi olan kelimeler listesine ya da sonu u harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GOCUKSUZ

  1. [sıfat] Üzerinde gocuk olmayan
  2. [zarf] Gocuğu olmadan
KORKUTUŞ

  1. [isim] Korkutmak işi
DEDİKODU

  1. [isim] Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma; kov (I), gıybet, kılükal, laf
    • "Gazeteler birazcık kendilerini tutmasalar bütün sayfalar dedikodu yazılarıyla dolar." (Yaşar Kemal)
KAVURMAÇ

  1. [isim, ağızlardan] Kavrulmuş buğday
KAVUKLUK

  1. [isim] Kavuk koymaya yarayan küçük raf
UFALAMAK

  1. [-i] Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak
    • "Bahçenin çevresi lavanta çiçekleriyle çevrili. Eğildim, kopardım bir tutam ve avucumda iyice ufaladım." (Nâzım Hikmet)
  2. [argo] Bakınız dövmek
    • "Bir kabile adamı gibi, fakat hayat onu ufalamak istemiş, o doğrulup kalkmıştı her defasında..." (Sevinç Çokum)
  3. Ağzının payını vermek
    • "Darbeyi sıkça telaffuz onları daha da ufaladı." (Hayati Tek)
  4. [argo] Hakkı olmayan bir şeyi bir kimseden azar azar almak
MUHASSAS

Kelime Kökeni: Arapça muḫaṣṣaṣ

  1. [sıfat, eskimiş] Birine ayrılmış, tahsis olunmuş
ÇOĞURCUK

  1. [isim, hayvan bilimi] Sığırcık
OTURACAK

  1. [isim] Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey
ŞUNCACIK

  1. [sıfat] Şu kadarcık, birazcık
    • "Şuncacık kanı olan bir erkek, çeker bıçağını da deh eder, bitti gitti." (Orhan Kemal)
KOKOŞLUK

  1. [isim] Kokoş olma durumu
DURAKSIZ

  1. [zarf] Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek)
    • "Günlerdir uykusuz, duraksız yol aldınız." (Yılmaz Karakoyunlu)
  2. [sıfat] Hareketli, oynak olan
  3. [sıfat] Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi)
HUYLULUK

  1. [isim] Huylu olma durumu
BULATMAK

  1. [-e, -i] Bakınız bulaştırmak
    • "Bana bak, elimi kana bulatma benim, yürü!" (Burhan Günel)
KURANDER

Kelime Kökeni: Fransızca courant d'air

  1. [isim] Hava akımı, cereyan
    • "İçtiğim Fernet'nin serinliği birdenbire kesildi, kuranderini duymaktan başka az evvel poyraz rüzgârı alan kalbim şimdi bir lav akıntısının altında!" (Refik Halit Karay)
KUTLAMAK

  1. [-i] Mutlu bir olaya sevinildiğini söz, yazı veya armağanla anlatmak; kutlulamak, tebrik etmek
  2. Önemli bir olayın gerçekleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla tören yapmak; tesit etmek
    • "Ben her sene 11 Mayıs'ta doğum günümü kutlarım." (Burhan Felek)
SORUNSUZ

  1. [sıfat] Sorunu olmayan; meselesiz, problemsiz
  2. [zarf] Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz ve sıkıntısız bir biçimde
    • "Her şey sorunsuz bitti." (Nuri Bilge Ceylan)
MUKADDEM

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddem

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız önceki
  2. [isim, mantık] Bakınız öncül
AKTİNYUM

Kelime Kökeni: Fransızca actinium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 89, atom ağırlığı 227 olan radyoaktif bir element (simgesi Ac)
ALELUSUL

Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-uṣūl

  1. [zarf, eskimiş] Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde, usulüne uygun olarak
    • "Şimdi bunları bırak da bir defa alelusul kardeşine söyle." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Bakınız gelişigüzel
    • "Polis de askerler de bu adamların 6-7 Eylül olaylarıyla uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığını o kadar iyi biliyordu ki değil mahkemeye verilmek, çoğu alelusul sorguya bile çekilmemişti." (Mina Urgan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü