İçinde u olan 7 harfli 1261 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında u harfi olan kelimeler listesine ya da sonu u harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLPOCU
-
-
[isim]
Bakınız dalavereci
-
[isim]
Bakınız dalavereci
- ARNAVUT
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim]
Arnavutluk’ta yaşayan halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Arnavutluk’ta yaşayan halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
- BULUNTU
-
-
[isim]
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya
-
Sokakta bulunup alınan çocuk
-
Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal
-
[isim]
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya
- KULUNUZ
-
-
alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
- "Kulunuz bu kadar yıl yaşadım, kahveye adımımı atmış değilim."
-
alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
- BURJUVA
-
Kelime Kökeni: Fransızca bourgeois
-
[sıfat]
Orta sınıftan olan; kent soylu
-
[eskimiş]
Şehirde yaşayıp özel imtiyazlardan yararlanan
- "Burjuva bir aileden doğmuş, bir fabrikatörle evlenmiş."
-
[sıfat]
Orta sınıftan olan; kent soylu
- MUAYENE
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāyene
-
[isim, tıp]
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma; sağlık muayenesi
- "Doktor muayenesine gitmek için aldığı her randevunun ardından korkudan iştahı kesiliyordu."
-
Bir şeyi veya bir yeri gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol etme
- "... karısının hasisliğine rağmen yatak odamıza yahut yemek salonumuza Cemal Bey’in aldığı bir küçük hediyeyi muayene ederken Neriman’da aynı mütebessim, memnun çehre!"
-
[isim, tıp]
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma; sağlık muayenesi
- BUNALIŞ
-
-
[isim]
Bunalmak işi
- "Şimdi, bir nefeslik bunalışı ... pek değerli bir bağış olan bu gezmeden onu yoksun bırakmıştı."
-
[isim]
Bunalmak işi
- KUŞHANE
-
Kelime Kökeni: Türkçe kuş + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
-
[isim, eskimiş]
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
- BULUŞMA
-
-
[isim]
Buluşmak işi; telaki
- "İşte biz bugün, seninle buluşmaya söz verdiğimiz yerdeyiz."
-
[isim]
Buluşmak işi; telaki
- HİNOĞLU
-
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Bakınız kurnaz
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Bakınız kurnaz
- MUSAKKA
-
Kelime Kökeni: Arapça musaḳḳā
-
[isim]
Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek
- "Patlıcan musakkası. Kabak musakkası."
-
[isim]
Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek
- PATOZCU
-
-
[isim]
Patozuyla ücret karşılığı harman işi yapan kimse
-
[isim]
Patozuyla ücret karşılığı harman işi yapan kimse
- TAALLUK
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿalluḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ilgi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ilgi
- TUTULUM
-
-
[isim, gök bilimi]
Bir yıl boyunca Güneş'in gök küre üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire; ekliptik
-
[tıp]
Mikroorganizmanın vücudun değişik bölgelerinde yer edinmesi
-
[isim, gök bilimi]
Bir yıl boyunca Güneş'in gök küre üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire; ekliptik
- KONULUŞ
-
-
[isim]
Konulma işi
-
[isim]
Konulma işi
- KUTLAMA
-
-
[isim]
Kutlamak işi; kutlulama, tebrik, tesit
-
Kutlama töreni
-
[isim]
Kutlamak işi; kutlulama, tebrik, tesit
- ONURSUZ
-
-
[sıfat]
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan; haysiyetsiz
-
Bakınız şerefsiz
-
[sıfat]
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan; haysiyetsiz
- UFLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Acı, sızı duyarak uf demek
- "Alper uflayarak elini başının arkasından, kabarık saçlarını avuçlayıp sessizce arabaya geçti."
-
[nesnesiz]
Acı, sızı duyarak uf demek
- VANUATU
-
-
[isim]
Büyük Okyanus'un güneybatısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Port Vila
-
[isim]
Büyük Okyanus'un güneybatısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Port Vila
- MUGAYİR
-
Kelime Kökeni: Arapça muġāyir
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız aykırı
- "Yeni kadınların çoğu ana olmayı zarafete mugayir bir şey sayıyorlar ve çocuk viyaklamasından nefret ediyorlar."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız aykırı