İçinde uş olan 6 harfli 42 kelime var. İçerisinde UŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uş olan kelimeler listesine ya da sonu uş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Uş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
U Ş
2 Harfli Kelimeler
ŞU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MATRUŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça maṭrūş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız tıraşlı
- "Matruş biri görüldü mü herhâlde ecnebidir diye kestirilir atılırdı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız tıraşlı
- UNUTUŞ
-
-
[isim]
Unutmak durumu
- "Kafamın içinde, belleğimin üzerine dağlarca yığılmış unutuş toprağı birden korkunç bir heyelanla kaymaya başladı."
-
[isim]
Unutmak durumu
- OKUMUŞ
-
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- "Bizim aramızda en görmüş geçirmişi, en okumuşu sensin."
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- UYUŞUM
-
-
[isim]
Uyuşma durumu; uyuşurluk
- "Bir uyuşuma varmanın tadını çıkara çıkara güneşli kaldırımda yürüyordu."
-
[sinema, televizyon]
İki çekim arasında hareket, anlam, ışık, dekor, donatım, oyun bakımlarından aykırılık olmama durumu
-
[isim]
Uyuşma durumu; uyuşurluk
- UYUŞUK
-
-
[sıfat]
Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş
- "Terli, sıcak, uyuşuk vücudu, yatağın çukuruna yapışmış, kımıldayamıyor bile."
-
[mecaz]
Gevşek, tembel, sünepe olan; uyuntu
- "Pencerenin önündeki güneşte uyuşuk uyuşuk yatan pamuk kadar beyaz kedi pencereden atlayarak ihtiyar kadının seccadesinin yanına uzandı."
-
[sıfat]
Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş
- SERPUŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça serpūş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başlık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başlık
- TUŞSUZ
-
-
[sıfat]
Tuşu olmayan
- "Suna aceleyle tuşsuz siyah telefona ulaştı."
-
[sıfat]
Tuşu olmayan
- BAYKUŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
- "Geri döndüğümde bungalovda bir baykuş buldum, yıllar sonra hayatıma bir kuş giriyor, hoşuma gitti; oturdum, kucağıma koydum baykuşu, alnını okşadım, uyudu, sırtüstü devrildi kucağıma."
-
[isim, hayvan bilimi]
Başında, kulak yerinde iki sorgucu bulunan, yırtıcı gece kuşlarının genel adı
- BERDUŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça berdūş
-
[isim]
Başıboş, serseri kimse
- "Serseriler, berduşlar, kopuklar başlarını masalara dayayarak sabahlar burada."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız perişan
- "Bir büyük mü büyük hangar, bir dağınık, berduş yatak..."
-
[isim]
Başıboş, serseri kimse
- KUŞLUK
-
-
[isim]
Günün sabahla öğle arasındaki saatleri
- "Tarhana çorbasıyla birer baş soğan, birer çeyrek ekmekti kuşlukta yedikleri."
-
Kuşlara yem verilen zaman
-
Büyük kuş kafesi
-
[isim]
Günün sabahla öğle arasındaki saatleri
- UYUŞMA
-
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
- "Hayvanlar, bitkiler, böcekler, çocuklar doğa ile uyuşma içindedirler."
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
- AVUNUŞ
-
-
[isim]
Avunmak işi
- "Gerçekten de bu bir avunuş, sığınılan bir yorum değildi."
-
[isim]
Avunmak işi
- DOYMUŞ
-
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
-
[mecaz]
İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş
-
[kimya, fizik]
Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs); meşbu
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
- UÇURUŞ
-
-
[isim]
Uçurmak işi
-
[isim]
Uçurmak işi
- OLUŞUK
-
-
[sıfat]
Oluşmuş olan
-
[isim, jeoloji]
Bir jeoloji döneminde meydana gelmiş katmanlar dizisi
- "Üçüncü Zaman oluşukları."
-
[sıfat]
Oluşmuş olan
- OKUTUŞ
-
-
[isim]
Okutmak işi
-
[isim]
Okutmak işi
- OLUŞUM
-
-
[isim]
Oluşmak işi; teşekkül, teşkil
-
[gök bilimi, jeoloji]
Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci
-
[isim]
Oluşmak işi; teşekkül, teşkil
- OLUŞMA
-
-
[isim]
Oluşmak işi; oluş, tekevvün, teşekkül
- "Meşrutiyet Dönemi'nde tiyatro eserlerinin oluşmasında iki önemli etki buluyoruz."
-
[isim]
Oluşmak işi; oluş, tekevvün, teşekkül
- ULUYUŞ
-
-
[isim]
Ulumak işi
- "Topaçlar gibi döne döne yetişen sağanaklar, denizden sorudukları suları paçavralar gibi savuruyorlar, körleyerek geliyorlar, hazin uluyuşlarla birbiri ardında gidiyorlardı."
-
[isim]
Ulumak işi
- KUŞLAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı
-
[isim, hayvan bilimi]
Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı