İçinde uş olan 5 harfli 49 kelime var. İçerisinde UŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uş olan kelimeler listesine ya da sonu uş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Uş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

U Ş

2 Harfli Kelimeler

ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VURUŞ

  1. [isim] Vurmak işi
    • "Bazen kalbinin hafif ve sık çarpıntıları arasında ansızın tokmak gibi vuruşlar var." (Peyami Safa)
  2. [müzik] Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri; darp
  3. [müzik] Bakınız tempo
  4. [teknik] Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik
DOYUŞ

  1. [isim] Doymak işi
KOĞUŞ

  1. [isim] Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda
    • "Koğuşlardan birinin penceresinden hasta bir çocuğun söylediği türkü geliyor." (Peyami Safa)
  2. [tarih] Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda
YOKUŞ

  1. [isim] Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer; çıkış, iniş karşıtı
    • "Birimiz istasyon rampalarında yan gelirken birimiz yokuşlarda çabalar." (Arif Nihat Asya)
OLMUŞ

  1. [sıfat] Olgunlaşmış, ergin
  2. [mecaz] Bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gelişmiş (kimse)
CUŞİŞ

Kelime Kökeni: Farsça cūşiş

  1. [isim, eskimiş] Bakınız coşkunluk
    • "Yürüdükçe gönlündeki cuşiş artıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TUŞBA

  1. [isim] Van iline bağlı ilçelerden biri
DUYUŞ

  1. [isim] Duymak işi
  2. [mecaz] Bakınız seziş
MUŞLU

  1. [isim] Muş ilinden olan kimse
TUTUŞ

  1. [isim] Tutmak işi
UŞKUN

  1. [isim, bitki bilimi] Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)
    • "Çocukların, genç kızların, delikanlıların ve de yaşlıların sevdikleri bir çeşit kır meyvesiydi uşkun." (Celâlettin Çetin)
SOLUŞ

  1. [isim] Solmak işi
BİHUŞ

Kelime Kökeni: Farsça bīhūş

  1. [sıfat, eskimiş] Aklı başında olmayan, aklı başından gitmiş olan
  2. [zarf] Aklı başında olmayarak
    • "Tek tük gelip geçenlerin sesleriyle bihuş uyukladı." (Sait Faik Abasıyanık)
AKKUŞ

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız atmaca
SUSUŞ

  1. [isim] Susmak işi
    • "Bu susuş, söyleyecek söz bulamadığı için değildi." (Tarık Buğra)
KUŞAK

  1. [isim] Bele sarılan uzun ve enli kumaş
    • "Emin olmak için kuşağından bir ayna çıkarıp camı bile çizdi." (İhsan Oktay Anar)
  2. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ
  3. [teknoloji] Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri
  4. [gök bilimi] Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge
    • "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."
  5. [coğrafya] Yeryüzünde benzer özellikler gösteren coğrafi sahaların oluşturduğu bölgeleri ifade etmek için kullanılan genel ad: sıcak kuşak, deprem kuşağı, orman kuşağı vb
  6. [felsefe] Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu; batın
    • "Sanat kuşağı."
  7. [matematik] Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm; küre kuşağı
  8. [sinema, televizyon] Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler
  9. [televizyon] Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi
    • "Çizgi film kuşağı."
  10. [toplum bilimi] Yaklaşık yirmi beş otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği; göbek, nesil, batın, jenerasyon
    • "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir." (Falih Rıfkı Atay)
KOKUŞ

  1. [isim] Kokmak işi
KUŞET

Kelime Kökeni: Fransızca couchette

  1. [isim] Gemi veya trende yatak
SOYUŞ

  1. [isim] Soymak işi
KURUŞ

Kelime Kökeni: Almanca Groschen

  1. [isim] Liranın yüzde biri değerinde Türk parası
    • "Kırmızı meşin üzerine yaldızlı en iyi cildi beş kuruşa yapardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü