İçinde uş olan 5 harfli 49 kelime var. İçerisinde UŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uş olan kelimeler listesine ya da sonu uş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Uş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
U Ş
2 Harfli Kelimeler
ŞU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VURUŞ
-
-
[isim]
Vurmak işi
- "Bazen kalbinin hafif ve sık çarpıntıları arasında ansızın tokmak gibi vuruşlar var."
-
[müzik]
Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri; darp
-
[müzik]
Bakınız tempo
-
[teknik]
Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik
-
[isim]
Vurmak işi
- DOYUŞ
-
-
[isim]
Doymak işi
-
[isim]
Doymak işi
- KOĞUŞ
-
-
[isim]
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda
- "Koğuşlardan birinin penceresinden hasta bir çocuğun söylediği türkü geliyor."
-
[tarih]
Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda
-
[isim]
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda
- YOKUŞ
-
-
[isim]
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer; çıkış, iniş karşıtı
- "Birimiz istasyon rampalarında yan gelirken birimiz yokuşlarda çabalar."
-
[isim]
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer; çıkış, iniş karşıtı
- OLMUŞ
-
-
[sıfat]
Olgunlaşmış, ergin
-
[mecaz]
Bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gelişmiş (kimse)
-
[sıfat]
Olgunlaşmış, ergin
- CUŞİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça cūşiş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız coşkunluk
- "Yürüdükçe gönlündeki cuşiş artıyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız coşkunluk
- TUŞBA
-
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Van iline bağlı ilçelerden biri
- DUYUŞ
-
-
[isim]
Duymak işi
-
[mecaz]
Bakınız seziş
-
[isim]
Duymak işi
- MUŞLU
-
-
[isim]
Muş ilinden olan kimse
-
[isim]
Muş ilinden olan kimse
- TUTUŞ
-
-
[isim]
Tutmak işi
-
[isim]
Tutmak işi
- UŞKUN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)
- "Çocukların, genç kızların, delikanlıların ve de yaşlıların sevdikleri bir çeşit kır meyvesiydi uşkun."
-
[isim, bitki bilimi]
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)
- SOLUŞ
-
-
[isim]
Solmak işi
-
[isim]
Solmak işi
- BİHUŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça bīhūş
-
[sıfat, eskimiş]
Aklı başında olmayan, aklı başından gitmiş olan
-
[zarf]
Aklı başında olmayarak
- "Tek tük gelip geçenlerin sesleriyle bihuş uyukladı."
-
[sıfat, eskimiş]
Aklı başında olmayan, aklı başından gitmiş olan
- AKKUŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız atmaca
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız atmaca
- SUSUŞ
-
-
[isim]
Susmak işi
- "Bu susuş, söyleyecek söz bulamadığı için değildi."
-
[isim]
Susmak işi
- KUŞAK
-
-
[isim]
Bele sarılan uzun ve enli kumaş
- "Emin olmak için kuşağından bir ayna çıkarıp camı bile çizdi."
-
Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ
-
[teknoloji]
Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri
-
[gök bilimi]
Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge
- "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."
-
[coğrafya]
Yeryüzünde benzer özellikler gösteren coğrafi sahaların oluşturduğu bölgeleri ifade etmek için kullanılan genel ad: sıcak kuşak, deprem kuşağı, orman kuşağı vb
-
[felsefe]
Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu; batın
- "Sanat kuşağı."
-
[matematik]
Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm; küre kuşağı
-
[sinema, televizyon]
Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler
-
[televizyon]
Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi
- "Çizgi film kuşağı."
-
[toplum bilimi]
Yaklaşık yirmi beş otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği; göbek, nesil, batın, jenerasyon
- "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir."
-
[isim]
Bele sarılan uzun ve enli kumaş
- KOKUŞ
-
-
[isim]
Kokmak işi
-
[isim]
Kokmak işi
- KUŞET
-
Kelime Kökeni: Fransızca couchette
-
[isim]
Gemi veya trende yatak
-
[isim]
Gemi veya trende yatak
- SOYUŞ
-
-
[isim]
Soymak işi
-
[isim]
Soymak işi
- KURUŞ
-
Kelime Kökeni: Almanca Groschen
-
[isim]
Liranın yüzde biri değerinde Türk parası
- "Kırmızı meşin üzerine yaldızlı en iyi cildi beş kuruşa yapardı."
-
[isim]
Liranın yüzde biri değerinde Türk parası