İçinde uş olan 11 harfli 62 kelime var. İçerisinde UŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uş olan kelimeler listesine ya da sonu uş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Uş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
U Ş
2 Harfli Kelimeler
ŞU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UYUŞTURULUŞ
-
-
[isim]
Uyuşturulmak işi
-
[isim]
Uyuşturulmak işi
- KOKUŞTURMAK
-
-
[-i]
Kokuşmasına sebep olmak
-
[-i]
Kokuşmasına sebep olmak
- KUŞKUSUZLUK
-
-
[isim]
Kuşkusuz olma durumu; şüphesizlik
-
[isim]
Kuşkusuz olma durumu; şüphesizlik
- OLUŞUVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Aniden oluşmak
- "Kendiliğinden oluşuveren rol dağılımı çiğnenmediği müddetçe kimse kimseye gocunmuyordu."
-
[nesnesiz]
Aniden oluşmak
- VURUŞTURMAK
-
-
[-i]
Vuruşma işini yaptırmak
-
[-i]
Vuruşma işini yaptırmak
- BULUŞTURMAK
-
-
[-i, -le]
Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
- "... ama kader bu gece her ikisini de aynı masanın başında tekrar buluşturmuştu işte."
-
[-i, -le]
Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
- OLUŞTURTMAK
-
-
[-i]
Oluşturma işini yaptırmak
-
[-i]
Oluşturma işini yaptırmak
- SAVUŞTURMAK
-
-
[-i]
Geçiştirmek, atlatmak; defetmek
- "Sevinin şehirdaşlar, bir lüks tehlikesini kolayca savuşturduk."
-
[-i]
Geçiştirmek, atlatmak; defetmek
- BAŞÇAVUŞLUK
-
-
[isim]
Başçavuş olma durumu
-
Başçavuşun rütbesi
-
Başçavuşun görevi
- "Genç Ethem, Balkan Savaşı’nı yalnız biraz askerlik, başçavuşluk, subay vekilliği üzerine eğitim ve kolordusunun muhafız taburunda bekçilik yapmakla geçirmemiş…"
-
[isim]
Başçavuş olma durumu
- YOĞUŞTURMAK
-
-
[-i]
Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
-
[-i]
Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
- BURUŞTURMAK
-
-
[-i]
Buruşuk duruma getirmek
- "Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı."
-
[-i]
Buruşuk duruma getirmek
- OLUŞUMCULUK
-
-
[isim, ruh bilimi]
İnsanın ruh dünyasında oluşan ve gelişen bir durumun yaşla geliştiğini ileri süren görüş
-
[isim, ruh bilimi]
İnsanın ruh dünyasında oluşan ve gelişen bir durumun yaşla geliştiğini ileri süren görüş
- OLUŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Oluşma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Oluşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KAVUŞUVERME
-
-
[isim]
Kavuşuvermek işi
-
[isim]
Kavuşuvermek işi
- KONUŞTURMAK
-
-
[-i]
Konuşmasını sağlamak, konuşmasına yol açmak
- "Karagözcü hem görüntüleri hareket ettirir hem de her kişinin özelliğine göre sesini değiştirerek her birini ayrı ayrı konuşturur."
-
[mecaz]
Bir müzik aletini çok güzel çalmak
- "Piyanoyu konuşturuyor."
-
[-i]
Konuşmasını sağlamak, konuşmasına yol açmak
- BURUŞABİLME
-
-
[isim]
Buruşabilmek işi
-
[isim]
Buruşabilmek işi
- TOKUŞTURMAK
-
-
[-i, -le]
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
- "Limonata bardaklarını içki kadehi gibi tokuşturarak fevkalade neşeleniyor görünür."
-
[-i, -le]
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
- DOLMUŞÇULUK
-
-
[isim]
Dolmuşçunun yaptığı iş
-
[isim]
Dolmuşçunun yaptığı iş
- OLUŞTURULMA
-
-
[isim]
Oluşturulmak işi
- "Şimdilik, bu amaçla özel bir komisyonun hazırlığı niteliğinde bir kurul oluşturulmasını öneriyorum."
-
[isim]
Oluşturulmak işi
- KUŞATABİLME
-
-
[isim]
Kuşatabilmek işi
-
[isim]
Kuşatabilmek işi