İçinde uş olan 11 harfli 62 kelime var. İçerisinde UŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uş olan kelimeler listesine ya da sonu uş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Uş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

U Ş

2 Harfli Kelimeler

ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYUŞTURULUŞ

  1. [isim] Uyuşturulmak işi
KOKUŞTURMAK

  1. [-i] Kokuşmasına sebep olmak
KUŞKUSUZLUK

  1. [isim] Kuşkusuz olma durumu; şüphesizlik
OLUŞUVERMEK

  1. [nesnesiz] Aniden oluşmak
    • "Kendiliğinden oluşuveren rol dağılımı çiğnenmediği müddetçe kimse kimseye gocunmuyordu." (Elif Şafak)
VURUŞTURMAK

  1. [-i] Vuruşma işini yaptırmak
BULUŞTURMAK

  1. [-i, -le] Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
    • "... ama kader bu gece her ikisini de aynı masanın başında tekrar buluşturmuştu işte." (Ayşe Kulin)
OLUŞTURTMAK

  1. [-i] Oluşturma işini yaptırmak
SAVUŞTURMAK

  1. [-i] Geçiştirmek, atlatmak; defetmek
    • "Sevinin şehirdaşlar, bir lüks tehlikesini kolayca savuşturduk." (Nâzım Hikmet)
BAŞÇAVUŞLUK

  1. [isim] Başçavuş olma durumu
  2. Başçavuşun rütbesi
  3. Başçavuşun görevi
    • "Genç Ethem, Balkan Savaşı’nı yalnız biraz askerlik, başçavuşluk, subay vekilliği üzerine eğitim ve kolordusunun muhafız taburunda bekçilik yapmakla geçirmemiş…" (Hasan İzzettin Dinamo)
YOĞUŞTURMAK

  1. [-i] Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
BURUŞTURMAK

  1. [-i] Buruşuk duruma getirmek
    • "Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı." (Osman Aysu)
OLUŞUMCULUK

  1. [isim, ruh bilimi] İnsanın ruh dünyasında oluşan ve gelişen bir durumun yaşla geliştiğini ileri süren görüş
OLUŞABİLMEK

  1. [nesnesiz] Oluşma ihtimali veya imkânı bulunmak
KAVUŞUVERME

  1. [isim] Kavuşuvermek işi
KONUŞTURMAK

  1. [-i] Konuşmasını sağlamak, konuşmasına yol açmak
    • "Karagözcü hem görüntüleri hareket ettirir hem de her kişinin özelliğine göre sesini değiştirerek her birini ayrı ayrı konuşturur." (Metin And)
  2. [mecaz] Bir müzik aletini çok güzel çalmak
    • "Piyanoyu konuşturuyor."
BURUŞABİLME

  1. [isim] Buruşabilmek işi
TOKUŞTURMAK

  1. [-i, -le] Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
    • "Limonata bardaklarını içki kadehi gibi tokuşturarak fevkalade neşeleniyor görünür." (Reşat Nuri Güntekin)
DOLMUŞÇULUK

  1. [isim] Dolmuşçunun yaptığı iş
OLUŞTURULMA

  1. [isim] Oluşturulmak işi
    • "Şimdilik, bu amaçla özel bir komisyonun hazırlığı niteliğinde bir kurul oluşturulmasını öneriyorum." (Nâzım Hikmet)
KUŞATABİLME

  1. [isim] Kuşatabilmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü