İçinde tıs olan 10 harfli 30 kelime var. İçerisinde TIS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tıs olan kelimeler listesine ya da sonu tıs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tıs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I S T
3 Harfli Kelimeler
TIS
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞARILTISIZ
-
-
[sıfat]
Şarıltısı olmayan
-
[sıfat]
Şarıltısı olmayan
- HIRILTISIZ
-
-
[sıfat]
Hırıltı çıkarmayan, hırıltısı olmayan
- "Sessiz, hırıltısız, horultusuz, su sızışında uyudu."
-
[sıfat]
Hırıltı çıkarmayan, hırıltısı olmayan
- KIPIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Kıpırtısı olmayan; kımıltısız, kıprayışsız
- "Pembe mum alevleri, ortalığın sükûnu kadar kıpırtısızdı."
-
[zarf]
Kıpırtısı olmadan
- "Dümen başında kıpırtısız duran adam, hiçbir şey bilmiyor."
-
[sıfat]
Kıpırtısı olmayan; kımıltısız, kıprayışsız
- CIVILTISIZ
-
-
[sıfat]
Cıvıltısı olmayan
- "Pencereden bakınca ulu ağaçların neftî yeşil gölgesinin düştüğü yosun tutmuş, rutubetli, kasvetli avlular görünürdü: İnsansız, sessiz, cıvıltısız avlular."
-
[sıfat]
Cıvıltısı olmayan
- KIMILTISIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız kıpırtısız
-
[sıfat]
Bakınız kıpırtısız
- FIŞIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Fışırtı sesi çıkarmayan
-
[sıfat]
Fışırtı sesi çıkarmayan
- SIZILTISIZ
-
-
[zarf]
Sızlanmadan, yakınmadan
- "Her zora katlanıp ne yapılsa sızıltısız rıza gösterdiğinden dolayı Emine'ye Yanık Emine derlerdi."
-
[zarf]
Sızlanmadan, yakınmadan
- SIKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Sıkıntısı olmayan; bunsuz (II), kasavetsiz, sancısız
-
Sıkıntı vermeyen
-
[sıfat]
Sıkıntısı olmayan; bunsuz (II), kasavetsiz, sancısız
- CIZIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Cızırdamayan, cızırtısı olmayan; cızıltısız
- "Cızırtısız arabanın, özellikle çocuklarda nasıl bir eziklik yarattığını çok iyi bilen büyükler buna önem verirlerdi."
-
[zarf]
Cızırdamadan
- "Galiba iyice sabunlandığı için kağnıların dingilleri de cızırtısız dönüyordu..."
-
[sıfat]
Cızırdamayan, cızırtısı olmayan; cızıltısız
- KISINTISIZ
-
-
[sıfat]
Kısıntı yapılmayan
-
[sıfat]
Kısıntı yapılmayan
- ÇAKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Çakıntısı olmayan
- "Gözlerine dolan ışık, zeytin yeşili kıvamına erimiş bal aydınlığı kattı; çakıntısız, duru, âdeta süzülmüş bir aydınlık bu..."
-
[sıfat]
Çakıntısı olmayan
- ÇIKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Çıkıntısı olmayan
- "... çıkıntısız, kabarıksız yamyassı kuru vücudu insana hiçbir iştiha vermez, bu bir deri bir kemikten yapılmış kadın gözü doyurmaz, aldatmazdı."
-
[sıfat]
Çıkıntısı olmayan
- AYRINTISIZ
-
-
[sıfat]
Ayrıntısı olmayan; teferruatsız, detaysız
-
[sıfat]
Ayrıntısı olmayan; teferruatsız, detaysız
- HIŞILTISIZ
-
-
[sıfat]
Hışıltısı olmayan (ses)
-
[sıfat]
Hışıltısı olmayan (ses)
- KASINTISIZ
-
-
[sıfat]
Kasıntısı olmayan
-
[mecaz]
Büyüklenmeyen
- "Amerika’nın her kesitinde bu kasıntısız rahatlık dikkatimi çekmişti."
-
[sıfat]
Kasıntısı olmayan
- SAKINTISIZ
-
-
[sıfat]
Sakıntısı olmayan
-
[sıfat]
Sakıntısı olmayan
- PARILTISIZ
-
-
[sıfat]
Parlaklığı olmayan; şaşaasız
-
[sıfat]
Parlaklığı olmayan; şaşaasız
- ÇATIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Çatırtısı olmayan
-
[sıfat]
Çatırtısı olmayan
- ŞAKIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Şakırtısı olmayan
-
[sıfat]
Şakırtısı olmayan
- CAZIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Cazırtısı olmayan
-
[sıfat]
Cazırtısı olmayan