İçinde tırma olan 8 harfli 34 kelime var. İçerisinde TIRMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tırma olan kelimeler listesine ya da sonu tırma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tırma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I M R T
5 Harfli Kelimeler
ARTIM, MARTI, TARIM, TIMAR
4 Harfli Kelimeler
ARTI, ATIM, MART
3 Harfli Kelimeler
ARI, ART, IRA, MAT, RAM, TAM, TAR, TIR
2 Harfli Kelimeler
AM, AR, AT, IR, MA, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BATIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
- "Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı."
-
[-i]
Sivri uçlu bir şeyi yumuşak bir yere saplamak
- "... sonra bir iğne bulup kaba etlerine art arda batırmışlar da o bunların hiçbirine tepki göstermemiş."
-
[-i]
Denizde ve suda yüzen taşıtların suya gömülmesine, batmasına sebep olmak
-
[-i]
Elindeki mal, para vb. varlığını kaybetmek
-
[-i]
Çok kirletmek
- "Üstünü başını batırmış."
-
Bakınız bulamak
-
Bir şeye aşırı derecede maruz bırakmak
- "Borca batırmak."
-
[-i]
Son bulmasına sebep olmak
-
[-i, mecaz]
Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
-
[-i, mecaz]
Bakınız mahvetmek
- "Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi"
-
[-e, -i]
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
- IHTIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Deve çöktürüp oturtmak
-
[-i, ağızlardan]
Deve çöktürüp oturtmak
- FITTIRMA
-
-
[isim]
Fıttırmak durumu
-
[isim]
Fıttırmak durumu
- TIRMANMA
-
-
[isim]
Tırmanmak işi
- "Radyatörün suyunu tazeledikten sonra virajlı yokuşu tırmanmaya başladı."
-
[spor]
Özel araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru çıkma
-
[askerlik]
Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim
-
[mecaz]
Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi
-
[isim]
Tırmanmak işi
- YATIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
- "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım."
-
[-i, -de]
Bakınız uyutmak
-
Geceyi geçirmesini sağlamak
- "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar."
-
[-i]
Eğmek, yatık duruma getirmek
- "Yağmur ekinleri yatırdı."
-
[-i]
Konuk etmek
-
Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
- "Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu."
-
Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek
- "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
-
Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
- "Pastırmayı çemene yatırmak."
-
[-i]
Bir şeyi düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
- "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor."
-
Bir şeyi satın almak için para harcamak
- "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır."
-
[argo]
Başarısızlığa uğramasına yol açmak
-
[-e, -i]
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
- KISTIRMA
-
-
[isim]
Kıstırmak işi
-
İçerisine peynir, kıyılmış et vb. konularak sac üzerinde pişirilen börek
-
Bakınız karnıyarık
-
[isim]
Kıstırmak işi
- ÇAKTIRMA
-
-
[isim]
Çaktırmak işi
-
[isim]
Çaktırmak işi
- TATTIRMA
-
-
[isim]
Tattırmak işi
-
[isim]
Tattırmak işi
- ATTIRMAK
-
-
[-i, -den]
Atma işini yaptırmak
- "Osman, babamı zindana attırmış ve ihtiyarın orada ölmesine sebep olmuştu."
-
[-i, -den]
Atma işini yaptırmak
- SIÇTIRMA
-
-
[isim]
Sıçtırmak işi
-
[isim]
Sıçtırmak işi
- AÇTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Açma işini yaptırmak
- "Züğürtlükten telefonumuz kesildi mi ona bir selam yollar açtırırdık."
-
[-e, -i]
Açma işini yaptırmak
- ARTIRMAK
-
-
[-i]
Artmasını sağlamak
- "Bu sıcak ve içten ses Fikret’i hayata bağlıyor, yaşama sevincini artırıyordu."
-
Bir şeye başkalarının verdiğinden daha fazla fiyat vermek, ortaya daha fazla para sürmek
-
Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek
- "Bir yedim, beş artırdım. Bir yedim, on artırdım. Bir gün bir de bakıverdim ki kendim bir lokanta sahibi oluvermişim."
-
[mecaz]
Herhangi bir davranışta ileri gitmek
- "Sen edepsizliği adamakıllı artırdın."
-
[-i]
Artmasını sağlamak
- PASTIRMA
-
-
[isim]
Üzerine tuz, çemen, kırmızıbiber karışımı sürülmüş etin güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek
- "Canım sen kapıyı aç, ben onu tutar, ağzından pastırmayı alırım..."
-
[isim]
Üzerine tuz, çemen, kırmızıbiber karışımı sürülmüş etin güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek
- AŞTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Aşma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Aşma işini yaptırmak
- TIRMANIŞ
-
-
[isim]
Tırmanmak işi
-
[isim]
Tırmanmak işi
- SAPTIRMA
-
-
[isim]
Saptırmak işi; spekülasyon
-
[mimarlık]
Süs olarak yapılan kırık çizgili silme
-
[isim]
Saptırmak işi; spekülasyon
- PISTIRMA
-
-
[-i]
Bakınız sindirme
-
[-i]
Bakınız sindirme
- YAPTIRMA
-
-
[isim]
Yaptırmak işi
-
[isim]
Yaptırmak işi
- YAKTIRMA
-
-
[isim]
Yaktırmak işi
-
[isim]
Yaktırmak işi
- BIKTIRMA
-
-
[isim]
Bıktırmak işi
- "Birbirine benzemekten, bir örneklikten sizi bıktırmalarının imkânı yoktur."
-
[isim]
Bıktırmak işi