İçinde tırma olan 8 harfli 34 kelime var. İçerisinde TIRMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tırma olan kelimeler listesine ya da sonu tırma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tırma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I M R T

5 Harfli Kelimeler

ARTIM, MARTI, TARIM, TIMAR

4 Harfli Kelimeler

ARTI, ATIM, MART

3 Harfli Kelimeler

ARI, ART, IRA, MAT, RAM, TAM, TAR, TIR

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, AT, IR, MA, RA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BATIRMAK

  1. [-e, -i] Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
    • "Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı." (Cahit Uçuk)
  2. [-i] Sivri uçlu bir şeyi yumuşak bir yere saplamak
    • "... sonra bir iğne bulup kaba etlerine art arda batırmışlar da o bunların hiçbirine tepki göstermemiş."
  3. [-i] Denizde ve suda yüzen taşıtların suya gömülmesine, batmasına sebep olmak
  4. [-i] Elindeki mal, para vb. varlığını kaybetmek
  5. [-i] Çok kirletmek
    • "Üstünü başını batırmış."
  6. Bakınız bulamak
  7. Bir şeye aşırı derecede maruz bırakmak
    • "Borca batırmak."
  8. [-i] Son bulmasına sebep olmak
  9. [-i, mecaz] Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
  10. [-i, mecaz] Bakınız mahvetmek
    • "Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi" (Cahit Sıtkı Tarancı)
IHTIRMAK

  1. [-i, ağızlardan] Deve çöktürüp oturtmak
FITTIRMA

  1. [isim] Fıttırmak durumu
TIRMANMA

  1. [isim] Tırmanmak işi
    • "Radyatörün suyunu tazeledikten sonra virajlı yokuşu tırmanmaya başladı." (Aka Gündüz)
  2. [spor] Özel araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru çıkma
  3. [askerlik] Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim
  4. [mecaz] Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi
YATIRMAK

  1. [-e, -i] Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
    • "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [-i, -de] Bakınız uyutmak
  3. Geceyi geçirmesini sağlamak
    • "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar." (Ömer Seyfettin)
  4. [-i] Eğmek, yatık duruma getirmek
    • "Yağmur ekinleri yatırdı."
  5. [-i] Konuk etmek
  6. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
    • "Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  7. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek
    • "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
  8. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
    • "Pastırmayı çemene yatırmak."
  9. [-i] Bir şeyi düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
    • "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor." (Attilâ İlhan)
  10. Bir şeyi satın almak için para harcamak
    • "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır." (Haldun Taner)
  11. [argo] Başarısızlığa uğramasına yol açmak
KISTIRMA

  1. [isim] Kıstırmak işi
  2. İçerisine peynir, kıyılmış et vb. konularak sac üzerinde pişirilen börek
  3. Bakınız karnıyarık
ÇAKTIRMA

  1. [isim] Çaktırmak işi
TATTIRMA

  1. [isim] Tattırmak işi
ATTIRMAK

  1. [-i, -den] Atma işini yaptırmak
    • "Osman, babamı zindana attırmış ve ihtiyarın orada ölmesine sebep olmuştu." (Necip Fazıl Kısakürek)
SIÇTIRMA

  1. [isim] Sıçtırmak işi
AÇTIRMAK

  1. [-e, -i] Açma işini yaptırmak
    • "Züğürtlükten telefonumuz kesildi mi ona bir selam yollar açtırırdık." (Yusuf Ziya Ortaç)
ARTIRMAK

  1. [-i] Artmasını sağlamak
    • "Bu sıcak ve içten ses Fikret’i hayata bağlıyor, yaşama sevincini artırıyordu." (Reşat Enis Aygen)
  2. Bir şeye başkalarının verdiğinden daha fazla fiyat vermek, ortaya daha fazla para sürmek
  3. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek
    • "Bir yedim, beş artırdım. Bir yedim, on artırdım. Bir gün bir de bakıverdim ki kendim bir lokanta sahibi oluvermişim." (Rıfat N. Bali)
  4. [mecaz] Herhangi bir davranışta ileri gitmek
    • "Sen edepsizliği adamakıllı artırdın."
PASTIRMA

  1. [isim] Üzerine tuz, çemen, kırmızıbiber karışımı sürülmüş etin güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek
    • "Canım sen kapıyı aç, ben onu tutar, ağzından pastırmayı alırım..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
AŞTIRMAK

  1. [-e, -i] Aşma işini yaptırmak
TIRMANIŞ

  1. [isim] Tırmanmak işi
SAPTIRMA

  1. [isim] Saptırmak işi; spekülasyon
  2. [mimarlık] Süs olarak yapılan kırık çizgili silme
PISTIRMA

  1. [-i] Bakınız sindirme
YAPTIRMA

  1. [isim] Yaptırmak işi
YAKTIRMA

  1. [isim] Yaktırmak işi
BIKTIRMA

  1. [isim] Bıktırmak işi
    • "Birbirine benzemekten, bir örneklikten sizi bıktırmalarının imkânı yoktur." (Hüseyin Cahit Yalçın)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü