İçinde tıl olan 8 harfli 32 kelime var. İçerisinde TIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tıl olan kelimeler listesine ya da Sonu tıl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KATILTMA
-
-
[isim]
Katıltmak işi
-
[isim]
Katıltmak işi
- ARITILIŞ
-
-
[isim]
Arıtılma işi veya biçimi
-
[isim]
Arıtılma işi veya biçimi
- ISITILMA
-
-
[isim]
Isıtılmak işi
-
[isim]
Isıtılmak işi
- ÇALTILIK
-
-
[isim]
Çaltısı çok olan yer
-
[isim]
Çaltısı çok olan yer
- UZATILMA
-
-
[isim]
Uzatılmak işi veya durumu
-
[isim]
Uzatılmak işi veya durumu
- ORANTILI
-
-
[sıfat]
Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip
- "Gazetecilik de spor da o kitlelerin genel seviyesiyle doğrudan orantılıdır." (Haldun Taner)
-
Bir niceliğin iki, üç, ... kez çoğalması veya azalması başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir
-
[sıfat]
Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip
- BATILICA
- ...
- YATILMAK
-
-
[nsz]
Yatma işi yapılmak
-
[nsz]
Yatma işi yapılmak
- AKITILIŞ
- ...
- ABARTILI
-
-
[sıfat]
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı
- "Abartılı söz."
-
[zarf]
Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde
-
[sıfat]
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı
- KATILMAK
-
-
[nsz]
Katma işi yapılmak
- "Süte su katılmış."
-
Bir topluluğa girmek, iştirak etmek
- "Üç dört ev ötedeki boş arsada çocukların oyunlarına katıldım." (Necati Cumalı)
-
Ortak olmak, benimsemek
- "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Katma işi yapılmak
- AKINTILI
-
-
[sıfat]
Akıntısı olan
-
Eğik, eğimli, meyilli
-
[sıfat]
Akıntısı olan
- IŞILTILI
-
-
[sıfat]
Işıltısı olan, ışıltı yapan
- "Bulutun ardından yine ışıltılı bir gece yarısı çıkıp gelmişti." (Burhan Günel)
-
[sıfat]
Işıltısı olan, ışıltı yapan
- YIRTILMA
-
-
[isim]
Yırtılmak işi
- "Ben evrakı yırtılmaya hazır bir deste hâline getirince güçlükle söylendi." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yırtılmak işi
- BATILLIK
- ...
- ARATILMA
-
-
[isim]
Aratılmak işi
-
[isim]
Aratılmak işi
- TARTILIŞ
-
-
[isim]
Tartılma işi veya biçimi
-
[isim]
Tartılma işi veya biçimi
- AKITILMA
- ...
- TILSIMLI
-
-
[sıfat]
Tılsımı olan
- "Tılsımlı kapılarına el sürmedim." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Tılsımı olan
- DONATILI
-
-
[sıfat]
Donatısı olan
-
[sıfat]
Donatısı olan