İçinde tı olan 7 harfli 280 kelime var. İçerisinde TI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tı olan kelimeler listesine ya da Sonu tı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HIŞILTI
-
-
[isim]
Sert ve sürekli çıkan ses
-
[isim]
Sert ve sürekli çıkan ses
- TELETIP
- ...
- KAPANTI
-
-
[isim]
Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması
-
[isim]
Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması
- YAĞILTI
-
-
[isim]
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
-
[isim]
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
- MINTIKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bölge
-
[isim]
Bölge
- OKŞANTI
-
-
[isim]
Okşama
-
[isim]
Okşama
- SIKINTI
-
-
[isim]
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
- "İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı." (Peyami Safa)
- "İki ateş arasında epeyce sıkıntı çektik." (Aka Gündüz)
- "Bir derdi, bir sıkıntısı olup da öyle susup durduğu akşamlar bile yanında bulunmaktan hoşlanıyoruz." (Nurullah ataç)
-
Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet
- "Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm." (Aka Gündüz)
-
Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
- "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bulunmama durumu
- "Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş." (Haldun Taner)
-
Sorun, problem, mesele
- "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu." (Burhan Felek)
-
[isim]
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
- SALINTI
-
-
[isim]
Salınma işi
-
[isim]
Salınma işi
- ÇAĞIRTI
-
-
[isim]
Çağırma sesi
- "Bağırtılar, çağırtılar."
-
[isim]
Çağırma sesi
- KATINTI
-
-
[isim]
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
- "Birçok dillerin katıntısı bir lehçe."
-
[sıfat]
Hayvan sürüsüne dışarıdan gelip katılan (hayvan)
-
[isim]
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
- YIRTICI
-
-
[sıfat]
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
-
Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse)
- "Uzun bir müddet insanın yırtıcı hayvanat cinsinden bir mahluk olduğunu ispat için binbir dereden su getirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Tiz, yüksek (ses)
- "Bir sabah ev halkı, aşçı Şerife Hanım'ın yırtıcı çığlıklarıyla uyandı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
İş bitiren, mahir
- "Buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı ve zengin adamıdır." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
- TIKAÇLI
-
-
[sıfat]
Tıkacı olan, tıkaçlanmış
-
[sıfat]
Tıkacı olan, tıkaçlanmış
- KUŞATIŞ
-
-
[isim]
Kuşatma işi veya biçimi
-
[isim]
Kuşatma işi veya biçimi
- SATILIŞ
-
-
[isim]
Satılma işi
-
[isim]
Satılma işi
- ARTIRIŞ
-
-
[isim]
Artırma işi veya biçimi
-
[isim]
Artırma işi veya biçimi
- ALTIPAS
-
-
[isim]
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 m (6 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
-
[isim]
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 m (6 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
- FITIKLI
-
-
[sıfat]
Fıtığı olan
-
[sıfat]
Fıtığı olan
- KAKIRTI
-
-
[isim]
Kuru şeylerin birbirine sürtünmesinden veya kırılmasından çıkan ses
-
[isim]
Kuru şeylerin birbirine sürtünmesinden veya kırılmasından çıkan ses
- DİLALTI
-
-
[isim]
Tavuklarda görülen bir hastalık
-
[isim]
Tavuklarda görülen bir hastalık
- KATIŞIK
-
-
İçine başka şeyler karışmış olan, karışık, karma, mahlut
-
İçine başka şeyler karışmış olan, karışık, karma, mahlut