İçinde tı olan 6 harfli 99 kelime var. İçerisinde TI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tı olan kelimeler listesine ya da Sonu tı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKINTI
-
-
[isim]
Akma işi
- "Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi."
- "Ancak bugün anlıyoruz ki Mithat Paşa'dan beri o kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan
- "Bataklıklardan kurtulduktan sonra, akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum." (Ömer Seyfettin)
-
Eğiklik, eğim, meyil
- "Bu damın akıntısı az gelmiş."
-
Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı
-
Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum
-
Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması
- "Ertesi sabah, sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Akma işi
- BARTIN
- ...
- TIRINK
-
-
[isim]
Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses
-
[isim]
Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses
- YIRTIK
-
-
[sıfat]
Yırtılmış olan
- "Kirli, yırtık yenleriyle alnının terlerini sildi." (Ömer Seyfettin)
-
Eskimiş, parçalanmış
-
Cırlak, tiz, keskin (ses)
- "Yırtık sesiyle çığlık çığlığa bağırıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Utanması, çekinmesi olmayan
- "Becerikli, yırtık bir kız değil ki mağazalarda iş arasın, bulsun." (Peyami Safa)
-
[isim]
Yırtılma sonucu oluşmuş yarık
- "Çorabın yırtığı."
-
[sıfat]
Yırtılmış olan
- SATICI
-
-
[isim]
Alıcıya bir şey satan kimse
- "Gelen yolcuların çoğu bir Akbaba alıyordu satıcıdan." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Alıcıya bir şey satan kimse
- AŞINTI
-
-
[isim]
Aşınmış yer
-
[isim]
Aşınmış yer
- BALTIK
- ...
- TILSIM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç
- "Hele bu Cumhuriyet sözünü ne seviyor, nasıl sihirli bir deyim, her şeyi bir anda değiştiriverecek bir tılsımmış gibi tekrarlıyor." (Atilla İlhan)
-
Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey
-
Çare, önlem, kuvvet
- "Bu insanlar, hastalık ve acı, görünmez bir canavar gibi yerlerinden kaptı mı çantaya tılsım gibi bakarlar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç
- ÇATILI
-
-
[sıfat]
Çatısı olan (yapı)
- "Burası uzaktan beyaz çatılı, tenha bir köye benziyordu." (Ömer Seyfettin)
-
Çatılmış olan
-
Başına çatkı bağlanmış olan
-
[sıfat]
Çatısı olan (yapı)
- BAYATI
-
-
[isim]
Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
-
[isim]
Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü
- BATILI
- ...
- RIHTIM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer
- "Gençlik neşesi, bahar güneşi aydınlığı ve şarkı sesleri içinde küçük rıhtımlara yanaşıyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer
- ANLATI
-
-
[isim]
Ayrıntılarıyla anlatma
-
Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye
-
[isim]
Ayrıntılarıyla anlatma
- SALTIK
-
-
[sıfat]
Mutlak
- "Sonra ziller ve ansızın saltık bir gülümseyiş bu genç kız." (Selim İleri)
-
Bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan (bir olgunun niteliği)
-
[sıfat]
Mutlak
- TIRMIK
-
-
[isim]
Tırnak beresi
- "Yüzünde tırmıklar vardı." (Peyami Safa)
-
Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç
-
[isim]
Tırnak beresi
- UZANTI
-
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
-
Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası
- "Bu mutluluğu uzatmak, onun uzantısı ile kanınıza dolan sıcaklığı uzun süre muhafaza etmek istiyorsunuz." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
- TIRTIL
-
-
[isim]
Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu
-
[isim]
Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu
- MANTIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğru düşünme sanatı ve bilimi
- "Akılla, mantıkla açıklanmayacak durumlar vardır dünyada." (Necati Cumalı)
-
Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi
- "Ali Rıza bey gerçi bir vakit bu mantığa kulak vermiyor göründü." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi
-
[isim]
Doğru düşünme sanatı ve bilimi
- AYARTI
-
-
[isim]
Baştan çıkarma
-
[isim]
Baştan çıkarma
- TIGALA
-
-
[isim]
Hekimlikte kullanılan, sütleğengillerden bir bitkinin verdiği zamk ve öz su
-
[isim]
Hekimlikte kullanılan, sütleğengillerden bir bitkinin verdiği zamk ve öz su