İçinde tı olan 11 harfli 322 kelime var. İçerisinde TI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tı olan kelimeler listesine ya da Sonu tı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞILATILMAK
-
-
[nsz]
Aşılatma işine konu olmak
-
[nsz]
Aşılatma işine konu olmak
- MATLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Matlaştırmak işi
-
[isim]
Matlaştırmak işi
- BAĞIRTTIRMA
- ...
- ÇIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak
- "Sonunda parayı çıkıştırdım."
-
[-i]
Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak
- BAĞDAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bağdaştırmak işi
-
[isim]
Bağdaştırmak işi
- KATIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin içine başka bir şey katarak karıştırmak
-
[-i]
Bir şeyin içine başka bir şey katarak karıştırmak
- KEÇİTIRNAĞI
-
-
[isim]
Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi
-
[isim]
Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi
- TINGILDAMAK
-
-
[nsz]
Tıngırdamak
-
[nsz]
Tıngırdamak
- AMİRALBATTI
- ...
- PATIRDATMAK
-
-
[-i]
Patırtılı ses çıkartmak
-
[-i]
Patırtılı ses çıkartmak
- TIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak
- "Bavula her şeyi tıkıştırdım."
-
[-i]
Acele ile birine bir şeyi yedirmeye çalışmak veya iyice çiğnemeden yutarak yemek
-
[-i]
Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak
- TIRTIKLATMA
-
-
[isim]
Tırtıklatmak işi
-
[isim]
Tırtıklatmak işi
- BATIRABİLME
-
-
[isim]
Batırabilmek işi
-
[isim]
Batırabilmek işi
- TIRPANLAMAK
-
-
[-i]
Tırpanla biçmek
-
Bir topluluğu yok etmek, kırıp geçirmek
-
İstemediği kişilerin görevlerine son vermek
-
Bir şeyi ortadan kaldırmaya, yıkmaya girişmek
-
[-i]
Tırpanla biçmek
- SIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
- "Çamaşırları bavula sıkıştırmak."
-
Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
-
Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek
- "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
-
Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak
- "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar." (Refik Halit Karay)
-
Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak
- "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
-
Zorlamak
- "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Sarkıntılık etmek
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
- UYLAŞTIRMAK
- ...
- ORANTILILIK
- ...
- TIRKAZLANMA
-
-
[isim]
Tırkazlanmak işi
-
[isim]
Tırkazlanmak işi
- CIZIKTIRMAK
-
-
[-i]
Yazmak, karalamak
-
[-i]
Yazmak, karalamak
- TIRNAKLATMA
-
-
[isim]
Tırnaklatmak işi
-
[isim]
Tırnaklatmak işi