İçinde olan 6 harfli 70 kelime var. İçerisinde TÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tü olan kelimeler listesine ya da Sonu tü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜSTÜL

  1. [isim] İrinle dolu kabarcık veya sivilce

SATÜRN
...
DÜRTÜŞ

  1. [isim] Dürtme işi veya biçimi

TÜREDİ

  1. [sıfat] Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir duruma gelmiş (kimse), yerden bitme, zıpçıktı
    • "Attığı temeller üzerine ancak bir sonradan görme türedi evi kurulabilirdi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı belirsiz, gerçek bir değeri olmayan
    • "Ama bu türedi akımları sevmemekle kalmaz..." (Abdülhak Şinasi Hisar)

TÜLEME
...
ÖĞÜRTÜ

  1. [isim] Öğürmek işi
    • "İnsan rakı masasının başına eğlenelim, iş görelim diye oturur ve ekseriya eğlence öğürtü, iş gürültü ile biter." (Refik Halit Karay)
  2. Öğürürken çıkan ses
    • "Cevap beklemeden hastanın öğürtüleri işitilen odaya koştu." (Peyami Safa)

ÖTÜŞME

  1. [isim] Ötüşmek işi

MONTÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve
  2. Vazo, duvar saati, ayna vb. eşyayı korumak veya kullanışını kolaylaştırmak için yapılan metal, bronz, gümüş çerçeve veya örgü

TÜMSEK

  1. [isim] Küçük tepe, tüm (II), tümbek
    • "Sazlarla, kamışlarla örtülü bir tümseği atladım. Kıyıdayım." (Orhan Veli Kanık)
  2. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik
    • "Bu uzun hayalden birdenbire önümde bir tümsek beni uyandırdı." (Halide Edip Adıvar)

ÜSTÜNE

  1. [zarf] İlişkin, üzerine, dair
    • "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Üstüne kuma gelmesi şart değil insanın bu acıyı tatması için." (Ayşe Kulin)
  2. Hesabına
    • "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. ...-e göre, uygun olarak
    • "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli." (Memduh Şevket Esendal)
  4. ...-den sonra
    • "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu." (Haldun Taner)
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    • "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..." (Sait Faik Abasıyanık)

STÜDYO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sanat çalışmaları için düzenlenmiş oda
    • "Üst kattaki tek odayı bir çalışma stüdyosu hâline getirmişti."
  2. Fotoğrafçının çalıştığı oda, alan, fotoğrafçı işliği
  3. Sinema, televizyon ve radyo için film çekilen, ses alınan ve yayın yapılan yer
    • "Yalnız Türk stüdyosunda değil, pek sevdiğin Hollywood stüdyolarında da başka türlü olduğunu zannetme!" (Falih Rıfkı Atay)
  4. Bir odalı daire

TÜMLER

  1. [sıfat] Tümleyen, mütemmim

TÜYCÜK
...
PÜRTÜK

  1. [isim] Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık
    • "Portakalın pürtükleri."
  2. Cızırtı

TÜNEME

  1. [isim] Tünemek işi

KÜLTÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin
    • "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir." (Etem İzzet Benice)
  2. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
    • "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir." (Salâh Birsel)
  3. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi
  4. Bireyin kazandığı bilgi
    • "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."
  5. Tarım
  6. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme

ÜŞÜNTÜ

  1. [isim] Toplanma, üşüşme, üşüşüp bir araya gelme
    • "Karınca üşüntüsü."

ÖTÜRME

  1. [isim] Ötürmek işi veya durumu

TÜMLÜK

  1. [isim] Tüm olma durumu
    • "Çağımızın en belirgin manevi yanının, insan varlığının tümlüğünü araştırmak olduğunu unutmayalım." (Selâhattin Hilav)

AMENTÜ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları
    • "Haluk'un amentüsü."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü