İçinde tö olan 10 harfli 30 kelime var. İçerisinde TÖ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tö olan kelimeler listesine ya da sonu tö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ANKETÖRLÜK

  1. [isim] Bakınız anketçilik
AKÜMÜLATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca accumulateur

  1. [isim, fizik] Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz; akımtoplar, akü
KÜLTİVATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca cultivateur

  1. [isim] Toprağı yüzeyden işlemeye yarayan dişli alet
PUANTÖRLÜK

  1. [isim] Puantörün görevi veya yaptığı iş
    • "Çalışmak zorundaydım, Mersin Limanı’nda, üzerinde büyük vinçler olan bir iskelede puantörlük yapmaya başladım." (Atıf Yılmaz)
EKSKAVATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca excavateur

  1. [isim] Bakınız kazaratar
SPEKÜLATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca spéculateur

  1. [sıfat, ticaret] Bakınız vurguncu
VENTİLATÖR

Kelime Kökeni: İngilizce ventilator

  1. [isim, tıp] Bakınız solunum cihazı
SENATÖRLÜK

  1. [isim] Senatör olma durumu
  2. Senatörün görevi veya makamı
DİKTATÖRCE

  1. [sıfat] Diktatöre yakışır
    • "Ya falan mesele hakkında verdiği o meşhur diktatörce demeç?" (Haldun Taner)
  2. [zarf] Diktatöre yakışır bir biçimde, diktatör olarak
FABRİKATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca fabricateur

  1. [isim] Bakınız fabrikacı
    • "Burjuva bir aileden doğmuş, bir fabrikatörle evlenmiş." (Hüseyin Cahit Yalçın)
TÖKEZLEMEK

  1. [nesnesiz] Yürürken ayağı bir yere çarpıp sendelemek; tökezmek
    • "Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor." (Burhan Felek)
  2. [mecaz] Güçlük ve engellerle karşılaşmak
DEFİBRATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca défibrateur

  1. [isim] Yongaları liflerine ayrıştıran özel alet
RADYATÖRCÜ

  1. [isim] Radyatör yapan, satan, onaran veya döşeyen usta
TÖRELCİLİK

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız ahlakçılık
TÖRPÜLETME

  1. [isim] Törpületmek işi
NARKOZİTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca narcositeur

  1. [isim, tıp] Bakınız narkozcu
TRANSİSTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca transistor

  1. [isim] Germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet
    • "Küçük, kişisel bilgisayar çağını mümkün kılan şey transistör değil, tümleşik devrenin bulunuşu oldu." (Murat Yıldırımoğlu)
TÖRESİZLİK

  1. [isim] Töresiz olma durumu
KOMPOZİTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca compositeur

  1. [isim, müzik] Bakınız besteci
    • "Kompozitöre de koreografi yazdırması beklenebilirdi ama yazdırmadı." (Haldun Taner)
TÖKEZLETME

  1. [isim] Tökezletmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü