İçinde tç olan 7 harfli 65 kelime var. İçerisinde TÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tç olan kelimeler listesine ya da sonu tç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SOYUTÇU

  1. [sıfat, felsefe] Soyutçuluk yanlısı olan; abstraksiyonist
TOKATÇI

  1. [isim, argo] Bakınız dolandırıcı
MEZATÇI

  1. [isim] Arttırma ile satışı yönlendiren kimse
    • "Mezatçı bağırıyordu: Elli bir lira, yok mu arttıran?" (Çetin Altan)
  2. Sürekli olarak mezadı takip eden kimse
YAKITÇI

  1. [isim] Yakıt satan kimse
ISKATÇI

  1. [isim] Iskat verilen kimse
    • "Cenazenin levazımına, hazırlanmasına, ıskatçılara para verdiği için ağırca davranıyor." (Memduh Şevket Esendal)
ETÇİLİK

  1. [isim] Bakınız kasaplık
BASİTÇE

  1. [zarf] Basit olarak, kolay tarafından
    • "Haydi lafı uzatmayayım da söyleyeceğimi basitçe söyleyivereyim: Ne okudumsa zevk için okudum ben." (Füsun Akatlı)
DAVETÇİ

  1. [isim] Çağrıda bulunan kimse; çağrıcı
    • "Müezzin denen o ilahi davetçilerin ezan seslerine..." (Sâmiha Ayverdi)
İSKİTÇE

  1. [isim] İskitlerin dili
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
BAĞITÇI

  1. [sıfat] Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan; âkit
    • "Atatürk’ün büyük önem verdiği Balkan Antlaşması’na öteki bağıtçı devletler de aynı önem ve hevesle bağlanmışlardır." (Mahmut Goloğlu)
ÜSTATÇA

  1. [zarf] Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde üstada yakışır tarzda; üstadane
ALSATÇI

  1. [isim] Bir malı alıp kısa zamanda satan kimse
    • "Doğal ürün bulabilmek o kadar zor ki bu dönemde, öncelikle kent pazarlarında alsatçı dışında küçük köylü üreticiye serbest alanlar daha fazla olmalı diye düşünüyorum." (Cansu Aydoğan)
  2. Hisse senedi, vadeli işlemler ve döviz piyasasında yoğun olarak alım satım yaparak para kazanan kimse
HASATÇI

  1. [isim] Ürün kaldırma, toplama, ekin biçme işi ile uğraşan kimse
CEDİTÇİ

  1. [sıfat] Bakınız yenilikçi
    • "Onun hayatı boyunca ıslahçı ve ceditçi zihniyeti desteklediği bilinen bir gerçektir." (Mehmet Şahingöz)
VAKİTÇE

  1. [zarf] Vakit bakımından, vakte göre
    • "Adının çapkına çıkması, vakitçe ya da paraca cömert davranması yeterdi, kadınların hoşlanması için." (Necati Cumalı)
DENETÇİ

  1. [isim] Denetlemeyle görevli kimse; kontrolcü, murakıp, kontrolör
  2. [sinema, televizyon] Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse
SİMİTÇİ

  1. [isim] Simit yapan veya satan kimse
    • "Safranbolulu Halil, al yanaklı, ürkek gözlü, köse bir simitçidir." (Sait Faik Abasıyanık)
KAROTÇU

  1. [isim] Karot numunesi alan kimse
ÜMMETÇİ

  1. [sıfat] Ümmetçilik yanlısı olan (kimse, görüş vb.)
TİBETÇE

  1. [isim] Tibet dili
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü