İçinde tç olan 6 harfli 33 kelime var. İçerisinde TÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tç olan kelimeler listesine ya da sonu tç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİFTÇİ

  1. [isim] Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse; fellah
    • "Dinle çiftçilerin garip hâlini / İlkbaharda çifte başlar çiftçiler" (Âşık Veysel)
RİNTÇE

  1. [sıfat] Rinde yakışan; rindane
  2. [zarf] Rint gibi, rinde yakışır bir biçimde; rindane
NEFTÇİ

  1. [isim, tarih] Kale kuşatmalarında surlara tırmanmaya çalışan düşman askerlerinin üzerine yağ dökmekle görevli asker
    • "Buraya bir mancınık, neftçiler, yangın çıkaracak tutuşturucu okçular yerleştirdiler." (Filiz Özdem)
CİLTÇİ

  1. [isim] Kitapları ciltleyen kimse; mücellit
    • "Sarı yüzlü ciltçi başını işinden kaldırmadı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız ciltevi
    • "Girdi ciltçi dükkânından içeri." (Adalet Ağaoğlu)
KETÇAP

Kelime Kökeni: İngilizce ketchup

  1. [isim] Temel maddesi baharat katılmış domates olan İngiliz sosu
    • "Mayoneze bir itirazı yoktu ama ketçaptan nefret ederdi Celâl." (Elif Şafak)
KANTÇI

  1. [sıfat] Kant felsefesi yanlısı olan
ADETÇE

  1. [zarf] Bakınız sayıca
    • "Adetçe çok fazla olmasına rağmen Timur ordusu, istilalar sırasında muhtelif ülkelerden toplanmış bir kalabalıktı." (Zuhuri Danışman)
ARTÇIL

  1. [sıfat] Arkadan gelen, sonra olan, öncül karşıtı
SIRTÇI

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız hamal
SALTÇI

  1. [sıfat] Saltçılığı benimseyen; mutlakçı
TUTÇEK

  1. [isim, tıp] Doğacak çocuğu ana rahminden çekmeye yarayan alet; lavta (II), forseps
AĞITÇI

  1. [isim] Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse; ağlayıcı, sagucu, mersiyehan
    • "Ağıtçı ölenin ruhunu konuşturur. Onun gelmişini geçmişini dile getirir." (Adnan Binyazar)
MERTÇE

  1. [sıfat] Yiğide, erkeğe yakışan
  2. [zarf] Yiğide, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, merdane (I)
    • "Şimdi size açıkça ve mertçe soruyorum, sizden de açıkça ve mertçe cevap istiyorum. Benimle beraber misiniz?" (Tarık Buğra)
KURTÇA

  1. [zarf] Kurda benzer biçimde
    • "O kurtça bakış, o ışık ışık gökyüzünden yeryüzüne akış, o bir pençede bütün yeryüzünü avuçlayış, hepsi hepsi unutuldu." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
EŞİTÇİ

  1. [sıfat] Eşitçilik yanlısı olan; müsavatçı
İCATÇI

  1. [isim] İcat eden, bulan kimse; bulucu
    • "İcatçıya yeni şeyler düşündüren, hekime yeni tedavi yolları arattıran ... hep ümittir." (Şevket Rado)
SPOTÇU

  1. [isim, ticaret] Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse
DOSTÇA

  1. [sıfat] Dosta yakışır, dost gibi
    • "Gerçekten dostça bir sohbet oldu, epeyce uzun sürdü." (Attilâ İlhan)
  2. [zarf] Dosta yakışır bir biçimde; dostane
    • "Herkes içten görünüyor, hatta yıldızımın hiç barışmadığı insanlar bile dostça elimi sıkıyor, hatırımı soruyorlar." (Ahmet Ümit)
  3. Bakınız kardeşçe
KENTÇİ

  1. [isim] Bakınız şehirci
SERTÇE

  1. [zarf] Sert bir biçimde
    • "Elimi omzuna koyuyorum. İrkiliyor, sertçe çeviriyor bakışını." (Erhan Bener)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü