İçinde tur olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde TUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tur olan kelimeler listesine ya da Sonu tur ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
R T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TUR
2 Harfli Kelimeler
TU, UR, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TURLAMAK
-
-
[nsz]
Tur atmak, dolaşmak, dönüp durmak, turalamak
- "Futbolcular Kuşadası'nda turluyor! Sabah otuz tur atan oyuncular öğleden sonra da teknik ve taktik çalıştı."
-
[nsz]
Tur atmak, dolaşmak, dönüp durmak, turalamak
- KUSTURMA
-
-
[isim]
Kusturmak işi
-
[isim]
Kusturmak işi
- TUTTURAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne
-
[isim]
Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne
- TURİSTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
-
Turistlerin gereksinimlerini karşılama amacı gözeten, turistleri ilgilendirici niteliği olan
- "Turistik otel. Turistik bölge."
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
- COŞTURMA
-
-
[isim]
Coşturmak işi
-
[isim]
Coşturmak işi
- TURFANDA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze)
-
Yeni, ilk kez ortaya çıkan
-
[sıfat]
Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze)
- KASATURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir çeşit bıçak
- "Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu." (Etem İzzet Benice)
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir çeşit bıçak
- KOŞTURUŞ
- ...
- SOKTURMA
-
-
[isim]
Sokturmak işi veya durumu
-
[isim]
Sokturmak işi veya durumu
- TAHATTUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hatırlama
-
[isim]
Hatırlama
- SUNTURLU
-
-
[sıfat]
Yaman, adamakıllı, dehşetli
- "Çorbaya herkesten önce daldığı için annesinden sunturlu bir azar işitiyor." (Atilla İlhan)
-
Gösterişli, görkemli
- "Nasıl, şimdi sizin falcıların içinde de böyle sunturlusu var mı?" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Yaman, adamakıllı, dehşetli
- BATURLUK
- ...
- YUTTURMA
-
-
[isim]
Yutturmak (I), (II) işi
-
[isim]
Yutturmak (I), (II) işi
- TURALAMA
-
-
[isim]
Turalamak işi
-
[isim]
Turalamak işi
- OTURTMAK
-
-
[-i]
Oturma işini yaptırmak
- "Elini ayağını bağladım, bir köşeye oturttum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Koymak, yerleştirmek
- "Kalemi aldım ve kâğıda yazının başlığını oturttum." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[-i]
Oturma işini yaptırmak
- OTURULMA
-
-
[isim]
Oturulmak işi
-
[isim]
Oturulmak işi
- TUTTURUŞ
-
-
[isim]
Tutturma işi veya biçimi
-
[isim]
Tutturma işi veya biçimi
- DESTURUN
-
-
[ünlem]
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz
-
[ünlem]
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz
- TURBALIK
-
-
[isim]
Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı
-
[isim]
Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin, özellikle sfagnumun çürümesi ve kömürleşmesiyle oluşan turba yatağı
- TUTTURUK
-
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı