İçinde tur olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde TUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tur olan kelimeler listesine ya da sonu tur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
R T U
3 Harfli Kelimeler
TUR
2 Harfli Kelimeler
TU, UR, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DESTURUN
-
-
[ünlem, eskimiş]
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz
-
[ünlem, eskimiş]
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz
- FÜTURSUZ
-
-
[sıfat]
Hiçbir şeye aldırmayan, hiçbir şeyden çekinmeyen
- "Bu kadar fütursuz bir kitleyi ne diye aşağı görüyoruz?"
-
[sıfat]
Hiçbir şeye aldırmayan, hiçbir şeyden çekinmeyen
- TUTTURUK
-
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı olan
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı olan
- SUNTURLU
-
-
[sıfat]
Aşırı derecede olan
- "Çorbaya herkesten önce daldığı için annesinden sunturlu bir azar işitiyor."
-
[ağızlardan]
Bakınız gösterişli
- "Nasıl, şimdi sizin falcıların içinde de böyle sunturlusu var mı?"
-
[sıfat]
Aşırı derecede olan
- KUSTURUŞ
-
-
[isim]
Kusturma işi
-
[isim]
Kusturma işi
- OTURAKLI
-
-
[sıfat]
Sağlam, gösterişli
- "Çoğu dört köşe, kalın, oturaklı olan Arap üslubu minareler o ruhaniliği vermez."
-
Yerinde sağlam duran
-
Doğal yapısına, amacına uygun
-
Yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz)
-
[mecaz]
Saygı uyandıran, ağırbaşlı (kimse)
- "Seçmenleriniz sizin daha bir oturaklı, daha bir ağırbaşlı, daha bir ölçülü olmanızı isterler."
-
[sıfat]
Sağlam, gösterişli
- TUTTURUŞ
-
-
[isim]
Tutturmak işi
-
[isim]
Tutturmak işi
- USTURLAP
-
Kelime Kökeni: Arapça usṭurlāb
-
[isim, eskimiş]
Gök cisimlerinin yükseltisini ölçmekte, yerel saati ve namaz vakitlerini hesaplamakta kullanılan daire biçiminde araç
- "Pencereden sızan ay ışığı bir usturlabın parlak yüzeyine vuruyordu."
-
[isim, eskimiş]
Gök cisimlerinin yükseltisini ölçmekte, yerel saati ve namaz vakitlerini hesaplamakta kullanılan daire biçiminde araç
- TURİZMCİ
-
-
[isim]
Turizm işleriyle uğraşan kimse
-
[isim]
Turizm işleriyle uğraşan kimse
- YUTTURMA
-
-
[isim]
Yutturmak işi
-
[isim]
Yutturmak işi
- KASATURA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cacciatora
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü
- "Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu."
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü
- SANTURCU
-
-
[isim]
Santur çalan kimse; santuri
-
[isim]
Santur çalan kimse; santuri
- OTURUŞMA
-
-
[isim]
Oturuşmak işi
-
[isim]
Oturuşmak işi
- TURŞULUK
-
-
[sıfat]
Turşu yapmaya elverişli
- "Turşuluk biber. Turşuluk hıyar."
-
[sıfat]
Turşu yapmaya elverişli
- SUSTURMA
-
-
[isim]
Susturmak işi; ilzam
- "Susturmaya susturdun, emir verip başlatabilir misin?"
-
[isim]
Susturmak işi; ilzam
- TURGUTLU
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- ALATURKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca alla turca
-
[sıfat]
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun; Doğuluca, alafranga karşıtı
- "Alaturka, eski tahta kapısının dışarıdan da içeriden de çengelleri var."
-
Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse)
- "Bu, Asmaaltı’nın en nüfuzlu tüccarlarından Niğdeli alaturka bir Rum’du."
-
[isim]
Bakınız alaturka saat
- "Biz alaturka 10 sularında mektepten çıkardık."
-
[mecaz]
Düzensiz, yöntemsiz bir biçimde olan
- "Alaturka çalışma."
-
[sıfat]
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun; Doğuluca, alafranga karşıtı
- TURİSTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca touristique
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
-
Turistlerin gereksinimlerini karşılama amacı gözeten, turistleri ilgilendirici niteliği olan
- "Turistik otel. Turistik bölge."
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
- TAHATTUR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḫaṭṭur
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anımsama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anımsama
- SUSTURUŞ
-
-
[isim]
Susturmak işi
-
[isim]
Susturmak işi