İçinde tor olan 7 harfli 18 kelime var. İçerisinde TOR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tor olan kelimeler listesine ya da sonu tor ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tor Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ROT, TOR
2 Harfli Kelimeler
OT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OTORİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca autorité
-
[isim]
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü; yetke, sulta, velayet
- "Sakarya zaferi ile gazi ve müşir Mustafa Kemal Paşa tam otoritesini elde etmiştir."
-
Siyasi veya idari güç
-
[mecaz]
Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse
-
[isim]
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü; yetke, sulta, velayet
- DOKTORA
-
Kelime Kökeni: Fransızca doctorat
-
[isim]
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak
- "Gezdiricimiz, büyük romancı üstüne doktora tezini hazırlayan bir genç."
-
[isim]
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak
- TORTULU
-
-
[sıfat]
Tortusu olan
-
[sıfat]
Tortusu olan
- TORPİDO
-
Kelime Kökeni: Almanca Torpedo
-
[isim]
Otomobillerde, içinde sürücü için gerekli şeylerin bulunduğu kapaklı küçük bölme; torpido gözü
-
[denizcilik]
Bakınız torpido bot
- "Torpido ile hücum edip de Frenk zırhlısını batıranlar içinde Ahmet de vardı."
-
[denizcilik]
Bakınız torpil
-
[isim]
Otomobillerde, içinde sürücü için gerekli şeylerin bulunduğu kapaklı küçük bölme; torpido gözü
- EKVATOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca équateur
-
[isim, coğrafya]
Yerkürenin eksenine dik olarak geçtiği ve yerküreyi iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük enlem dairesi; eşlek, istiva hattı
- "Ekvator'un çevresi 40.076,4 km'dir."
-
[isim, coğrafya]
Yerkürenin eksenine dik olarak geçtiği ve yerküreyi iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük enlem dairesi; eşlek, istiva hattı
- TORAMAN
-
-
[sıfat]
İri yapılı (genç)
-
[sıfat]
İri yapılı (genç)
- MOTORCU
-
-
[isim]
Deniz motoru işleten kimse
-
Motosiklet kullanan kimse
-
Motor tamircisi
-
[isim]
Deniz motoru işleten kimse
- MOTORİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca motorine
-
[isim, kimya]
Bakınız mazot
-
[isim, kimya]
Bakınız mazot
- RESTORE
-
Kelime Kökeni: Fransızca restauré
-
[sıfat, mimarlık]
"Eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek" anlamındaki restore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat, mimarlık]
"Eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek" anlamındaki restore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- TORBALI
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- TARATOR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos
- "Havyar salatasından içi ançüez dolu zeytine, tarator ve cacığa kadar neler hem de nelerin âlâsı bulunmazdı?"
-
[isim]
Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos
- RETORİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca rhétorique
-
[isim, edebiyat]
Güzel söz söyleme
-
Bakınız belagat
-
[isim, edebiyat]
Güzel söz söyleme
- TORAKÇI
-
-
[isim]
Meşe odununu yakarak odun kömürü elde edilmesini iş edinmiş kimse; torlukçu
-
[isim]
Meşe odununu yakarak odun kömürü elde edilmesini iş edinmiş kimse; torlukçu
- MASTORİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Geminin en geniş yeri; masturi
-
Eski meyhanelerde tezgâh başında duran görevli
- "Neşelenenlerin kahkahaları ve ağlayanların hıçkırıkları duyulmaya başlandığında, tezgâh başındaki mastori, 'Cümbüş başlasın!' diye haykırdı."
-
[isim, denizcilik]
Geminin en geniş yeri; masturi
- TORNALI
-
-
[sıfat]
Tornada işlenmiş
-
Tornalanmış parçalarla yapılmış
- "Tornalı masa."
-
[sıfat]
Tornada işlenmiş
- TORNACI
-
-
[isim]
Torna işi yapan kimse, torna işçisi
- "Ben mis gibi tornacıyım, sanatımı bırakamam."
-
Torna işi yapılan iş yeri
-
[isim]
Torna işi yapan kimse, torna işçisi
- TORNADO
-
Kelime Kökeni: İspanyolca tornado
-
[isim, coğrafya]
Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli hava akımı
-
[isim, coğrafya]
Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli hava akımı
- MOTORLU
-
-
[sıfat]
Motorla çalışan
- "Fethi Bey'in çift kanatlı, tek motorlu uçağı ile uçuşunu izledik."
-
[sıfat]
Motorla çalışan