İçinde tmek olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde TMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tmek olan kelimeler listesine ya da sonu tmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M T
3 Harfli Kelimeler
KEM, KET, MET, TEK, TEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ET, KE, ME, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜRTMEK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
- "Cemal ellerini hızlı hızlı birbirine sürttü."
-
Bir şeyi bir yere dokundurmak
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak
- "Çocukcağız birkaç gün sokaklarda sürtmüş."
-
[-e, -i]
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
- DÜRTMEK
-
-
[-i]
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek
- "On dakika kadar dürttükten ve bağırdıktan sonra nihayet biraz ayılabildi."
-
Bir yere değmek, dokunmak
-
[mecaz]
İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, birini tahrik etmek
-
[mecaz]
Birini uyarmak, ikaz etmek
-
[-i]
Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek
- EĞİTMEK
-
-
[-i]
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak; terbiyelemek, terbiye etmek
- "Çocukları eğitmek."
-
Belli bir konuda yetiştirme
-
Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek
-
[-i]
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak; terbiyelemek, terbiye etmek
- ELETMEK
-
-
[-i]
Eleme işini yaptırmak
-
[-i]
Eleme işini yaptırmak
- BÖRTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Et rengi değişinceye kadar pişmek, hafifçe kavrulmak
-
Çok susamaktan dili, damağı kabarmak
- "Har har soluyorlardı, sıcaktan dilleri börtmüştü."
-
[-i, ağızlardan]
Et rengi değişinceye kadar pişmek, hafifçe kavrulmak
- ÖDETMEK
-
-
[-e, -i]
Ödeme işini yaptırmak
- "Şimdi Yusuf, işte o faturayı ödetiyordu."
-
[-e, -i]
Ödeme işini yaptırmak
- İŞİTMEK
-
-
[-i]
Kulakla algılamak; duymak
- "Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu."
-
Haber almak
-
[-i]
Kulakla algılamak; duymak
- EYİTMEK
-
-
[nesnesiz, eskimiş]
Bakınız demek
- "Kul Mustafa eydür coştum / Aşkın deryasına düştüm"
-
[nesnesiz, eskimiş]
Bakınız demek
- KERTMEK
-
-
[-i]
Bakınız çentmek
-
[ağızlardan]
Sertçe sürtünmek
- "Kayık rıhtımı kerterek geçti."
-
[-i]
Bakınız çentmek
- ÖĞÜTMEK
-
-
[-i]
Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
-
Ezmek, çiğnemek
-
Mide yiyecekleri sindirmek
-
[-i]
Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
- ERİTMEK
-
-
[-i]
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
- "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..."
-
[mecaz]
Harcayıp tüketmek
-
[mecaz]
Çok üzmek
-
[mecaz]
Bakınız zayıflatmak
-
[mecaz]
Bir şeyi yok etmek
- "Bu durgun ve sıcak öğle saati hepsinde muayyen bir düşünce veya muayyen bir hisle muayyen bir gayeye doğru hareket etmek kabiliyetini eritmiş gibiydi."
-
[-i]
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
- ÇENTMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin kenarında çentik açmak; kertmek
-
[-le]
Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak
- "Yabansı çiçeklerden toz toplayıp tunç havanda dövdüler, içine sabun çenttiler."
-
[-i]
Bir şeyin kenarında çentik açmak; kertmek
- ÜRETMEK
-
-
[nesnesiz]
Aynı türden canlıları çoğaltmak
- "Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu."
-
Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek; yapmak
- "Petrol üretmek. Çimento üretmek."
-
[mecaz]
Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek
- "Şiir üretmek."
-
[nesnesiz]
Aynı türden canlıları çoğaltmak
- BERTMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız bertilmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız bertilmek
- İLETMEK
-
-
[-i]
Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek
- "Bunların tek kaygıları gördüklerini, duyduklarını okurlara iletmektir."
-
[fizik]
Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere götürmek
-
[-i]
Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek
- ÜŞÜTMEK
-
-
[-i]
Üşümesine sebep olmak
- "Havanın üşütecek kadar serin olmasına göre sabah yakın."
-
[nesnesiz]
Üşüyüp hasta olmak; soğuk almak
-
[nesnesiz, argo]
Delirmek, aklını yitirmek
-
[-i]
Üşümesine sebep olmak
- İŞETMEK
-
-
[-i]
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak; çiş yaptırmak
-
[-i]
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak; çiş yaptırmak