İçinde tmak olan 5 harfli 2 kelime var. İçerisinde TMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tmak olan kelimeler listesine ya da sonu tmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M T
3 Harfli Kelimeler
KAM, KAT, MAT, TAK, TAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ATMAK
-
-
[-e, -i]
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak
- "Taşı suya atmak."
-
Bir şeyi yere doğru bırakmak
-
Bir kimsenin ilişiğini kesmek
-
[-e, nesnesiz]
İçine koymak
- "Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz."
-
Rastgele bir kenara koymak
-
[nesnesiz, -den]
İp, halat, zincir gibi şeylerin bir ucunu ulaştırmak
- "Vapurdan iskeleye attılar."
-
Bir yerden başka bir yere taşımak
- "Hazır araba varken eşyayı eve atalım."
-
[nesnesiz]
Sille, tokat vurmak
-
[nesnesiz]
Top, tüfek vb. silahları patlatmak
-
[nesnesiz]
Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak
- "Ona üç kurşun attı, vuramadı."
-
[-e, nesnesiz]
Bir işi ertelemek
- "Bu konunun tartışılmasını gelecek haftaya attılar."
-
Örtünüp korunmak için bir şeyi üzerine almak
- "Yahya Kemal ise onu kendi gibi bir afete vurgun birisi olarak niteledikten sonra sırtına kızıl bir şal atarak kan rengine bürünmüş bir şekilde gösterir."
-
Suç vb.ni bir başkasına yüklemek
- "Suçu onun üzerine attılar."
-
[-i, -den]
Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak
-
[-i]
İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak
- "Bu lüzumsuz eşyayı atmalı."
-
[-i]
Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek
- "Şapka inkılabıyla fesi attık."
-
[-i]
Çıkarmak, dışarıya vermek
- "Yabancı cisimleri vücut atar."
-
[-i]
Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak
- "Köprüyü dinamitle attılar."
-
[-i]
Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak
- "Pamuğu atmak."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir nesnenin üzerindeki boya dağılmadan yarılmak
-
[-den]
Yapışık olduğu yerden ayrılmak
-
[nesnesiz]
Kalp, nabız vurmak, çarpmak
-
[-i]
Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak
- "Sıcak basınca sırtındaki ceketi attı."
-
[-i, -den]
Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak
-
[-i]
Değerini eksiltmek
-
[nesnesiz]
Yazılmış bir şeyi göndermek, yollamak
- "Mektup atmak."
-
[-den]
Birini terk etmek
-
[argo]
Kendi istediği gizli bir yere götürmek
- "Gözüne kestirdiği erkeği tavlayıp resmen oraya atarmış."
-
[nesnesiz, argo]
Yalan veya abartmalı söz söylemek
- "Gene atmaya başladı."
-
[nesnesiz, argo]
Bilmeden, kestirerek söylemek
- "Bilgi yarışmasında attı ama tutturamadı."
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
İçki içmek
- "Şimdi arzu buyrulursa dostluğumuzu takviye için şöyle bir iki kadeh atalım."
-
[-e, -i]
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak
- UTMAK
-
-
[-i, eskimiş]
Bakınız yenmek (I)
-
[-i, eskimiş]
Bakınız yenmek (I)