İçinde tma olan 7 harfli 102 kelime var. İçerisinde TMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tma olan kelimeler listesine ya da Sonu tma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MAT, TAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇATMACI
-
-
[isim]
Çatma işini yapan kimse
-
[isim]
Çatma işini yapan kimse
- TARTMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
-
Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak
-
Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek
- "Süvari daima dizginleri tartıp kısrağı zapta muktedir olduğunu ihsas etmeli." (Ömer Seyfettin)
-
Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek
- "Bu kelimenin manasını tamamıyla tarta marta söylemiş olduğunu anlattı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Dikkatle incelemek, değer biçmek
- "Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi." (Peyami Safa)
-
[-i]
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
- AĞRITMA
-
-
[isim]
Ağrıtmak işi
-
[isim]
Ağrıtmak işi
- AYILTMA
-
-
[isim]
Ayıltmak işi
-
[isim]
Ayıltmak işi
- YONTMAK
-
-
[-i]
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
- "Boş zamanlarında tahta kaşık, kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı." (Nezihe Araz)
-
Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak
- "Hacı beyi yontacak, ondan bir hayli fazla para sızdıracaktı." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek
-
[-i]
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
- BOYATMA
-
-
[isim]
Boyatmak işi
-
[isim]
Boyatmak işi
- KATMALI
-
-
[isim]
Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi
-
[isim]
Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi
- TOZUTMA
-
-
[isim]
Tozutmak işi
-
[isim]
Tozutmak işi
- AZITMAK
-
-
[-i]
Azgın duruma getirmek
-
[nsz]
Bitki çok uzamak
-
Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak
- "Zamanımızın Fransız romancıları da bir hayli işi azıtmış durumdadırlar." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[-i]
Azgın duruma getirmek
- AVLATMA
-
-
[isim]
Avlatmak işi
-
[isim]
Avlatmak işi
- SOLUTMA
-
-
[isim]
Solutmak işi
-
[isim]
Solutmak işi
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
- SOĞUTMA
-
-
[isim]
Soğutmak işi
-
[isim]
Soğutmak işi
- UYUTMAK
-
-
[-i]
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
-
Acı, keder vb.ni hafifletmek
- "Yeisimi uyutmak için dimağımı tarih okumakla yoruyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak
-
Aldatmak, kandırmak
- "Bugün yarın diye uyuttun durdun beni." (Atilla İlhan)
-
[-i]
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
- ADATMAK
-
-
[-i]
Adama işini yaptırmak
-
[-i]
Adama işini yaptırmak
- ANSITMA
- ...
- OKŞATMA
-
-
[isim]
Okşatmak işi veya durumu
-
[isim]
Okşatmak işi veya durumu
- OTURTMA
-
-
[isim]
Oturtmak işi
-
Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılan bir çeşit kıymalı yemek
-
[isim]
Oturtmak işi
- TARATMA
-
-
[isim]
Taratmak işi
-
[isim]
Taratmak işi
- UĞRATMA
-
-
[isim]
Uğratmak işi
- "Gece kendiliğinden çıtırdayan merdiven tahtaları onu yalın ayak odasından uğratmaya yetiyordu." (Haldun Taner)
-
[isim]
Uğratmak işi