İçinde tm olan 8 harfli 482 kelime var. İçerisinde TM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tm olan kelimeler listesine ya da sonu tm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YATMALIK
-
-
[isim]
Yatılacak yer veya bölüm
- "Bu buluşmadan az önce, çadırının yatmalığına geçmeden önce..."
-
[isim]
Yatılacak yer veya bölüm
- KATMERCİ
-
-
[isim]
Katmer yapıp satan kimse
-
Katmer yapıp satılan dükkân veya fırın
- "Fırınlar da ekmekçi, francalacı, börekçi, katmerci ve peksimet fırınları olarak yazılmışlardır."
-
[isim]
Katmer yapıp satan kimse
- AZALTMAK
-
-
[-i]
Az denecek bir miktara indirmek; azlaştırmak
- "İlk işleri kullandıkları renkleri azaltmak oluyor."
-
Eskisinden az bir duruma getirmek; azlaştırmak
- "Dosta saygısızlık, dosttan çok saygısızın değerini azaltır."
-
Etkisini yitirmesine sebep olmak
- "Günlerdir kafasında, yüreğinde gittikçe artan ağırlığı biraz olsun azaltır mıydı bu?"
-
[-i]
Az denecek bir miktara indirmek; azlaştırmak
- DEFETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça defʿ + Türkçe etmek
-
[nesnesiz]
Bakınız kovmak
- "Eğer buraya karşı bir tecavüze kalkışırlarsa defedeceğim."
-
[-i]
Bakınız savmak
- "Tedhiş kasırgasını üzerlerinden defetmek için hiçbir gösterişi esirgemediler."
-
Bakınız savuşturmak
-
[nesnesiz]
Bakınız kovmak
- KÖRELTME
-
-
[isim]
Köreltmek işi
-
[isim]
Köreltmek işi
- İŞLETMEN
-
-
[isim, bilişim]
Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse; operatör
-
[isim, bilişim]
Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse; operatör
- MASSETME
-
-
[isim]
Massetmek işi
-
[fizik]
Bakınız soğurma
-
[isim]
Massetmek işi
- SETRETME
-
-
[isim]
Setretmek işi
-
[isim]
Setretmek işi
- KÜFRETME
-
-
[isim]
Bakınız sövme
- "Her şeyden alevlenme onda, mütemadiyen küfretme onda."
-
[isim]
Bakınız sövme
- DARBETME
-
-
[isim]
Darbetmek işi
-
[isim]
Darbetmek işi
- MAHVETME
-
-
[isim]
Mahvetmek işi
-
[isim]
Mahvetmek işi
- DİŞLETME
-
-
[isim]
Dişletmek işi
-
[isim]
Dişletmek işi
- EMZİRTME
-
-
[isim]
Emzirtmek işi
-
[isim]
Emzirtmek işi
- BAHSETME
-
-
[isim]
Bahsetmek işi
- "Hatta ben, bazı şairlerimizin gülden, çiçekten, aşktan ve büyüleyen gözlerden bahsetmelerine şaşarım, çok şaşarım."
-
[isim]
Bahsetmek işi
- TAŞLATMA
-
-
[isim]
Taşlatmak işi
-
[isim]
Taşlatmak işi
- BÜYÜTMEK
-
-
[-i]
Büyük duruma getirmek; büyültmek
- "Onun hicvi, yalnızca görüntüleri büyüten bir büyüteç değil."
-
Bakınız yetiştirmek
- "Evet, Özlem, kaçırdın, benim annem hem çalışıp hem tek başına beni büyüttü."
-
[mecaz]
Olduğundan fazla görmek veya göstermek
- "Bir ara yine işi büyüttüğüne, hayale kapıldığına hükmetti."
-
[-i]
Büyük duruma getirmek; büyültmek
- ISLATMAK
-
-
[-i]
Islak duruma getirmek; ıslamak
-
[mecaz]
Mutlu bir olayı yeme içme ile kutlamak
-
[argo]
Dayak atmak veya ağır hakarette bulunmak
- "Müfettiş, gazete sahibini iyice ıslattıktan sonra bastonunu, şapkasını aldı, küfrederek kapıdan çıktı."
-
[-i]
Islak duruma getirmek; ıslamak
- TANITMAK
-
-
[-e, -i]
Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak
-
Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek; takdim etmek, prezante etmek
- "Bizim eve sığınmış, terbiyeli bir kadıncağız diye tanıtmıştım."
-
[-e, -i]
Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak
- BOŞALTMA
-
-
[isim]
Boşaltmak işi; tahliye
- "Bir yandan hizmetçiler yemek sofrasını sökerek büyük bir salonu boşaltmaya çalışıyorlardı."
-
[isim]
Boşaltmak işi; tahliye
- ALTMIŞLI
-
-
[sıfat]
Altmış parçası bulunan, altmış parçadan oluşan
-
İçinde altmış tane aynı nesneden bulunan
-
Altmış ile yetmiş arasında olan
- "Altmışlı yıllarda öğrenim gördüm."
- "Altmışlı yaşlarımı hatırlıyorum."
-
[sıfat]
Altmış parçası bulunan, altmış parçadan oluşan