İçinde tm olan 7 harfli 187 kelime var. İçerisinde TM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tm olan kelimeler listesine ya da sonu tm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UZATMAK
-
-
[nesnesiz]
Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak
- "Saçlarını uzatmış, modern giyimli genç, hoş bir adam."
-
[-i]
Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek
- "Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar."
-
[-e]
Bir şeyi vermek için birine yöneltmek; atmak
- "Elçinin altın tası güzel kıza uzattığını görünce el çırptılar, bir ağızdan takıldılar."
-
Bakınız germek
- "İp uzatmak."
-
Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek
- "Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar."
-
[-e]
Vermek, göndermek
- "Can, topu Zeki'ye uzattı."
-
[-i]
Süreyi artırmak, temdit etmek
- "Yıllardır beklediği bu zevkli anları mümkün olduğu kadar uzatmak istediği her hâlinden belliydi."
-
Daha ileriki bir zamana atmak, sonraya bırakmak, ertelemek
-
Sürüncemede bırakmak
-
[nesnesiz]
Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak
- YAMATMA
-
-
[isim]
Yamatmak işi
-
[isim]
Yamatmak işi
- BÖRTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Et rengi değişinceye kadar pişmek, hafifçe kavrulmak
-
Çok susamaktan dili, damağı kabarmak
- "Har har soluyorlardı, sıcaktan dilleri börtmüştü."
-
[-i, ağızlardan]
Et rengi değişinceye kadar pişmek, hafifçe kavrulmak
- KURUTMA
-
-
[isim]
Kurutmak işi
-
[isim]
Kurutmak işi
- TARATMA
-
-
[isim]
Taratmak işi
-
[isim]
Taratmak işi
- ABARTMA
-
-
[isim]
Abartmak durumu; izam (II)
-
[isim]
Abartmak durumu; izam (II)
- SINATMA
-
-
[isim]
Sınatmak işi
-
[isim]
Sınatmak işi
- ÖĞÜTMEK
-
-
[-i]
Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
-
Ezmek, çiğnemek
-
Mide yiyecekleri sindirmek
-
[-i]
Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
- AZLETME
-
-
[isim]
Azletmek işi
-
[isim]
Azletmek işi
- SIRITMA
-
-
[isim]
Sırıtmak işi
- "Bu karşılıklı sırıtma ne kadar sürüyor, bilmem."
-
[isim]
Sırıtmak işi
- SAPITMA
-
-
[isim]
Sapıtmak işi
-
[isim]
Sapıtmak işi
- İŞETMEK
-
-
[-i]
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak; çiş yaptırmak
-
[-i]
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak; çiş yaptırmak
- TÜKETME
-
-
[isim]
Tüketmek işi; yoğaltma, ifna
- "Dünya tarihinin en uzun meydan muharebesi olan Sakarya Muharebesi aslında karşılıklı bir tüketme savaşı olmuş."
-
[isim]
Tüketmek işi; yoğaltma, ifna
- OKUTMAN
-
-
[isim]
Yükseköğretim kurumlarında ortak, zorunlu dersleri okutmak için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı; lektör
-
[isim]
Yükseköğretim kurumlarında ortak, zorunlu dersleri okutmak için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı; lektör
- MENETME
-
-
[isim]
Menetmek işi
-
[isim]
Menetmek işi
- BOYATMA
-
-
[isim]
Boyatmak işi
-
[isim]
Boyatmak işi
- AHZETME
-
-
[isim]
Bakınız alma
-
[isim]
Bakınız alma
- OKUTMAK
-
-
[-i]
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
- "Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum."
-
[nesnesiz]
Okuma işini yaptırmak
- "Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz."
-
[nesnesiz]
Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek
- "Lisede İngilizce okutuyor."
-
[argo]
Satarak elinden çıkarmak
- "Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut, dedi."
-
[argo]
Bir kimseyi yankesicilik, kumar, dolandırıcılık gibi işlerde yetiştirmek
-
[-i]
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
- ATLATMA
-
-
[isim]
Atlatmak işi
-
[isim]
Atlatmak işi
- SITMALI
-
-
[sıfat]
Sıtmaya tutulmuş (kimse)
- "Bunların ikisi güzelce idi ama pek zayıf ve sıtmalı idiler."
-
Sıtmanın salgın denecek kadar çok görüldüğü (yer)
-
[sıfat]
Sıtmaya tutulmuş (kimse)