İçinde tm olan 5 harfli 29 kelime var. İçerisinde TM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tm olan kelimeler listesine ya da sonu tm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİTME

  1. [isim] Bitmek işi; finiş
    • "Romanların son anda bir şaşırtmacayla bitmesi zordur, oysa öykülerde buna çok sık rastlarız." (Asuman Kafaoğlu Büke)
HATMİ

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭmī

  1. [isim, bitki bilimi] Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi; ağaçküpesi (Althaea officinalis)
    • "Ey tahta perdenin üzerinden aşan hatmi." (Orhan Veli Kanık)
GÜTME

  1. [isim] Gütmek işi
    • "Oğlan okula gitmeden davar gütmeye başlar." (Necati Cumalı)
KATMA

  1. [isim] Katmak işi
  2. [sıfat] Katılmış, eklenmiş, ulanmış; zammetme
  3. [ağızlardan] Kıldan veya yünden yapılmış ip
GİTME

  1. [isim] Gitmek işi
    • "Uykusuzluğu ertesi gün ve daha sonraki günler de devam edince bir hekime gitme kararı aldı." (İhsan Oktay Anar)
ÖTMEK

  1. [nesnesiz] Kuş veya bazı böcekler, değişik tonda ses çıkarmak
    • "Gelmiş o yaylanın baharı / Öter bülbüller hoştur avazı" (Âşık Veysel)
  2. Herhangi bir nesne, sürekli ses çıkarmak
  3. Üflemeli çalgıların sesi çıkmak
    • "Bu flüt ötmüyor."
  4. [argo] Anlamsız, boş konuşmak
    • "Onlar saçma sapan ötüp dururken ben içimden şöyle düşünüyordum." (Refik Halit Karay)
  5. [argo] Sarhoş kusmak
  6. [argo] Gizli bir şeyi söylemek
İTMEK

  1. [-i] Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
    • "Erzak yüklü arabayı arkadan iten iki uşak, sırtı tırmandılar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak
    • "Yavaşça kapıyı itti, elinde yoğurt bakracıyla girdi." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek
    • "Suya itmek. Havuza itmek."
  4. Birini bir şeye sürüklemek, sevk etmek
    • "Bu oğlanı amcama itmek doğru değil, bir ara gönlünü almalı." (Ahmet Ümit)
  5. [mecaz] Kendinden uzaklaştırmak
  6. [fizik] Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı
    • "Aynı cins elektrikli iki cisim birbirini iter."
ARTMA

  1. [isim] Artmak işi; tezayüt
    • "Tiyatrolar sayıca arttı, bunun sonucu seyirci sayısında da artma oldu." (Metin And)
SITMA

  1. [isim, tıp] Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık; ısıtma, malarya
    • "Sıtma, bir on beş gün içinde beni, çocuğa döndürmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
BATMA

  1. [isim] Batmak işi
    • "Balık baştan kokar, bilmez değilsin a! Hayriye tüccarının batmasına bizim saray sebep olmuştur." (Attilâ İlhan)
  2. [sıfat] Batırılmış
    • "Nerelere toplanıp saklandığı belirsiz; altın suyuna batma değerli sofra takımları, mercan saplı çorba kaşıkları…" (Füruzan)
UTMAK

  1. [-i, eskimiş] Bakınız yenmek (I)
ÇİTME

  1. [isim] Çitmek işi; çitime
TÜTME

  1. [isim] Tütmek işi
    • "Birini bulup da evlenirsem birkaç yıl içinde, yeniden bir ocak tütmeye başlar diye düşünüyordum." (Memduh Şevket Esendal)
DİTME

  1. [isim] Ditmek işi
TATMA

  1. [isim] Tatmak işi
    • "O zaman Türkiye, dünya önündeki cakayla fiyakanın bir gıdım da olsa tadını tatmaya başlayacaktır." (Çetin Altan)
TUTMA

  1. [isim] Tutmak işi
    • "Daha çatal ve bıçağı tutmasına eli yatmamıştı, ikide bir düşürürdü." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız destekleme
  3. Bakınız yanaşma
  4. [spor] Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma; markaj
ÇATMA

  1. [isim] Çatmak işi
  2. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça
  3. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılan yayla evi
  4. Bir tür döşemelik kumaş
    • "Sonra o çatma örtülü minderin üstüne oturmuş, albayın İstanbul hakkındaki suallerine kısa kısa cevap vermişti." (Halide Edip Adıvar)
  5. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları
  6. Semerin ağaç kısmı
  7. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet
  8. Bakınız Yörük çadırı
ÖRTME

  1. [isim] Örtmek işi
  2. [ağızlardan] Bakınız başörtüsü
    • "Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi." (Nezihe Meriç)
  3. [ağızlardan] Üstü kapalı, önü açık yer
    • "Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber." (Yaşar Kemal)
YİTME

  1. [isim] Yitmek işi
ÜTMEK

  1. [-i, ağızlardan] Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
  2. Taze buğday veya mısırı ateşe tutup alazlamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü