İçinde tla olan 9 harfli 88 kelime var. İçerisinde TLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tla olan kelimeler listesine ya da sonu tla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L T
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANITLAMA
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispat, ispatlama
- "Dil saygısızlığını düzgün bir dille kanıtlamaya çalışanlara da rastlayabiliriz, ona ne kuşku."
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispat, ispatlama
- ANITLAŞMA
-
-
[isim]
Anıtlaşmak durumu; abideleşme
-
[isim]
Anıtlaşmak durumu; abideleşme
- ÇATLATMAK
-
-
[-i]
Çatlak duruma getirmek
- "Elindeki ustura ile çatlatacağı bu canlı yemişe baktı."
-
Çatlamasına yol açmak
- "Duvarları, tavanı çatlatacak kadar şiddetli olan ve birdenbire kulağa saldıran bu ses dalgası kimsenin kulağını incitmedi."
-
[mecaz]
Sabrını taşırmak
- "O dibek kafalı Sülükoğlu'nu hasedinden çatlatacağız."
-
[mecaz]
Aklını kaçırmak
-
[-i]
Çatlak duruma getirmek
- ALELITLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-iṭlāḳ
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız genellikle
-
Bakınız gelişigüzel
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız genellikle
- ÇITLATMAK
-
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- "Asabiyetle parmaklarını çıtlattı."
-
Antep fıstığının kabuğunu aralamak
-
İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek
-
[-e, -i, mecaz]
Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek
- "Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum."
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- TOKATLAMA
-
-
[isim]
Tokatlamak işi
-
[isim]
Tokatlamak işi
- SAKATLAMA
-
-
[isim]
Sakatlamak işi
-
[isim]
Sakatlamak işi
- NOTLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Notlamak işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Notlamak işi yapılmak
- ÇAŞITLAMA
-
-
[isim]
Çaşıtlamak işi
-
[isim]
Çaşıtlamak işi
- YANITLAMA
-
-
[isim]
Bakınız cevaplama
- "Biraz da Mine'nin etkisiyle bu soruyu yanıtlamayı erteledim."
-
[isim]
Bakınız cevaplama
- AVURTLAMA
-
-
[isim]
Avurtlamak işi
-
[isim]
Avurtlamak işi
- BANTLAMAK
-
-
[-i]
Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak
- "Zarfın ağzını bantlayıp onu çekmeceye kaldırıyor."
-
[-i]
Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak
- AKORTLAMA
-
-
[isim]
Akortlamak işi
-
[isim]
Akortlamak işi
- ATLATILIŞ
-
-
[isim]
Atlatılmak işi
- "Savımızı ve her türlü olumlu davranışımızı belirleyen Temmuz 1922 barış girişiminden İçişleri Bakanı Fethi Bey diplomatik bir atlatılışla eli boş dönecektir."
-
[isim]
Atlatılmak işi
- SAVATLAMA
-
-
[isim]
Savatlamak işi
-
[isim]
Savatlamak işi
- PATLANGAÇ
-
-
[isim]
Kamış veya ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren pistonlu çocuk oyuncağı
-
Yere vurulmak yoluyla patlatılarak eğlenilen bir tür şenlik fişeği
-
Kâğıdın katlanmasıyla yapılan ve savrulunca patlayan bir tür oyuncak
- "Sonra kâğıt, sapa benzeyen bu uçtan tutulup hızla sallanınca patlangaç gayet tok ve dikkat çekici bir ses çıkarırdı."
-
[bitki bilimi]
Baklagiller familyasından, salkım biçiminde sarı renkli çiçekler açan, uzunca balona benzer, bir tür çalı (Colutea cilicica)
-
[bitki bilimi]
Bu çalının tazeyken elle sıkıştırıldığında ses çıkararak patlayan, uzunca bir balona benzer meyvesi
-
[isim]
Kamış veya ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren pistonlu çocuk oyuncağı
- ATLATILMA
-
-
[isim]
Atlatılmak işi
-
[isim]
Atlatılmak işi
- BAĞIRTLAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- "Kahramanmaraş, Narlı, Elbistan, Afşin ve Göksun ovalarında oldukça bol miktarda toy ve bağırtlak bulunur."
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- RASTLANTI
-
-
[isim]
Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf
- "Bir gün Sahaflar Çarşısı'nda amaçsızca dolaşırken rastlantıyla eline bir kitap geçmiş."
-
[isim]
Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf
- ATLANILMA
-
-
[isim]
Atlanılmak işi
-
[isim]
Atlanılmak işi