İçinde tla olan 6 harfli 11 kelime var. İçerisinde TLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tla olan kelimeler listesine ya da sonu tla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L T
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PATLAK
-
-
[sıfat]
Patlayarak açılmış; yarık, yırtık
- "Patlak davul."
-
[isim]
Patlamış yer
- "Karşısındakini, kalpağından ta patlakları gözüken kunduralarına kadar bir süzdü."
-
[sıfat]
Patlayarak açılmış; yarık, yırtık
- GOTLAR
-
-
[isim, tarih]
Orta Çağ'da Orta Avrupa'da yaşayan bir ulus
-
[isim, tarih]
Orta Çağ'da Orta Avrupa'da yaşayan bir ulus
- JETLAG
-
-
[isim]
Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu
-
[isim]
Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu
- ÇATLAK
-
-
[sıfat]
Çatlamış olan
- "Çatlak bardak."
-
[mecaz]
Bakınız deli
- "Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım?"
-
[isim]
Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık
- "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti."
-
[isim, mecaz]
Bakınız ara
- "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar."
-
[isim, jeoloji]
Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz
- "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu."
-
[isim, tıp]
Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür
-
[sıfat]
Çatlamış olan
- OTLAMA
-
-
[isim]
Otlamak işi
-
[isim]
Otlamak işi
- İNATLA
-
-
[zarf]
Ayak direyerek
- "Gene de her ikimiz de inatla sarıldık kendi aldatmacamıza."
-
[zarf]
Ayak direyerek
- MUTLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça muṭlaḳ
-
[sıfat]
Bakınız salt
- "Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum."
-
[felsefe]
Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan; saltık
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle
- "Hele hükümdar liyakatsizse böyle bir murakabeye mutlak ihtiyaç vardır."
-
[sıfat]
Bakınız salt
- BUTLAN
-
Kelime Kökeni: Arapça buṭlān
-
[isim, hukuk]
Batıl olma durumu
-
[hukuk]
Hukuki bir işlemin kurucu unsurlarında mevzuatta öngörülen şartlar sağlanmışken geçerlilik şartlarında yasada öngörülen zorunlu bir unsurun eksik olması durumu
-
[isim, hukuk]
Batıl olma durumu
- ATLAMA
-
-
[isim]
Atlamak işi
-
Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma
-
[spor]
Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı
- "Antrenmanlarda koşu, disk, atlama, cirit ve güreş çalışıyorlardı."
-
Sıradakinden bir sonrakine geçme
- "Baştan başladım, sonuna kadar satır atlamadan okudum."
-
[isim]
Atlamak işi
- POTLAÇ
-
Kelime Kökeni: Fransızca potlatch
-
[isim, din bilimi]
Kızılderililerin birbirlerine armağanlar verdikleri dinî bayram
- "Dede Korkut hikâyelerinde yer alan bu yağma geleneği, ‘yağma şöleni’ ve ‘potlaç törenleri’ ile ilişkilendirilebilir."
-
[isim, din bilimi]
Kızılderililerin birbirlerine armağanlar verdikleri dinî bayram
- SÜTLAÇ
-
-
[isim]
Süt, şeker ve pirinçten yapılan bir tatlı türü; sütlü
- "Eline sağlık, ağacığım, sütlaç enfesti."
-
[isim]
Süt, şeker ve pirinçten yapılan bir tatlı türü; sütlü