İçinde tla olan 6 harfli 11 kelime var. İçerisinde TLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tla olan kelimeler listesine ya da sonu tla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L T

3 Harfli Kelimeler

ALT, TAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, LA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PATLAK

  1. [sıfat] Patlayarak açılmış; yarık, yırtık
    • "Patlak davul."
  2. [isim] Patlamış yer
    • "Karşısındakini, kalpağından ta patlakları gözüken kunduralarına kadar bir süzdü." (Ömer Seyfettin)
GOTLAR

  1. [isim, tarih] Orta Çağ'da Orta Avrupa'da yaşayan bir ulus
JETLAG

  1. [isim] Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu
ÇATLAK

  1. [sıfat] Çatlamış olan
    • "Çatlak bardak."
  2. [mecaz] Bakınız deli
    • "Çatlaksam çatlağım. Çatlak olmasam bunca adama, gözün görmediğini göstermeye kalkar mıydım?" (Oktay Rifat)
  3. [isim] Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık; çatlaklık
    • "Bu testinin çatlağı hiçbir sızıntı göstermemişti." (Aka Gündüz)
  4. [isim, mecaz] Bakınız ara
    • "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar." (Halikarnas Balıkçısı)
  5. [isim, jeoloji] Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması; diyaklaz
    • "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu." (Tarık Buğra)
  6. [isim, tıp] Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık; yarık, fissür
OTLAMA

  1. [isim] Otlamak işi
İNATLA

  1. [zarf] Ayak direyerek
    • "Gene de her ikimiz de inatla sarıldık kendi aldatmacamıza." (Elif Şafak)
MUTLAK

Kelime Kökeni: Arapça muṭlaḳ

  1. [sıfat] Bakınız salt
    • "Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum." (Halide Edip Adıvar)
  2. [felsefe] Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan; saltık
  3. [zarf] Bakınız kesinlikle
    • "Hele hükümdar liyakatsizse böyle bir murakabeye mutlak ihtiyaç vardır." (Cemil Meriç)
BUTLAN

Kelime Kökeni: Arapça buṭlān

  1. [isim, hukuk] Batıl olma durumu
  2. [hukuk] Hukuki bir işlemin kurucu unsurlarında mevzuatta öngörülen şartlar sağlanmışken geçerlilik şartlarında yasada öngörülen zorunlu bir unsurun eksik olması durumu
ATLAMA

  1. [isim] Atlamak işi
  2. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma
  3. [spor] Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı
    • "Antrenmanlarda koşu, disk, atlama, cirit ve güreş çalışıyorlardı." (Nezih Başgelen)
  4. Sıradakinden bir sonrakine geçme
    • "Baştan başladım, sonuna kadar satır atlamadan okudum." (Ali Erkan Kavaklı)
POTLAÇ

Kelime Kökeni: Fransızca potlatch

  1. [isim, din bilimi] Kızılderililerin birbirlerine armağanlar verdikleri dinî bayram
    • "Dede Korkut hikâyelerinde yer alan bu yağma geleneği, ‘yağma şöleni’ ve ‘potlaç törenleri’ ile ilişkilendirilebilir." (Aysun Dursun)
SÜTLAÇ

  1. [isim] Süt, şeker ve pirinçten yapılan bir tatlı türü; sütlü
    • "Eline sağlık, ağacığım, sütlaç enfesti." (Yusuf Ziya Ortaç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü